|
sozedebiyattan
|
 |
« : Mayıs 22, 2010, 07:02:39 ÖS » |
|
Hepimizin bildiği şiirlerde çok güzel söz sanatları var. Bu şiirlerdeki söz sanatlarıyla öğrencilere bir kaynak oluşturabiliriz:
"Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor."
(Mehmet Akif Ersoy)
Mecâz-ı Mürsel: Bir sözü gerçek anlamının dışında benzetme amacı gütmeden kullanma sanatına mecâz-ı mürsel (ad aktarması) denir.
"Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor." dizesinde hilâl sözcüğü ile bayrak, güneş sözcüğü ile şehit olan askerlerimiz kasdedilmiştir. Dolayısıyla bu dizede mecâz-ı mürsel (ad aktarması) sanatı yapılmıştır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 14, 2010, 08:20:58 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #1 : Mayıs 22, 2010, 07:12:32 ÖS » |
|
Tecahül-i arif: Bilinen bir hakikati bilmiyormuş gibi söylemektir. Tecâhül-i ârif ne hiç bilmemektir ne de bildiğini saklamaktır. Bir anlamda bildiğini türlü sebeplerle saklamaktır imâlı yoldan anlatmaktır. Bu sanat yapılırken mübâlağa ve istifham sanatlarından faydalanılır.  Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı (Fuzûlî)
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #2 : Mayıs 22, 2010, 07:18:49 ÖS » |
|
Telmih ( Hatırlatma ) Herkesçe bilinen bir olayı hatırlatma sanatıdır. Gökyüzünde İsa ile Tur dağında Musa ile Elindeki asa ile Çağırayım Mevla’m seni
Yunus Emre
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
Yusuf
|
 |
« Yanıtla #3 : Mayıs 22, 2010, 07:21:17 ÖS » |
|
"Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz" Ağlamak ve gülmek arasında tezat sanatı var. (Çok klasik bir örnek ama seviyorum bu dizeyi)
|
|
|
|
|
Logged
|
"...memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler."
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #4 : Mayıs 22, 2010, 09:05:10 ÖS » |
|
"Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?"
(Mehmet Akif Ersoy)
Teşhis: İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan kişiliği verilmesine teşhis denir.
"Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl! Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?"
Yukarıdaki dizelerde hilâl sözcüğü ile bayrak kasdedilmiştir, dolayısıyla ad aktarması yapılmıştır.
Bayrağa çatık çehreli, öfkeli, kızgın bir insan özelliği verilmiş, bayrağın bir insan gibi gülmesi istenmiştir, dolayısıyla teşhis sanatı yapılmıştır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 14, 2010, 08:21:31 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #5 : Mayıs 22, 2010, 10:26:42 ÖS » |
|
Hocam bir de şu yönden bakarsak
Şair bayrağı kaşlarını çatmış bir insana benzetiyor; ancak “insan” (kendisine benzetilen) dizede açıkça geçmiyor. Sadece benzeyen öğesi kullanılmış. Bu, kapalı istiare örneğidir.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
Muhammed YILDIRIM
|
 |
« Yanıtla #6 : Mayıs 23, 2010, 08:49:01 ÖÖ » |
|
Kişileştirmenin olduğu her yerde kapalı istiare vardır.
|
|
|
|
|
Logged
|
İmza atmayı sevmem parmak bassam olur mu?
|
|
|
|
aytoldı
|
 |
« Yanıtla #7 : Mayıs 23, 2010, 10:50:53 ÖÖ » |
|
Kişileştirmenin olduğu her yerde kapalı istiare vardır.
Bu her zaman geçerli bir kural değildir. "Gökyüzü insan gibi ağlıyordu" cümlesinde kişileştirme vardır ama istiare yoktur.
|
|
|
|
|
Logged
|
Bu Ay Toldı aydı, söz asgı ulug Yirinçe tüşürse bedütür kulug
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #8 : Mayıs 23, 2010, 05:02:58 ÖS » |
|
"Benim adım dertli dolap Suyum akar yalap yalap Böyle emreylemiş Çalap Derdim vardır inilerim."
(Yunus Emre)
a) İntak: Canlı ya da cansız varlıkların, bir insan gibi konuşturulması sanatına intak denir.
Dolap bir insan gibi konuşturulduğu için de intak sanatı yapılmıştır.
b) Teşhis: İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan kişiliği verilmesine teşhis denir.
Dertli olmak, insana ait bir özelliktir, bu özellik insan dışındaki bir varlığa verildiği için teşhis sanatı yapılmıştır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 16, 2010, 08:56:18 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|
halil236
|
 |
« Yanıtla #9 : Mayıs 26, 2010, 06:21:35 ÖS » |
|
Bir cinas örneği de benden olsun:
Terziye kumaş geldi, düşünür ki ne kese Ölçtü, biçti baktı ki ne cep olur ne kese
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #10 : Haziran 07, 2010, 04:22:15 ÖS » |
|
"Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi."
(Mehmet Akif Ersoy)
a) Telmih: Söz arasında, herkesçe bilinen geçmişteki bir olayı, bir durumu hatırlatma sanatına telmih denir.
b) İstiâre: Benzeyen ile kendisine benzetilenden sadece biriyle yapılan benzetmeye istiâre denir.
Sadece benzetilenin yer aldığı benzetmeye açık istiâre, sadece benzeyenin yer aldığı benzetmeye de kapalı istiâre denir.
"Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi... Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi."
Bedir sözcüğü ile Bedir Savaşı hatırlatılmış, dolayısıyla telmih sanatı yapılmıştır.
Ayrıca, Bedir Savaşı'ndaki askerler de bir aslana benzetilmiş, benzeyen kullanılmamış, dolayısıyla açık istiâre sanatı yapılmıştır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 16, 2010, 08:57:28 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #11 : Haziran 14, 2010, 08:03:31 ÖS » |
|
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün.
(Cahit Sıtkı Tarancı)
Telmih: Söz arasında, herkesçe bilinen geçmişteki bir olayı, bir durumu, bir kişiyi hatırlatma sanatına telmih denir.
Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder. Dante gibi ortasındayız ömrün.
Dizelerde, İtalyan şair Dante hatırlatılmış, dolayısıyla telmih sanatı yapılmıştır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 16, 2010, 08:58:00 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #12 : Haziran 14, 2010, 08:18:55 ÖS » |
|
Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi, Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi,
(Aşık Veysel)
Tenâsüp: Aralarında anlamca bir ilgi bulunan en az iki sözcüğü bir arada kullanma sanatına tenâsüp denir.
Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi, Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi,
Yukarıdaki dizelerde koyun, kuzu, süt, et ile yemek ve ekmek anlamca birbiriyle ilgili sözcüklerdir, dolayısıyla tenâsüp sanatı yapılmıştır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #13 : Haziran 15, 2010, 06:44:39 ÖS » |
|
Her nefeste eyledik yüz bin günah Bir günaha etmedik hiçbir gün ah
(Süleyman Çelebi)
Cinas: Sesleri aynı, anlamları farklı sözcükleri bir arada kullanma sanatına cinas denir.
Her nefeste eyledik yüz bin günah Bir günaha etmedik hiçbir gün ah
Dizelerdeki günah sözcüğünün sesleri aynı, anlamları farklıdır, dolayısıyla cinas sanatı yapılmıştır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #14 : Haziran 16, 2010, 08:48:05 ÖS » |
|
Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda, Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda; Ateşten kızaran bir gül arar da, Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.
(Faruk Nafiz Çamlıbel)
a) Telmih: Söz arasında, herkesçe bilinen geçmişteki bir olayı, bir durumu, bir kişiyi hatırlatma sanatına telmih denir.
Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda, Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda; Ateşten kızaran bir gül arar da, Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.
İlk dizede Leyla ile Mecnun aşk hikayesi hatırlatılmış, dolayısıyla telmih sanatı yapılmıştır.
b) Hüsn-i Ta'lil: Herhangi bir durumu gerçek nedeni dışında, daha güzel ve bir başka hayalî nedene bağlama sanatına hüsn-i ta'lil denir.
Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda, Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda; Ateşten kızaran bir gül arar da, Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.
Üçüncü ve dördüncü dizelerde çoban çeşmesinin gezmesinin nedeni, gerçek sebebi dışında, kırmızı bir gül aramasına bağlanarak hüsn-i ta'lil sanatı yapılmıştır.
c) Teşhis: İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan kişiliği verilmesine teşhis denir.
Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda, Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda; Ateşten kızaran bir gül arar da, Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.
Çoban çeşmesi bir insan gibi düşünülerek insana ait olan gezmek, aramak eylemleri insan dışındaki bir varlığa - çoban çeşmesine - verilmiş, dolayısıyla teşhsis sanatı yapılmıştır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Haziran 16, 2010, 08:53:14 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|