EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Şubat 04, 2012, 12:49:44 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: Bildiğimiz Şiirler ve Söz Sanatları  (Okunma Sayısı 6260 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



Üyelik Bilgileri
« : Mayıs 22, 2010, 07:02:39 ÖS »

Hepimizin bildiği şiirlerde çok güzel söz sanatları var. Bu şiirlerdeki söz sanatlarıyla öğrencilere bir kaynak oluşturabiliriz:

"Vurulup tertemiz alnından, uzanmış yatıyor,
Bir hilâl uğruna, yâ Rap, ne güneşler batıyor!"


                                                              (Mehmet Akif Ersoy - Çanakkale Şehitlerine)

Mecâz-ı Mürsel:
Bir sözü gerçek anlamının dışında benzetme amacı gütmeden kullanma sanatına mecâz-ı mürsel (ad aktarması) denir.

"Bir hilâl uğruna ya Rab ne güneşler batıyor." dizesinde hilâl sözcüğü ile bayrak, güneş sözcüğü ile şehit olan askerlerimiz kasdedilmiştir. Dolayısıyla bu dizede mecâz-ı mürsel (ad aktarması) sanatı yapılmıştır.
« Son Düzenleme: Nisan 11, 2011, 04:05:22 ÖS Gönderen: sozedebiyattan » Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8523


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Mayıs 22, 2010, 07:12:32 ÖS »

Tecahül-i arif: Bilinen bir hakikati  bilmiyormuş gibi söylemektir. Tecâhül-i ârif ne hiç bilmemektir ne de bildiğini saklamaktır. Bir anlamda bildiğini türlü sebeplerle saklamaktır imâlı yoldan anlatmaktır. Bu sanat yapılırken mübâlağa ve istifham sanatlarından faydalanılır.  Gülümseme

Şeb-i hicrân yanar cânım döker kan çeşm-i giryânım
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı   (Fuzûlî)
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8523


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Mayıs 22, 2010, 07:18:49 ÖS »

Telmih ( Hatırlatma )
 
Herkesçe bilinen bir olayı hatırlatma sanatıdır.
 
Gökyüzünde İsa ile
Tur dağında Musa ile
Elindeki asa ile
Çağırayım Mevla’m seni

Yunus Emre

Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
Yusuf
Site Yöneticisi
Uzman Üye
*****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 288



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Mayıs 22, 2010, 07:21:17 ÖS »

"Ağlarım hatıra geldikçe gülüştüklerimiz"
Ağlamak ve gülmek arasında tezat sanatı var.
(Çok klasik bir örnek ama seviyorum bu dizeyi)
Logged

"...memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler."
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Mayıs 22, 2010, 09:05:10 ÖS »

"Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?"


                                          (Mehmet Akif Ersoy - İstiklâl Marşı)

Teşhis:
İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan kişiliği verilmesine teşhis denir.

"Çatma, kurban olayım, çehreni ey nazlı hilâl!
Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celâl?"

Yukarıdaki dizelerde hilâl sözcüğü ile bayrak kasdedilmiştir, dolayısıyla ad aktarması yapılmıştır.

Bayrağa çatık çehreli, öfkeli, kızgın bir insan özelliği verilmiş, bayrağın bir insan gibi gülmesi istenmiştir, dolayısıyla teşhis sanatı yapılmıştır.
« Son Düzenleme: Nisan 11, 2011, 04:06:06 ÖS Gönderen: sozedebiyattan » Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Online Online

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 8523


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Mayıs 22, 2010, 10:26:42 ÖS »

Hocam bir de şu yönden bakarsak

Şair bayrağı kaşlarını çatmış bir insana ben­zetiyor; ancak “insan” (kendisine benzetilen) di­zede açıkça geçmiyor. Sadece benzeyen öğesi kullanılmış. Bu, kapalı istiare örneğidir.

Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
Muhammed YILDIRIM
Uzman Üye
****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 365



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Mayıs 23, 2010, 08:49:01 ÖÖ »

Kişileştirmenin olduğu her yerde kapalı istiare vardır.
Logged

İmza atmayı sevmem parmak bassam olur mu?
aytoldı
Uzman Üye
****
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 406



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Mayıs 23, 2010, 10:50:53 ÖÖ »

Kişileştirmenin olduğu her yerde kapalı istiare vardır.

Bu her zaman geçerli bir kural değildir.

"Gökyüzü insan gibi ağlıyordu" cümlesinde kişileştirme vardır ama istiare yoktur.
Logged

Bu Ay Toldı aydı, söz asgı ulug
Yirinçe tüşürse bedütür kulug
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Mayıs 23, 2010, 05:02:58 ÖS »

"Benim adım dertli dolap
Suyum akar yalap yalap
Böyle emreylemiş Çalap
Derdim vardır inilerim."


                        (Yunus Emre)


a) İntak:
Canlı ya da cansız varlıkların, bir insan gibi konuşturulması sanatına intak denir.

Dolap bir insan gibi konuşturulduğu için de intak sanatı yapılmıştır.

b) Teşhis:
İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan kişiliği verilmesine teşhis denir.

Dertli olmak, insana ait bir özelliktir, bu özellik insan dışındaki bir varlığa verildiği için teşhis sanatı yapılmıştır.
« Son Düzenleme: Haziran 16, 2010, 08:56:18 ÖS Gönderen: sozedebiyattan » Logged
halil236
Sürekli Üye
***
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 219



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Mayıs 26, 2010, 06:21:35 ÖS »

Bir cinas örneği de benden olsun:

Terziye kumaş geldi, düşünür ki ne kese
Ölçtü, biçti baktı ki ne cep olur ne kese
Logged
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Haziran 07, 2010, 04:22:15 ÖS »

"Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi."


                                            (Mehmet Akif Ersoy - Çanakkale Şehitlerine)


a) Telmih:
Söz arasında, herkesçe bilinen geçmişteki bir olayı, bir durumu hatırlatma sanatına telmih denir.

b) İstiâre:
Benzeyen ile kendisine benzetilenden sadece biriyle yapılan benzetmeye istiâre denir.

Sadece benzetilenin yer aldığı benzetmeye açık istiâre, sadece benzeyenin yer aldığı benzetmeye de kapalı istiâre denir.

"Ne büyüksün ki kanın kurtarıyor tevhidi...
Bedr'in aslanları ancak bu kadar şanlı idi."


Bedir sözcüğü ile Bedir Savaşı hatırlatılmış, dolayısıyla telmih sanatı yapılmıştır.

Ayrıca, Bedir Savaşı'ndaki askerler de bir aslana benzetilmiş, benzeyen kullanılmamış, dolayısıyla açık istiâre sanatı yapılmıştır.
« Son Düzenleme: Nisan 11, 2011, 04:09:33 ÖS Gönderen: sozedebiyattan » Logged
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #11 : Haziran 14, 2010, 08:03:31 ÖS »

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.


                                      (Cahit Sıtkı Tarancı - Otuz Beş Yaş)

Telmih:
Söz arasında, herkesçe bilinen geçmişteki bir olayı, bir durumu, bir kişiyi hatırlatma sanatına telmih denir.

Yaş otuz beş! Yolun yarısı eder.
Dante gibi ortasındayız ömrün.

Dizelerde, İtalyan şair Dante hatırlatılmış, dolayısıyla telmih sanatı yapılmıştır.
« Son Düzenleme: Nisan 11, 2011, 04:10:34 ÖS Gönderen: sozedebiyattan » Logged
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #12 : Haziran 14, 2010, 08:18:55 ÖS »

Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi,
Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi,


                                          (Aşık Veysel)

Tenâsüp:
Aralarında anlamca bir ilgi bulunan en az iki sözcüğü bir arada kullanma sanatına tenâsüp denir.

Koyun verdi, kuzu verdi, süt verdi,
Yemek verdi, ekmek verdi, et verdi,

Yukarıdaki dizelerde koyun, kuzu, süt, et ile yemek ve ekmek anlamca birbiriyle ilgili sözcüklerdir, dolayısıyla tenâsüp sanatı yapılmıştır.
« Son Düzenleme: Nisan 11, 2011, 04:17:51 ÖS Gönderen: sozedebiyattan » Logged
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #13 : Haziran 15, 2010, 06:44:39 ÖS »

Her nefeste eyledik yüz bin günah
Bir günaha etmedik hiçbir gün ah


                             (Süleyman Çelebi)


Cinas:
Sesleri aynı, anlamları farklı sözcükleri bir arada kullanma sanatına cinas denir.

Her nefeste eyledik yüz bin günah
Bir günaha etmedik hiçbir gün ah

Dizelerdeki günah sözcüğünün sesleri aynı, anlamları farklıdır, dolayısıyla cinas sanatı yapılmıştır.
Logged
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1087



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Haziran 16, 2010, 08:48:05 ÖS »

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda;
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.


                                   (Faruk Nafiz Çamlıbel - Çoban Çeşmesi)

a) Telmih:
Söz arasında, herkesçe bilinen geçmişteki bir olayı, bir durumu, bir kişiyi hatırlatma sanatına telmih denir.

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda;
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.

İlk dizede Leyla ile Mecnun aşk hikayesi hatırlatılmış, dolayısıyla telmih sanatı yapılmıştır.

b) Hüsn-i Ta'lil:
Herhangi bir durumu gerçek nedeni dışında, daha güzel ve bir başka hayalî nedene bağlama sanatına hüsn-i ta'lil denir.

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda;
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.


Üçüncü ve dördüncü dizelerde çoban çeşmesinin gezmesinin nedeni, gerçek sebebi dışında, kırmızı bir gül aramasına bağlanarak hüsn-i ta'lil sanatı yapılmıştır.

c) Teşhis:
İnsan dışındaki canlı ve cansız varlıklara insan kişiliği verilmesine teşhis denir.

Leyla gelin oldu, Mecnun mezarda,
Bir susuz yolcu yok şimdi dağlarda;
Ateşten kızaran bir gül arar da,
Gezer bağdan bağa çoban çeşmesi.

Çoban çeşmesi bir insan gibi düşünülerek insana ait olan gezmek, aramak eylemleri insan dışındaki bir varlığa - çoban çeşmesine - verilmiş, dolayısıyla teşhsis sanatı yapılmıştır.

« Son Düzenleme: Nisan 11, 2011, 04:14:53 ÖS Gönderen: sozedebiyattan » Logged
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM