mecaz oldu hakikat, hakikat oldu mecaz
yıkıldı belki esasından eski malumat
Arkadaşlar bunun anlamı veya nedemek istediği bana lazım yardımcı olursanız sevinirim.
"Yalan oldu gerçek, gerçek de yalan. Doğru bildiğimiz nice eski bilgiler temelden devrilip gitti..."Zamanın değişmesi ile birlikte her şey değişti, gerçekler yalan oldu, yalanlar gerçek...
Aklıma Necati Cumalı'nın uçağın Türkiyeye ilk gelişini dönemin bakış açısı ile birlikte verdiği Uçak hikâyesi geldi. Cumalı uçağı hiç görmemiş insanlara nasıl anlatıyor bunu:
...
"Uçak!" dedim.
"Neymiş o?"
Böylesine büyük bir olayı neresinden başlayarak anlatacağımı bilemiyordum.
"Kuş gibi. Uçuyor... Çift kanatlı..."
Reşit Efendi ile arkadaşları gittikçe suratları asılarak yüzüme bakıyorlardı.
"Deyin ki, bir çeşit, uçan otomobil..."
"Uçan otomobil mi?
"Nasıl uçarmış?"
"Nasıl olurmuş öyle şey?"
"Önde bir pervanesi var. Arkada kuyruğu. Gövdesi kuş gibi. Göğsü geniş, kuyruğuna doğru daralıyor... Kuşun bacakları yerine, tekerlekleri var..."
Uçağın kanatlarını göstermek için kollarımı yana açarak böyle anlatıp duruyordum. Mırıltılar geliyordu kulağıma:
"Doğru mu söyler bu be, yoksa uydurur mu, kandırır mı bizi?
"İnanır mısın be, hiç olur muymuş böyle şey?"
...
Zamanla ne çok şey değişmiş...
