EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Şubat 09, 2012, 06:15:23 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
Gönderen Konu: 11. Sınıf Edebiyat sorusu  (Okunma Sayısı 24885 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
ser-mest
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 986



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #30 : Şubat 08, 2010, 03:54:29 ÖS »

Benim fikrim biraz radikal ama, bizim edebiyatımızda tanzimattan önce ne tiyatro vardır, ne biyografi ne de roman.Bunların hepsi batılı türlerdir ve bizim şiir ağırlıklı edebiyatımızla ilgileri yoktur.Zaten Ahmet Hamdi TANPINAR da 19. asır Türk Edebiyatı tarihinde bunu söyler.
Logged

"Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin"
 (Sezai Karakoç)
sozedebiyattan
Genel Yetkili
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1099



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #31 : Şubat 09, 2010, 09:30:33 ÖS »

Sayın sözedebiyattan hocam:Şair evlenmesi batılı anlamda ilk tiyatro eseridir.İlk tiyatro o değildir.Soruda hiçbir sorun yok.Divan edebiyatındaki karşılığını sormamış öyle olsaydı soru kökünde bunu belirtirdi.Cevap E'dir (meddah karagöz ortaoyunu unutulmamalı)diğerlerini de doğru vermişsiniz zaten.Mecalüs-ün Nefais'e de ilk tezkire demek de daha mantıklı.Bakınız 91 ÖYS'de benzer ibaresini kullanmış.Bunlar birbiriyle aynı değildir.Tezkire birçok şaiirin haytını anlatır.Biyografi bir şaiirin ya da yazarın hayatını anlatır.

Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat edebiyatıyla birlikte edebiyatımıza giren türlerden değildir?

A) Roman                B) Biyografi                     C) Eleştiri

           D) Makale                       E) Tiyatro

Sayın islamunal Hoca'm, soru kökünde tür, diye belirtilmiş. Meddah, karagöz, ortaoyunu, elbette bizim geleneksel tiyatromuzdur. Fakat meddah, karagöz ve ortaoyunu sözlü geleneğe dayanır. Yazınsal tür olarak baktığımızda bunun ilk örneği olarak Şinasi'nin Şair Evlenmesi'ni görürüz.

Soruya sizin bu mantığınızla yaklaştığımızda - yani Tanzimat'tan önce edebiyatımızda meddah, karagöz, ortaoyunu vardı, o zaman tiyatro edebiyatımıza Tanzimat'tan önce girmiştir, mantığıyla hareket ettiğimizde - romanı da Tanzimat öncesine götürmek mümkündür. Çünkü romanın yerini de Tanzimat'a kadar bir anlamda destanlar, efsaneler, mesneviler, halk hikâyeleri ve masallar tutuyordu.

İkinci olarak, biz ölüm temasını işleyen şiirlere İslamiyet öncesi edebiyatımızda nasıl sagu, Halk edebiyatında ağıt, Divan edebiyatında mersiye diyorsak biyografi türünün Divan edebiyatındaki karşılığına da tezkire diyoruz.

Saygılarımla...  Göz kırpan
« Son Düzenleme: Mayıs 14, 2010, 09:04:07 ÖS Gönderen: sozedebiyattan » Logged
Feyzullah Çelikbağ
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 1


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #32 : Mayıs 01, 2010, 10:47:07 ÖS »

eleştiri edebiyat eserlerinin olumlu olumsuz yanlarını ortaya koyan düz yazı türüdür.
hicviye ise kişi veya toplumun olumsuz yanlarını ele alan ŞİİR türüdür.
divan edebiyatında hicviye vardı; ama eleştiri yoktu.sadece tezkirelerdeki bazı değerlendirmeler eleştiri özelliği taşıyordu.Ama Batılı anlamda eleştiri Tanzimat döneminde Namık KEMAL ile başlamıştır.dolayısıyla cevap B  dir....
Logged
Sayfa: 1 2 [3]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM