|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #15 : Ekim 28, 2009, 02:21:19 ÖS » |
|
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat edebiyatıyla birlikte edebiyatımıza giren türlerden değildir?A)Roman B) Biyografi C)Eleştiri D) Makale E)Tİyatro Yukarıdaki soruda çok takıldım...cevabı B olarak geçiyor ama ben Divan edebiyatında Hİcviye var diye hatırlıyorum hicviye eleştiri demek değil mi?? Sorunun cevabını öğretmenlerimizden biri açıklayabilir mi acaba Sevgili HÜSN-İ DİLÂRA,Edebiyatımıza roman, eleştiri, makale ve tiyatro tanzimat döneminde girmiştir: Edebiyatımızda ilk roman: Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (Şemsettim Sami) Edebiyatımızda ilk eleştiri: Tahrib-i Harabat (Namık Kemal) Edebiyatımızda ilk makale: Tercüman-ı Ahval Mukaddimesi (Şinasi) Edebiyatımızda ilk tiyatro: Şair Evlenmesi (Şinasi) Edebiyatımızda ilk biyografi: Mecalisü'n Nefais (Ali Şir Nevai) Dolayısıyla Şemsettin Sami, Namık Kemal, Şinasi Tanzimat sanatçılarıdır. Ali Şir Nevai ise Divan edebiyyatı sanatçısıdır. Bu durumda cevap şıkkı "B" dir.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 28, 2009, 02:25:56 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|
ser-mest
|
 |
« Yanıtla #16 : Ekim 28, 2009, 03:00:54 ÖS » |
|
Mecalisünnefais biyaografi değil tezkiredir.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin" (Sezai Karakoç)
|
|
|
|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« Yanıtla #17 : Ekim 28, 2009, 03:02:42 ÖS » |
|
teşekkürler sozedebiyattan hocam
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #18 : Ekim 28, 2009, 03:07:10 ÖS » |
|
Mecalisünnefais biyaografi değil tezkiredir.
Sevgili Alufte Hoca'm,Tezkireler bugünkü biyografinin karşılığı değil midir?
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 28, 2009, 03:08:32 ÖS Gönderen: meryemozcan »
|
Logged
|
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #19 : Ekim 28, 2009, 03:11:38 ÖS » |
|
Soruyu hazırlayanlar saçmalamış yani Sevgili HÜSN-İ DİLÂRÂ, öyle hemen peşin hüküm verme. Soruyu hazırlayanların da bir bildiği olabileceğini düşün. 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ekim 28, 2009, 08:56:43 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #20 : Ekim 28, 2009, 03:13:25 ÖS » |
|
teşekkürler sozedebiyattan hocam
Rica ederim HÜSN-İ DİLÂRÂ. 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« Yanıtla #21 : Ekim 28, 2009, 03:15:28 ÖS » |
|
Sevgili HÜSN-İ DİLÂRÂ,Öyle hemen peşin hüküm verme. Soruyu hazırlayanların da bir bildiği olabileceğini düşün.  tamam hocam  zaten soruyu anladım ben teşekkürler tekrardan 
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
Yusuf
|
 |
« Yanıtla #22 : Kasım 18, 2009, 08:39:04 ÖS » |
|
Ben de bir soru sormak istiyorum, hazır hocalarımız buradayken.
Aşağıdakilerden hangisi bir edebi eser için söylenemez? A)Toplumsal sorunlara ayna tuttuğu B)Yazıldığı dönemin siyasi ve tarihi şartlarından etkilendiği C)Tarih ve sosyoloji gibi bilimlerde belge olarak kullanılabildiği D)Dönemin zihniyetini yansıttığı E)Kendinden önceki edebi geleneklerden etkilendiği
Sorunun cevabı A'dır. Ayna tutmak bir şeyi olduğu gibi, hiç değiştirmeden yansıtmaktır. Bir metin bir toplumsal sorunu olduğu gibi yansıtıyorsa, yani yazar onu alıp kendi beğeni süzgecinden geçirip, kendinden bir şeyler katmıyorsa o metin edebi bir eser olamaz. Örneğin tarih kitapları olayları olduğu gibi anlattığı için (olaylara ayna tuttuğu için) edebi bir metin değildir.
|
|
|
|
|
Logged
|
"...memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler."
|
|
|
|
Yusuf
|
 |
« Yanıtla #23 : Kasım 18, 2009, 09:06:55 ÖS » |
|
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat edebiyatıyla birlikte edebiyatımıza giren türlerden değildir?A)Roman B) Biyografi C)Eleştiri D) Makale E)Tİyatro Yukarıdaki soruda çok takıldım...cevabı B olarak geçiyor ama ben Divan edebiyatında Hİcviye var diye hatırlıyorum hicviye eleştiri demek değil mi?? Sorunun cevabını öğretmenlerimizden biri açıklayabilir mi acaba Soruyu hazırlayan kişi B olarak düşünmüş. Bu soruyu ben çözseydim ben de B derdim. Ancak sorunun yine de sağlam bir soru olmadığını hatta hatalı olduğunu düşünüyorum. Batılı anlamda tiyatro ve batılı anlamda biyografi ilk kez tanzimat döneminde edebiyatımıza girmiştir. Ancak biyografi de tiyatro da edebiyatmızda zaten vardı. Hacivat Kargöz, ortaoyunu, meddahlık, köy seyirlik oyunları ... bunlar tiyatro değil midir arkadaşlar? Neden bunlar yok sayılıyor? Burada şu soruyu sormak gerekiyor: Tanzimat sonrasında biyografi yazanlar tezkirelerdeki biyografi tekniklerini aynen kullanmışlar mıdır yoksa batılı anlamdaki biyografi tekniklerini mi kullanmışlardır? Bence batılı anlamda biyografi yazma tekniğini kullanmışlardır. Tanzimat sonrası kaleme alınan tiyatrolarda da batı tekniği kullanılmıştır. Öyleyse tiyatro da biyografi de edebiyatımızda daha önceden vardı; ancak Tanzimattan sonra batı tekniği ile yazılmaya başlandı. Demek ki biyografi ve tiyatro Tanzimat döneminde edebiyatımıza girmemiş, bu türler sadece Batı tekniği ile geliştirilmiştir.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Kasım 18, 2009, 09:10:42 ÖS Gönderen: Yusuf »
|
Logged
|
"...memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler."
|
|
|
|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« Yanıtla #24 : Kasım 19, 2009, 05:52:49 ÖS » |
|
cevap için teşekkürler hocam
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
Nur-i Didem
|
 |
« Yanıtla #25 : Kasım 20, 2009, 04:50:07 ÖS » |
|
Sorunun cevabı A'dır. Ayna tutmak bir şeyi olduğu gibi, hiç değiştirmeden yansıtmaktır. Bir metin bir toplumsal sorunu olduğu gibi yansıtıyorsa, yani yazar onu alıp kendi beğeni süzgecinden geçirip, kendinden bir şeyler katmıyorsa o metin edebi bir eser olamaz. Örneğin tarih kitapları olayları olduğu gibi anlattığı için (olaylara ayna tuttuğu için) edebi bir metin değildir.
Teşekkürler hocam..
|
|
|
|
|
Logged
|
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar, ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek. Elif Şafak
|
|
|
|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« Yanıtla #26 : Aralık 12, 2009, 11:22:53 ÖS » |
|
teşekkürler hocam ... Bu arada ben öğrenciyim ... 
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
sozedebiyattan
|
 |
« Yanıtla #27 : Ocak 10, 2010, 07:59:18 ÖS » |
|
Mecalisünnefais biyaografi değil tezkiredir.
Biyografi türüyle benzerlik gösteren eserlere Divan edebiyatında ne ad verilir?A) Tezkire B) Münşeat C) Hamse D) Velayetname E) Siyer (1991 ÖYS)Saygılarımla... 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 10, 2010, 08:03:49 ÖS Gönderen: sozedebiyattan »
|
Logged
|
|
|
|
|
ser-mest
|
 |
« Yanıtla #28 : Ocak 10, 2010, 08:14:14 ÖS » |
|
Biyografi türüyle benzerlik gösteren eserlere Divan edebiyatında ne ad verilir?
Şöyle de sorabilirdi: "Biyografi türünün divan edebiyatındaki adı nedir?
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Ocak 10, 2010, 08:16:21 ÖS Gönderen: Alufte »
|
Logged
|
"Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin" (Sezai Karakoç)
|
|
|
|
ünal
|
 |
« Yanıtla #29 : Şubat 08, 2010, 03:19:57 ÖÖ » |
|
Sayın sözedebiyattan hocam:Şair evlenmesi batılı anlamda ilk tiyatro eseridir.İlk tiyatro o değildir.Soruda hiçbir sorun yok.Divan edebiyatındaki karşılığını sormamış öyle olsaydı soru kökünde bunu belirtirdi.Cevap E'dir (meddah karagöz ortaoyunu unutulmamalı)diğerlerini de doğru vermişsiniz zaten.Mecalüs-ün Nefais'e de ilk tezkire demek de daha mantıklı.Bakınız 91 ÖYS'de benzer ibaresini kullanmış.Bunlar birbiriyle aynı değildir.Tezkire birçok şaiirin haytını anlatır.Biyografi bir şaiirin ya da yazarın hayatını anlatır.
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Şubat 08, 2010, 03:23:59 ÖÖ Gönderen: islamunal »
|
Logged
|
|
|
|
|