|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« : Ekim 26, 2009, 05:37:49 ÖS » |
|
Aşağıdakilerden hangisi Tanzimat edebiyatıyla birlikte edebiyatımıza giren türlerden değildir?A)Roman B) Biyografi C)Eleştiri D) Makale E)Tİyatro Yukarıdaki soruda çok takıldım...cevabı B olarak geçiyor ama ben Divan edebiyatında Hİcviye var diye hatırlıyorum hicviye eleştiri demek değil mi?? Sorunun cevabını öğretmenlerimizden biri açıklayabilir mi acaba
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
Nur-i Didem
|
 |
« Yanıtla #1 : Ekim 26, 2009, 05:44:36 ÖS » |
|
Cevabı ben versem olmaz mı Dilara?
|
|
|
|
|
Logged
|
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar, ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek. Elif Şafak
|
|
|
|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« Yanıtla #2 : Ekim 26, 2009, 05:45:18 ÖS » |
|
Cevabı ben versem olmaz mı Dilara?
olur 
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
Nur-i Didem
|
 |
« Yanıtla #3 : Ekim 26, 2009, 05:48:45 ÖS » |
|
Bence de cevap B.Çünkü senin de değin gibi hicviye(hiciv) eleştiridir.Biyografi ise yaşam öyküsüdür.Hatta bu türün Türk Edebiytı'nda ilk örneğini Ali Şir Nevai 16. yy da Meclisün-Nefâis adlı biyorafisiyle vermiştir..
|
|
|
|
|
Logged
|
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar, ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek. Elif Şafak
|
|
|
|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« Yanıtla #4 : Ekim 26, 2009, 05:51:23 ÖS » |
|
Bence de cevap B.Çünkü senin de değin gibi hicviye(hiciv) eleştiridir.Biyografi ise yaşam öyküsüdür.Hatta bu türün Türk Edebiytı'nda ilk örneğini Ali Şir Nevai 16. yy da Meclisün-Nefâis adlı biyorafisiyle vermiştir..
tamam biyografi yaşam öyküsü hiciv eleştiri ... eleştiri edebiyatımıza Tanzimat edebiyatıyla girmedi ki Dİvan edebiyatında da vardı hiciv olarak yani benim bu kısımda kafam karışıyor
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
Nur-i Didem
|
 |
« Yanıtla #5 : Ekim 26, 2009, 05:57:58 ÖS » |
|
Ama benim bildiğim kadarıyla hicviye taşlama gibi.Tanzimat Edebiyatı'ndaki eleştiri ise eski edebiyatı yıkmak için yazılan eleştirilerdir.Yani bu eleştirilerde eski-yeni mücadelesi vardır. Benim bildiklerim böyle.Tabi hocalarımız daha aydınlatıcı açıklamalar yaparlar.
|
|
|
|
|
Logged
|
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar, ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek. Elif Şafak
|
|
|
|
ser-mest
|
 |
« Yanıtla #6 : Ekim 26, 2009, 06:02:18 ÖS » |
|
Bence bu soru da kitabı hazırlayanların saçmaladığı yüzlerce sorudan biridir.Merak ediyorum bu ders kitaplarını hazırlayanların vicdanı rahat mı?Bu ülkede her yıl milyonlarca lira harcanıp bedava dağıtılan ve yurdun dört bucağında okutulan bu kitaplarda nasıl bu kadar hata bulunabilir ve yeni baskılarda bu hatalar düzeltilmez.Yazık çok yazık... Soruya gelince bu türlerin tamamı batılı türlerdir ve edebiyatımıza Tanzimat Döneminde girmiştir.Elbette geçmişte bu türlere benzerlik gösteren türler mevcuttur, ancak bunlar batılı benzerlerinden oldukça farklıdır. Romanın yerini tutan mesneviler, masallar halk hikayeleri ve söylenceler mevcuttur, biyografiye benzeyen tezkireler vardır, eleştiriye benzeyen hicviyeler, kasideler vardır, makaleye bezeyen münşeatlar vardır, tiyatronun yerini turan ortaoyunu, kargöz, köy seyirlik oyunu ve meddahlık geleneği vardır.Günlüklere benzeyen vakayinameler, ruznameler, sefaretnameler, gezi yazısına benzeyen seyahatnameler vardır.Ancak bunların hiçbirini batılı türlerle aynı tutamayız.Çünkü edebiyat geleneği farklıdır, bu türleri oluşturan edebi zevk ve kültürel ortam farklıdır.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin" (Sezai Karakoç)
|
|
|
|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« Yanıtla #7 : Ekim 26, 2009, 06:04:54 ÖS » |
|
teşekkürler hocam açıklama için ... Soruyu hazırlayanlar saçmalamış yani
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
ser-mest
|
 |
« Yanıtla #8 : Ekim 26, 2009, 06:07:51 ÖS » |
|
Rica ederim, diğer hocalarımın da yorumlarını bekliyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin" (Sezai Karakoç)
|
|
|
|
HÜSN-İ DİLÂRÂ
|
 |
« Yanıtla #9 : Ekim 26, 2009, 06:08:19 ÖS » |
|
Rica ederim, diğer hocalarımın da yorumlarını bekliyorum.
ben de bekliyorum 
|
|
|
|
|
Logged
|
"hayat boş geçti geri kalan korkulu her adımım dolu olsa işe yaramaz katında biliyorum bağışlanmamı diliyorum "
|
|
|
|
Yusuf
|
 |
« Yanıtla #10 : Ekim 26, 2009, 06:18:05 ÖS » |
|
Ona bakarsanız Tanzimat öncesinde tiyatro da vardı. Sorunun hatalı olduğunu düşünüyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
"...memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler."
|
|
|
|
LEO
|
 |
« Yanıtla #11 : Ekim 26, 2009, 06:20:18 ÖS » |
|
HOCAMA KATILIYORUM GELENEKSEL TÜRK TİYATROSUNU BİR KALEMDE SİLMEK OLUR BU
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Nur-i Didem
|
 |
« Yanıtla #12 : Ekim 26, 2009, 06:24:25 ÖS » |
|
Ben de bir soru sormak istiyorum, hazır hocalarımız buradayken.
Aşağıdakilerden hangisi bir edebi eser için söylenemez? A)Toplumsal sorunlara ayna tuttuğu B)Yazıldığı dönemin siyasi ve tarihi şartlarından etkilendiği C)Tarih ve sosyoloji gibi bilimlerde belge olarak kullanılabildiği D)Dönemin zihniyetini yansıttığı E)Kendinden önceki edebi geleneklerden etkilendiği
|
|
|
|
|
Logged
|
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar, ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek. Elif Şafak
|
|
|
|
ser-mest
|
 |
« Yanıtla #13 : Ekim 26, 2009, 06:32:25 ÖS » |
|
Elbette bu soruyu hazırlayan zihniyetin duymak istediği, bu acınası insanların sormaya çalıştığı şeyin cevabı "C " seçeneğidir. Ancak, edebi eserler yazıldığı dönemin sosyal hayatını, dilini, kültürünü yansıttığı için bir belge niteliğnde düşünülebilir.Diğer yandan sant metinleri kurmaca olduğu için dış dünyadaki gerçeklikle ilgileri yoktur.Bu yüzden çelişkili bir soru, en azından böyle sorulmamalıydı diye düşünüyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
"Tarif edilmez güllerin yankısı gözlerin" (Sezai Karakoç)
|
|
|
|
Nur-i Didem
|
 |
« Yanıtla #14 : Ekim 26, 2009, 06:40:31 ÖS » |
|
Teşekkürler hocam..
|
|
|
|
|
Logged
|
Uzaktan sevmek daha güzeldir bazen. Ne incitir, ne acıtır. Ne yaralar, ne kanatır. Gözlerinle görmediğin ama sesini duyduğun, varlığıyla huzur bulduğun bir denizin yakınında yürümek gibidir böyle sevmek. Elif Şafak
|
|
|
|