Çok Kıymetli meryemozcan Hoca'm,
Allah korusun...
Redifle ilgili bildiğimiz o kadar şeyi çöpe atın, demiyorum, sadece -----dur-
ak ve -----yat-
ak sözcüklerindeki uyak bilginizi çöpe atın, diyorum.

Paylaştığım bilgilerin doğruluğuna inanıyorum, sizi redif konusunda tövbeye davet ediyorum...

Hocam isterseniz sizin verdiğiniz kaynaktan, örneği birlikte değerlendirelim; yanlış bir şey söylüyorsam düzeltir misiniz?
Aşağıdaki dizelerin hangisinde zengin kafiye kullanılmıştır?A) Ağaçlar kökünden kopacak gibi
Bir türlü dinmiyor başlayan tipi
B) Çınla ey coşkun deniz, kayalıklarda çınla
Sar bütün kumsalları o dolaşık saçınla
c) Kardır yağan üstümüze geceden
Yağmurlu, karanlık bir düşünceden
D) Dağlar, omuz omuza yaslanan dağlar
Sular kararınca paslanan dağlar
E) Kervan yürür peşi sıra düşemem
Yıldız akar uçsam de yetişemem
(1991 ÖYS) A şıkkında
"i" sesi yarım kafiyedir:
----- gib
i----- tip
iB şıkkında
"çınla" sözcüğü
"saçınla" sözcüğünün içinde yer almış, tunç kafiyedir. Tunç kafiye de zengin kafiyenin bir çeşididir:
-----
çınla-----sa
çınlaC şıkkında
"ce" sesi tam kafiyedir, "-dan" eki rediftir:
----- ge
ce - den
----- düşün
ce - den
D şıkkında
"as" sesleri tam kafiyedir,
"-lan" ekleri isimden fiil yapım eki,
"-an" ekleri de
"sıfat-fiil" olduğu için görevi aynıdır, dolayısıyla
"-lanan yollar" rediftir:
----- y
as lan an dağlar
----- p
as lan an dağlar
E) şıkkında
"ş" sesi yarım kafiyedir,
"-e" sesleri "-e bilmek" fiili
"-ma" olumsuzluk eki ve
"-m" şahıs eki olduğu için "emem" rediftir:
----- dü
ş e me m
----- yeti
ş e me m
Sizin iddia ettiğiniz gibi D şıkkındaki isimden fiil yapımı eki
"-lan" eki ile filden isim yapım (sıfat-fiil) eki
"-an" uyaksa D şıkkı da zengin uyak olmaz mı? Dolayısıyla soruya sizin yaklaşımınızla baktığımızda
sorunun iki cevabı olmaz mı? 
Çok değerli arkadaşlar, her birinizin mesajlarını cidden sabırla okuyarak bu son mesaja ulaştım. sozedebiyattan arkadaşıma bu son mesajındaki verdiği bilgiler dolayısıyla katılmaktayım. doğru olanları yazmıştır. Eksikleri de vardır. Şöyle ki 4 sayfa içerisinde verilemeyen cevabın ne olduğu konusu eksiktir bana göre.
sozedebiyattan arkadaşın yapmış olduğu kafiye ve redif tanımları normal örnekler üzerinde doğrudur. Burada dikkat edilmesi gereken husus her şiir geleneği döneminde farklı uygulamalar olduğudur. Hatta İran, Arap ve Türk edebiyatları içerisinde bu konunun farklı olarak kabuller gördüğüdür. Bu konuda
Cem Dilçin'in
Örneklerle Türk Şiir Bilgisi kitabının dikkatle incelenmesi gereklidir.
Gelelim ayrışma noktasına. dur-
ak / yat-
ak örneklerinde görülen yapım ekleri tanım gereği rediftir. Başka izahı da mümkün değildir.
çınla / sa
çınla veya ge
ce / düşün
ce örneklerinde bulunan yapım eklerinin kafiye olarak kabul edilmesi ise diğer dizedeki benzer sesin yapım eki olmamasından kaynaklanmaktadır ve redif olması mümkün değildir. Bu olaya; dizelerden birinde bulunan kafiyeli sözcüğün kökünde bulunan ancak diğer dizedeki kafiyeli sözcüğün kökünde bulunmayan benzer sesin diğeriyle eşit olana kadar ilerletilmesi olayına
kök eşitlemesi veya
kök ilerletmesi denir ki bu durumda yapım eki olan seslerle, kökte mevcut sesin benzerliği kafiyeyi oluşturmaktadır. Ancak bu yolla yapım ekleri kafiye oluşturabilmektedir.
sozedebiyattan arkadaşımın izahında katılmadığım tek nokta teknik bir ifade olan
Tunç Kafiye kısmıdır. Soruda zaten zengin kafiye sorulmuş tunç kafiye istenmemiştir.
Cem Dilçin'in
Örneklerle Türk Şiir Bilgisi kitabının incelenmesinde görülecektir ki Tunç Kafiye diye bir kafiye türü mevcut değildir.
Tunç tekniği kullanılarak yapılmış kafiye örnekleri:Yarım Kafiye örneği:
Yolunca terbiye verdin ya âferin Hasan
ÂBıraksalar beni çoktan marizlemiştim y
a!...
(Mahalle Kahvesi, Mehmet Âkif Ersoy)Tam Kafiye örneği:
Neymiş sana heykel, ne demekmiş sana tür
be?
Arkanda kalan tertemiz ismin yetişir
be!...
(Talat'ın Tabutu Önünde, Mithat Cemal Kuntay)Zengin Kafiye örneği:
Kalbimse bu hengâmede kuşlar gibi ür
kek,
Kalbim heyecandan dedi: "Artık dönelim,
çek!"
(Deniz, Yahya Kemal Beyatlı)Bu örnek yanlış olmuş. Şu an fark ettim. Herhangi bir Zengin Kafiye örneği yeterlidir.