|
meryemozcan
|
 |
« : Şubat 25, 2009, 09:18:33 ÖÖ » |
|
Deyimlerin hikayesini araştırıyoruz.  Çizmeden Yukarı Çıkmak (Bilmediği işe, yetkisi dışındaki konuya karışmak anlamında bir deyim.) 19.yüzyılda, Fransız ressamlarından Delacroix Paris’te bir resim sergisi açmıştı. Sergiyi gezenlerden bir kişi, büyükçe bir şövalye tablosunun önünde uzun süre durarak, yakından uzaktan ciddi ciddi seyreder, beğenmediğini belirten bir biçimde de başını sallarmış. Bu durum ilgisini çeken ressam yanına gelerek sormuş. —Bu tablo ile çok ilgilendiğiniz belli oluyor. —Evet demiş adam. Şövalyenin çizmesindeki körük kıvrımlarında hatalar var. —Pekiyi nasıl anladınız, işiniz bu mu? —Ben kunduracıyım, çizme dikerim. deyince ressam hemen tuvalini ve boyalarını getirerek adamın söylediği biçimde çizmeyi düzeltmiş ve gerçekten daha iyi olduğunu görmekten memnun olarak adama teşekkür etmiş. Fakat adam yine tablonun başından ayrılmadan, bu kez de şövalyenin pantolonunda ve kemerinde de hatalar olduğunu belirtince bu çok bilmişliğe dayanamayan ressam, -Bak dostum demiş, sen kunduracısın, çizmeden yukarı çıkma!
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #1 : Şubat 25, 2009, 09:19:52 ÖÖ » |
|
Çam Devirmek , Pot Kırmak (Başkalarını kızdıracak, üzecek, gereksiz, münasebetsiz söz söyleme anlamında bir deyim.)
Zengin bir adamın, Göztepe Erenköy taraflarında, sekiz on dönüm bahçeli, büyük bir köşkü varmış.
Adam bu bahçenin bir köşesine bir bina daha yaptırmaya karar vermiş.
Eski binalar hep ahşap yapıldığı için, gereken keresteyi tomruk halinde getirtmiş ve inşaat yaptıracağı yere istif ettirmiş.
Bu tomrukların içinde çam, gürgen, meşe ve ceviz ağaçları da bulunuyormuş. Sayfiye mevsimi olmadığı için Nişantaşı’ndaki konağında oturan zengin adam bir sabah, köşküne gitmiş ve köşkün saf bekçisine emir vermiş:
-Bir hızarcı bul, bahçedeki ağaçların arasındaki çamları biçtir, tahta ve kalas yaptır demiş.
Saf uşak da efendisinin emri üzerine hızarcıları bulmuş. Çam tomrukları yerine, köşkün bahçesinde ne kadar kıymetli çam ağacı varsa kestirip devirmiş. Bu akılsız uşağın adı, çam deviren uşak kalmış.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
mehveş
Ziyaretçi
|
 |
« Yanıtla #2 : Mart 16, 2009, 04:27:59 ÖS » |
|
Meryozcan Hocam bu konuda İsender Pala'nın ''İKİ DİRHEM BİR ÇEKİRDEK''adlı kıtabı çok işimize yarıyor.Belki biliyorsunuzdur.Çok yarayışlı bir kıtap
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
LEF
|
 |
« Yanıtla #3 : Mart 16, 2009, 04:40:47 ÖS » |
|
"Lafla peynir gemisi yürümez!"
Rivayete göre bir zamanlar İsatnbul'da, Edirneli Aksi Yusuf adında bir peynir tüccarı var imiş. NMadrabaz ve cimri birisi olup Trakya'dan getirttiği peynirleri İstanbul'da satar, artanını da deniz yoluyla İzmir'e gönderirmiş. İzmir'de peynir fiyatları yükseldikçe elinde ne kadar mal varsa gemilere yükletir ama navlunu peşin vermek istemeyerek, kaptanları yalanlarıyla oyalar durur, "Hele peynirler sağ salim varsın, istediğin parayı fazlafazla veririm," diye vaatlerde bulunurmuş. Birkaç kez aldanan tüccar gemi kaptanlarından birisi, yine İzmir'e doğru yola çıkmak üzere iken diklenmiş: -Efendi tayfalarıma para ödeyeceğim. Geminin kalkması için masarifim var. Navlunu peşin ödemezsen Sarayburnu'nu bile dönmem. Aksi Yusuf her zmanki gibi, -Hele peynirler salimen varsın... demeye başlar başlamaz gemici. -Efendi, lafla peynir gemisi yürümez. Buna kömür lazım, yağ lazım. Aksi Yusuf parayı ödemiş. O gün akşama kadar şu bir tek cümleyi sayıklayıp durmuş. -Lafla peynir gemisi yürümez ha!
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 16, 2009, 04:44:47 ÖS Gönderen: meryozcan »
|
Logged
|
GÖZYAŞLARIMLA SULADIM MEZARINI LEFKER
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #4 : Mart 16, 2009, 04:42:19 ÖS » |
|
Bilmiyordum bir şekilde bulurum inşallah teşekkür ediyorum mehveş kardeşim. Devam edelim deyimlerimizin hikayesine . 
|
|
|
|
« Son Düzenleme: Mart 16, 2009, 04:44:03 ÖS Gönderen: meryozcan »
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #5 : Nisan 11, 2009, 03:16:36 ÖS » |
|
Baltayı bilemek
Bir ormanda iki kisi ağaç kesiyormus. Birinci adam sabahlari erkenden kalkiyor, agaç kesmeye basliyormus, bir agaç devrilirken hemen digerine geçiyormus. Gün boyu ne dinleniyor ne ögle yemegi için kendine vakit ayiriyormus. Aksamlari da arkadasindan bir kaç saat sonra agaç kesmeyi birakiyormus.
Ikinci adam ise arada bir dinleniyor ve hava kararmaya basladiginda eve dönüyormus. Bir hafta boyunca bu tempoda çalistiktan sonra ne kadar agaç kestiklerini saymaya baslamislar.
Sonuç: Ikinci adam çok daha fazla agaç kesmis. Birinci adam öfkelenmis: “Bu nasil olabilir? Ben daha çok çalistim. Senden daha erken ise basladim, senden daha geç bitirdim. Ama sen daha fazla agaç kestin. Bu isin sirri ne?”
İkinci adam yüzünde tebessümle yanıt vermiş: “
Ortada bir sır yok.. Sen durmaksızın çalışırken, ben arada bir dinlenip baltamı biliyordum. Keskin baltayla, daha az çabayla daha çok ağaç kesilir.
“Kendimizi geliştirmek, baltamızı bilemektir. Kendimize zaman ayırıp, yaşamımızı objektif bir bakışla gözden geçirmektir. Zayıf bulduğumuz alanlarımızı geliştirmek için çaba göstermektir. Bu, zihnimizin, ruhumuzun, karakterimizin güçlenmesi için olmazsa olmaz bir koşuldur. Delhi’deki ünlü tapınakta Sokrat’ın şu sözü yer alır: “İnsan Kendini Tanı.” Kendini tanımak, şu anda olduğumuz noktayla olmak istediğimiz nokta arasındaki yoldur. Kendini tanımak, kendimizi nasıl gördüğümüz ile başkalarının bizi nasıl gördüğü arasında fark olmaması anlamına gelir. Bireysel ve iş yaşamımızda başarılı, mutlu ve doyumlu olmak istiyorsak, baltamızı bilemek için kendimize zaman ayırmalıyız.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
göktuğ80
Yeni Üye
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 20
|
 |
« Yanıtla #6 : Eylül 14, 2009, 12:56:33 ÖÖ » |
|
vaktiyle ova köylüleri tarlalarını sulamak için ırmağın suyunu nöbetleşe kullanmak için anlaşmışlarırmak boyunda bulunan tarlalar açılan kanallar vasıtasıyla sıra ile sulanıyor herkes ziraatiyle meşgul oluyormuş köyün açık gözlerinden birisi daha fazla su alalabilmek içn tarlasından derin ama ince bir kanal kazıp ırmaktan su çalmayı aklına koymuş kanalı gizleme maksadıyla da üzerini çalı çırpı ve taşlarla örtüp araziye uydurmuş en üste de saman yığınları koymuş ki kimse şüphe etmesin.. bir müddet sonra suyun aalması üzerine köylüler durumu araştırmaya kalkışmış ne varki bu arayışları sonuçsuz kalmış daha ileriden suyun çok akıp aşağıda azalmasına bi anlam verememişler nihayet tarlaları tektek dolaşmışlar suyu çalan köylünün tarlasına geldiklerine havuzun daima su ile dolu olması dikkatlerini çekmiş üstelik havuzun üstünde saman kırıntıları yüzmekteymiş bu suya bu samanlar nerden geliyor diye araştırınca kanalı bulmuşlar bunun üzerine köyün ihtiyar heyeti toplanmış su çalan köylüyü falakaya yatırmışlar değneği vururken diyorlar mış ki ------Saman altından su yürütürsün ha! al bakalım hak ettiğin cezayı............ İskender PALA İki DİRHEM BİR ÇEKİRDEK
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş.
Aşk ile insan elbet güneşe benzer; ve aşksız gönül misâl–i taşa benzer.
Hayatı aşka bölünce hayat çoğalır; bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır.
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #7 : Eylül 14, 2009, 01:02:15 ÖÖ » |
|
Teşekkürler göktuğ. Cezası ağırmış demek ki saman altından su yürütmenin bu da bize ders olsun. 
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
göktuğ80
Yeni Üye
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 20
|
 |
« Yanıtla #8 : Eylül 14, 2009, 01:19:02 ÖÖ » |
|
evet ama hocam biz sadece kullanıp geçiyoruz inanın kaynağını bilmek daha hoş oluyor
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş.
Aşk ile insan elbet güneşe benzer; ve aşksız gönül misâl–i taşa benzer.
Hayatı aşka bölünce hayat çoğalır; bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır.
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #9 : Eylül 14, 2009, 01:20:17 ÖÖ » |
|
Aynı zamanda bunu öğrencilerimizle paylaşma imkanı da elde ediyoruz. Burada öğrenilen ve hatırlanan bilgiler kolay unutulmuyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
göktuğ80
Yeni Üye
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 20
|
 |
« Yanıtla #10 : Eylül 14, 2009, 01:23:12 ÖÖ » |
|
kesinlikle ben dönem ödevlerini genllikle böyle konularda veririm,bir de hocam çizmeden yukaru çıkmak deyimi demişsiniz tesadüf mü,yoksa ben olmayaım çizmeyi aşan
|
|
|
|
|
Logged
|
Aşk iğnesiyle dikilince bir dikiş, kıyamete kadar sökülmez imiş.
Aşk ile insan elbet güneşe benzer; ve aşksız gönül misâl–i taşa benzer.
Hayatı aşka bölünce hayat çoğalır; bütün hayatları toplasan geriye aşk kalır.
|
|
|
|