|
glsh142
|
 |
« Yanıtla #105 : Ağustos 05, 2010, 04:00:15 ÖS » |
|
Siz deyince hatırladım bu mevzu derste de geçmişti ama unutkanlık hat safhada bende unutuyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. 
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #106 : Ağustos 09, 2010, 02:50:30 ÖS » |
|
Siz deyince hatırladım bu mevzu derste de geçmişti ama unutkanlık hat safhada bende unutuyorum.
Oluyor çoğunluıkla. Benim bu örnek ilgimi çekmişti. O yüzden pek unutmam. Bir de o hocanın derslerini çok dikkatli dinlerdik.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
glsh142
|
 |
« Yanıtla #107 : Ağustos 09, 2010, 11:31:48 ÖS » |
|
Oluyor çoğunluıkla. Benim bu örnek ilgimi çekmişti. O yüzden pek unutmam. Bir de o hocanın derslerini çok dikkatli dinlerdik.
Siz çaydanlık örneğini verince yavaş yavaş hatırlamay başladım hocam sağ olun 
|
|
|
|
|
Logged
|
Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. "O olmazsa yaşayamam." demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. 
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #108 : Ağustos 10, 2010, 12:05:30 ÖS » |
|
Siz çaydanlık örneğini verince yavaş yavaş hatırlamay başladım hocam sağ olun  Tamam şeker. 
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
edebi
Yeni Üye
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 7
|
 |
« Yanıtla #109 : Eylül 07, 2010, 07:43:30 ÖS » |
|
sbs haz. test sorusunda çıkmıştı.soruda hangi şıkta yapım eki almış kelime vardır diyordu.doğru cevap da,okul kelimesinin olduğu şıktı.açıklamaya göre okul kelimesinin kökü olarak oku- fiili gösteriliyordu.fakat -l diye f.i.y.e yok.benim bildiğim okul kelimesi fransızca ecol kelimesine benzetilerek yapılmış yeni bir kelime.
öyle değil mi yoksa?
|
|
|
|
|
Logged
|
Bir namazlık saltanatın olacak, Taht misâli o musalla taşında...
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #110 : Eylül 07, 2010, 09:16:55 ÖS » |
|
Doğru söylüyorsun edebi kardeşim basit bir sözcüktür okul.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
Hamit Pala
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 8
|
 |
« Yanıtla #111 : Kasım 15, 2010, 08:18:32 ÖS » |
|
Terane sözcüğü günümüzde çoğunlukla mecaz anlamda kullanılıyor; tekrar edildiği için bıktıran ve etkisi kalmayan sözer için " Terane okuma!" denir. Sözcüğün asıl anlamıysa "Ezgi, müzik."
İran Edb. nazım şekillerinden biri olan rübainin kafiye örgüsü aaxa şeklinde olup Türk Edebiyatı nazım şekillerinden MANİ ile benzerlik gösterir. Hem tek dörtlükten oluşması hem de kafiye örgüsü sebebiyle. Ancak aaxa şeklindeki kafiye örgüsü her dizenin kendi arasında kafiyelenmesi sonucunda " aaaa" şekline bürünürse rübai " musarra rübai" veya " TERANE" adını alır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
Hamit Pala
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 8
|
 |
« Yanıtla #112 : Kasım 15, 2010, 08:29:58 ÖS » |
|
Baharat henüz açılım yaşamamış. Bir başka kelime de yeşil. Yeşermekle bir ilgisi var mı ? Yeş- diye bir kök var mı?
Tahminim -l eki isimden isim yapmış. Tereddüt ettiğim nokta ise -l yapım ekinin isimden isim yapan bir ek olmayışı. Şimdiden teşekkür ederim.
Meryem hocam bildiğime göre 'Yeşil'kelimesi 'yaş'tan geliyor.Çünkü 'Ağaç yaş iken eğilir'atasözündende anlayacağımız gibi yeşilken manasında.Kelime kökününü yaş- diye almak daha doğru olacaktır kanatimce.
Yeşil < yaş -(ı)l sözcüğün kökü yaş "taze" olmakla birlikte, "y / ş / l" seslerinin incelticilik özelliğinden dolayı a, e'ye; ı, i'ye dönerek incelmiştir.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
mehmedakif
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 20
|
 |
« Yanıtla #113 : Aralık 02, 2010, 09:15:40 ÖS » |
|
ARKADALAR BİR SORUM OLACAKTI:
"KENDİNİ BİR ŞEY SANIYOR." BU CÜMLEDEKİ "KENDİNİ" KELİMESİNİ EKİNE KÖKÜNE AYIRABİLİR MİSİNİZ?
|
|
|
|
|
Logged
|
SÖZ OLA KESE SAVAŞI SÖZ OLA KESTİRE BAŞI SÖZ OLA AĞULU AŞI YAĞ İLE BAL EDE BİR SÖZ
|
|
|
ilkerli
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 1
|
 |
« Yanıtla #114 : Aralık 13, 2010, 10:26:46 ÖS » |
|
benim sorum ısın- ve ısıt- fiilleriyle ilgili. -n ve -t eklerinin isimden fiil yapma durumu yok bildiğim kadarıyla. buradaki ısı sözcüğünde başka bir şey mi var. tahlilini yapabilir miyiz?
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
edebiyat ı ben
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 21
|
 |
« Yanıtla #115 : Aralık 19, 2010, 10:14:45 ÖS » |
|
Bütün yazıları keyifle okudum
Birkaç tane de ben katkıda bulunayım.
Turfanda: Bu kelime aslında Turfan şehrinden gelir, bu şehrin yetiştirdiği sebzeler ve meyveler çok ün saldığı için iyi ürünlere turfanda denmeye başlanmış... Yanlış eksik bilgi veriyorsam affedin.
"Sen görürsün anyayı Konya'yı" DİLİMİZDEKİ BU DEYİM çok yanlış söylenmekte aslı şöyledir: "Sen görürsün Hanya'yı Gonya'yı" arkadaşlar bu deyimin hikayesi oldukça uzun onun için yazamayacağım yorgun olmadığım bir an yazmaya çalışırım...
"Bir acı kahvenin kırk yıl hatırı vardır."
" ... bu adamın bir gün kahvehanesine bir yeniçeri gelip, – hey arkadaş! hep müşterilerine birer kahve yap, lakin şu kafire yapma! demiş. kafir dediği de bir köşede oturup nargile içen bir rum gemi kaptanı imiş. ama, hiç süphesiz ki o zaman gözü açık, birer kahve yapıp vermiş. en sonra da iki kahve yapıp : – kaptan, biz de seninle içelim; diye rum müşterinin yanına oturmus. yeniçeri, – heeyy! ben sana o kafire kahve yapma diye tembih etmedim mi? diyince kahveci de, – kaptana yaptığım kahve senden degil, ocaktandır ağa! cevabını vermiş.
aradan zaman geçmiş. sisam adasında büyük bir isyan baş göstermiş. kahveci de yeniçeri ocağında kayıtlı asker olduğu için adaya sevk edilmiş. askerin arasında suyu bulduğuna göre sisam'da asi olan rumlar, ele geçirdikleri türk esirleri bir meydanda müzayede ile satarlar, arttırıp alan da hemen boğazlayıp kesermiş. müzayede ile esir satmaktan kasıtları da, isyan hareketini beslemek için bir nevi yardım toplamakmış. gün gelmiş, yemiş iskelesi'nin kahvecisi de rumların eline esir düşmüş ve diğer esirlerle birlikte o meydanda satışa çıkarılmış. istekliler kaç kişi ise karşılarına dizilmişler, bekleşirler imiş... o sırada tepeden tırnağa silahlı bir rum gelmiş. bunları gözden geçirdikten sonra bir iskemleye oturmuş. müzayede de başlamış. ilk, bir paradan başlarlarmış. bir can da beş paraya, on paraya kadar çıkarmış. sıra kahveciye gelince iskemlede oturan o sılahlı adam yekden, – beş kuruş! diye bagırmış.
arttıran olmayınca da esiri alıp bir muhafız nezareti altında şehirden çıkarmış. zavallı kahveci, "beni beş kuruşa aldıgına göre kimbilir ne gibi iskencelerle öldürecek." diye düşünürken, ıssız bir yerde o silahlı rum : – korkma, demiş, sen beni tanımadın ama ben seni tanıdım. hani bir yeniçeri bana hakaret ettigi zaman sen onu dinlemeyip bana kahve ikram eden yemis iskelesi'ndeki kahveci degil misin?
kucaklasıp öpüşmüşler.
|
|
|
|
|
Logged
|
Rüyalarınızın gerçekleşmesini istiyorsanınız önce uykudan uyanın...
|
|
|
abdullahkarataş
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 31
|
 |
« Yanıtla #116 : Mayıs 08, 2011, 11:00:42 ÖÖ » |
|
Hafta: Farsça'da yedi sayısını belirten "haft" kelimesi yedi günlük zaman birimini anlatmamız için hafta'yı oluşturmuştur.
Sebze: Aynı örneğe yeşillikler için kullandığımız sebze kelimesinde de rastlarız. Farsça'da yeşil rengini belirten "sabz" kelimesi sebze'yi oluşturmuştur.
Pençe: Pençe kelimesi de aynı şekildedir. Farsça'da beş sayısını belirten "panc", dilimizde beş parmakla yapılan atılma,vurma,tokat vb. hareketleri belirtmek için pençe'yi oluşturmuştur.
Böbürlenmek: Farsça'da kaplan anlamına gelen "babr" kelimesi Türkçemize böbür şeklinde gelmiştir. Böbürlenmek sözcüğü de buradan hareketle kaplan gibi hırlamak, büyüklenmek anlamını yüklenmiş ve dilimizde yerini almıştır.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
yahabe
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 2
|
 |
« Yanıtla #117 : Eylül 08, 2011, 01:00:39 ÖÖ » |
|
Bekçinin kelime kökü berk sert manasında bunu geçen derste tartıştık .Bence çobanla bekçi arasında bağ yok gibi.
Güzel bir konu başlığı ama ilginin devamı gelmemiş! Bu sözcükle ilgili naçizane fikrim "geri, geride kalan ..." anlamlarını veren futboldaki "bek" (defans oyuncusu) ile aynı köke sahip olduğu. Sözcüğün, İngilizceden ödünçleme olarak geldiğini, kökünün "back" olduğunu ve ses değişimiyle "bek+" şeklinde kullanıldığını düşünüyorum. Üzerine İFYE olarak +lA getirilmiş. ( Full "dolu" > fullemek gibi.) Sözcüğün kökünü "sağlam" anlamındaki "berk"le nasıl ilişkilendirdiğinizi merak ettim.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #118 : Eylül 08, 2011, 11:04:36 ÖS » |
|
Güzel bir konu başlığı ama ilginin devamı gelmemiş!
Bu sözcükle ilgili naçizane fikrim "geri, geride kalan ..." anlamlarını veren futboldaki "bek" (defans oyuncusu) ile aynı köke sahip olduğu. Sözcüğün, İngilizceden ödünçleme olarak geldiğini, kökünün "back" olduğunu ve ses değişimiyle "bek+" şeklinde kullanıldığını düşünüyorum. Üzerine İFYE olarak +lA getirilmiş. ( Full "dolu" > fullemek gibi.)
Sözcüğün kökünü "sağlam" anlamındaki "berk"le nasıl ilişkilendirdiğinizi merak ettim.
Bek sözcüğü konusundaki fikirlerinize katılıyorum ama full de nerden çıktı. -la, -le ekiyle türetilen onca Türkçe sözcük varken.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
meryemozcan
|
 |
« Yanıtla #119 : Eylül 08, 2011, 11:28:41 ÖS » |
|
bek:
5. Nöbet, bekleme, gözetme. [ Derleme Sözlüğü c: 2 ]
Minnetler -Balıkesir Aliköy *Çaycuma -Zonguldak *Kilis, Musabeyli -Gaziantep
Araştırmalarım sonucu en mantıklı bu sonuca ulaştım. Kaynağı da belli. Köke isimden isim yapı ekleniyor bek-çi elde ediliyor. Nöbet bekleyen kişi anlamı çıkıyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
 Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
|
|
|
|