EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.
Aktivasyon mailiniz gelmediyse buraya tıklayın.
Temmuz 30, 2010, 08:10:12 ÖÖ


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
Gönderen Konu: fabl'in sonundaki "l" kalın mı ince mi?  (Okunma Sayısı 7558 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
kaçalin
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 16


Üyelik Bilgileri
« : Eylül 22, 2008, 09:08:03 ÖS »

ben bu güne kadar ince biliyordum.Sınıfta "fabllerde" deyince öğrencilerimden itiraz geldi, "fabllarda" olacak dediler. Siz ne dersiniz?
Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 7706


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : Eylül 22, 2008, 09:10:30 ÖS »

Türkçe okunuşuna göre muhtemelen -lar eki uygun olur diye düşünüyorum ben de  Gülümseme
Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
CananYE
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : Eylül 22, 2008, 09:10:42 ÖS »

Ben de ince olarak bilmiyordum hocam. Geçen gün bir MEB kitabında "fabllerinin" sözcüğü geçti ve aynı durum benim öğrencilerimde de görüldü.

Bununla ilgili nereden bilgi bulabiliriz?
« Son Düzenleme: Eylül 23, 2008, 11:30:55 ÖÖ Gönderen: Aybüke » Logged
CananYE
Ziyaretçi
« Yanıtla #3 : Eylül 22, 2008, 09:13:41 ÖS »


Fransızcasının "fable" olmasının bir etkisi olur mu acaba?
Logged
Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4773


Bay Meraklı


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #4 : Eylül 22, 2008, 09:49:50 ÖS »


Fransızcasının "fable" olmasının bir etkisi olur mu acaba?
Sanmam. Çünkü Fransuzcada en sonda bulunan e harfi zaten okunmaz. Ben de Meryem Hoca'ya katılıyorum.
Logged
kaçalin
Yeni Üye
*
Offline Offline

Mesaj Sayısı: 16


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Eylül 22, 2008, 09:53:18 ÖS »

fransızcaya göre karar vereceksek fransızcada "l" hep incedir diye biliyorum.
Logged
Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 4773


Bay Meraklı


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Eylül 22, 2008, 10:12:18 ÖS »

Ben de bunu bilmiyordum ama öğrenmiş oldum. Söyleyişte şimdiye kadar incesini hiç duymadığımı söylemeden de geçemeyeceğim.
Logged
meryemozcan
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 7706


Güzel olan sevgili değildir,sevgili olan güzeldir


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Eylül 23, 2008, 11:12:45 ÖÖ »

MEB'in kitaplarının çoğunda yazım yanlışları var. Geçenlerde Fuzuliye arkadaşımız bu konu ile paylaşımda bulunmuştu. Aynen alıntı yapıyorum. Aynı şekilde eklenen eklerde kalınlık sözkonusu.

 
FABL NEDİR?


Öykünce ya da fabl, sonunda ders verme amacı güden, genellikle manzum öykülerdir.
Fablların kahramanları genellikle havyanlardır. Ama bu hayvanlar insanlar gibi düşünür, konuşur ve tıpkı insanlar gibi davranır.
Dünyanın en ünlü fabl yazarları Ezop ve Jean de La Fontaine'dir. Ezop'un fablları İ.Ö. 300 yılında derlenerek yazıya geçirilmiştir. ABD'li James Thurber ve İngiliz George Orwell çağdaş fabl yazarlarıdır. Fablı ilk olarak yazanlar Hititlerdir. Hititler fablları taş tabletlere yazıp resimliyorlardı.


ÖZELLİKLERİ:


•   İnsanlar arasında cereyan eden olayları hayvanlar bitkiler ya da cansız varlıklar arasında geçiyormuş gibi göstererek bu yolla insanlara ahlak ve ibret dersi vermek örnek göstermek ya da bir düşünceye güç kazandırmak isteyen bir çeşit masaldır.
•   Teşhis ve intak sanatları üzerine kurulmuştur.
•   Dünya edebiyatında ilk ve önemli fabllar Hint yazarı Beydeba’ya aittir. Beydeba'nın fablları Kelile ve Dimne adlı bir eserde toplanmıştır.
•   Türkçedeki ilk örneği Harname'dir.
•   Fabllar manzum(şiir) veya nesir(düz yazı) biçiminde yazılabilirler.


Ezop (Yunanca: Aisopos), İ.Ö. VI. yy'da yaşadığı varsayılan eski Yunan masalcıdır. Kahramanları hayvanlar olan masallarıyla büyük ün kazanmış olan Ezop'un yaşamıyla ilgili bilgiler kesin değildir.
Bir söylentiye göre Trakya'da doğmuş, bir süre köle olarak Samos adasında yaşamış, azat edilince birçok yolculuk yapmış, Delphoi'ye yaptığı yolculuk sırasında bir cinayete kurban gitmiştir.Ancak Ezop'un bugünkü Emirdağ yakınlarında ki Amorium kentinde doğup büyüdüğü de dile getirilmektedir.

***Samos'ta yaşayan İadmon adlı bir yurttaşın kölesi olmuştur. Kölesinin bilgeliğinden etkilenen İadmon daha sonra onu özgürlüğüne kavuşturmuş, Ezop' da Atina'ya gitmiştir. Orada halkın savunuculuğunu yapmış, bu yüzden de düşünce özgürlüğüne her zaman karşı çıkmış diktatör Peisistratos'un öfkesini üstüne çekmiştir. Sonunda ölüm cezasına çarptırılarak bir uçurumdan atılmıştır. Atinalılar yıllar sonra kent alanlarından birine onun heykelini dikmişlerdir.

***Aristotales, Ezop'un yolsuzluktan yargılanan bir siyasetçiyi tilki ile kirpinin öyküsünü anlatarak nasıl savunduğunu şöyle anlatmıştır: Ezop mahkemede "bir tilkinin, başı pirelerle derde girmiş, bir kirpi de onu pirelerden kurtarsın mı diye sormuş, tilki, 'hayır, bu pireler doydu, artık fazla kan emiyorlar. Onları kovalarsan, yerlerine yeni, aç pireler gelir' demiş", dedikten sonra, jüriye dönerek, sözlerini şöyle bitirmiş: "Dolayısıyla saygıdeyer jüri üyeleri, müvekkilimi cezalandırırsanız onun yerine onun kadar zengin olmayan birileri gelir ve sizi daha da beter soyar.”


Jean de La Fontaine (okunuşu Lafonten) (d. 8 Temmuz 1621 Château-Thierry - ö. 13 Nisan 1695 Paris) Fransız şair ve yazar.
Yazdığı fabl eserleri ile tanınmıştır. Varlıklı bir ailenin çocuğuydu. Paris'te kolejde okudu. Hukuk tahsili yaptı. Papaz yetiştirilmek istenildi. Lise de kiliseden ayrıldı. Okul hayatında başarılı bir öğrenci olamadı. Gençliğinde baba mesleği olan orman ve su kanalları işleriyle uğraştı. Çeşitli memurluklarda bulunmuş, düzensiz bir hayat yaşamıştır.

***La Fontaine masallarındaki konular, şark klasiklerinden alınmadır. La Fontaine'den çok önceleri yazılmış Beydeba'nın Kelile ve Dimne eserindeki hikayelerin 18 tanesi[1], bu Fransız edebiyatçısı tarafından şiir şeklinde tekrarlanmıştır. Masalları çoğunlukla herkesin anlayabileceği bir şekilde yazılmıştır. La Fontaine'in canlı, hızlı, incelik ve nükte dolu bir anlatımı vardır. Kişilerini hemen daima hayvanlar arasından seçerse de bazan insanları, bilhassa köylüleri de olaylara karıştırır. Sık bahsettiği hayvanlar aslan, kurt, tilki, eşek ve horozdur.

La Fontaine, kötüyü göstererek iyinin ne olduğunu anlatmaya çalışmıştır. Ancak şiirlerini okuyan çocuklarda herhangi bir açıklama yapılmazsa tam ters etkinin hasıl olduğu da bir gerçektir.

***Masalları toplam olarak 238 adet olup, 12 kitapta toplanmıştır. 1668'de basılan ilk altı kitabında 124 masal vardır ve bunlar birinci cildi meydana getirir. İkinci cilt 1678'de basılan beş kitaptır. En son 1694'de bastırdığı üçüncü cilt ise tek kitaptan ibarettir.

Eserleri birçok dile tercüme edilmiştir. Ancak hiçbir tercüme orijinalindeki sadelik ve çekiciliği verememiştir.

***Türkçe'ye ise, Recaizade Mahmut Ekrem, Tevfik Fikret ve Orhan Veli Kanık tarafından çevrilmiştir.


Beydeba: Milattan Önce 1. yüzyılda yaşamış olan ünlü Hint yazarı. Mehmet Küşteri[1] adlı bir Türk yazarının Şeceret-ül-Beşer adlı eserinde belirttiğine göre Beydeba, M.S. 81'de doğmuştur; musikinin mucididir. Nasihat-El-Külliye adında bir eseri Arapça'ya çevrilmiştir.


***Fabl türünün en önemli eserlerinden biri olan Kelile ve Dimne’yi Depşelem isimli bir Hint Hükümdarı döneminde kaleme almış, eserini hükümdara sunmuştur. Eserde bulunan hikayelerde siyaset, erdem ve eğitim gibi birçok farklı konu işlenmiştir. Bu eser zalimliği ile tanınan Hükümdar Depşelem’e dolaylı bir nasihat niteliğindedir diyebiliriz. Eser, adını ilk bölümündeki hikayelerin kahramanı olan iki çakaldan almıştır; “doğruluğu ve dürüstlüğü” simgeleyen "Kelile" ile “yanlışlığı ve yalanı” simgeleyen "Dimne". Beydeba, hiç kuşkusuz, Hint edebiyatında eşsiz bir yere ve öneme sahiptir.

« Son Düzenleme: Eylül 23, 2008, 11:15:03 ÖÖ Gönderen: meryozcan » Logged


Allahım bizi bize bırakma , bizi bizsiz bırak ama bizi sensiz bırakma ...
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #8 : Eylül 23, 2008, 01:20:19 ÖS »

Ben fabller diyemem kimse kusura bakmasın.
Logged
lαякαsση
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1687



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Eylül 25, 2008, 12:33:39 ÖÖ »

Maalesef ince ekler getirilerek okunuyor ve yazılıyor.

Tabi bizim meşhur kuralımıza aykırı bir kelime.

''hal '' kelimesi gibi. ''haller'' ya da ''hayal''  , ''hayaller'' gibi...

TDK'ya mahsus selamlar Karizmatik

Saygılarımla...
Logged

Şem'i Gör kim Yanmadan Yandırmadı Pervâneyi..
CananYE
Ziyaretçi
« Yanıtla #10 : Eylül 25, 2008, 07:03:07 ÖÖ »

Maalesef ince ekler getirilerek okunuyor ve yazılıyor.

Tabi bizim meşhur kuralımıza aykırı bir kelime.

''hal '' kelimesi gibi. ''haller'' ya da ''hayal''  , ''hayaller'' gibi...

TDK'ya mahsus selamlar Karizmatik

Saygılarımla...


TDK'ye olmaz mı hocam?
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #11 : Eylül 25, 2008, 01:44:21 ÖS »

Ben TeDeKe' ye de diyemiyorum.  Ney
Logged
CananYE
Ziyaretçi
« Yanıtla #12 : Eylül 25, 2008, 01:54:13 ÖS »

Ben TeDeKe' ye de diyemiyorum.  Ney


Neden söyleyemiyorsunuz?
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #13 : Eylül 25, 2008, 02:07:23 ÖS »

Alışkanlık... Öyle yerleşmiş ki bu hali, diğeri komik kalıyor. Galat-ı meşhur mu desek? Ke şeklinde söyleyene de rastlamadım. TDK başkanı bile bu şekilde kullanıyordu.

Logged
erenor
Yeni Üye
*
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 43


Yeter ki gün eksilmesin penceremden


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #14 : Eylül 25, 2008, 03:47:08 ÖS »

Alışkanlıklarla bu iş yürümez arkadaşım.Türkçemizde 21 ünsüz var ve bu ünsüzlerin hepsi de "e" ile okunur; yani "ka", "ha"  diye okunmaz. Okunur diyorsan, ben de "se"yi de "sa" diye mi okursun diye sorarım. Kaldı ki TDK de hatasını anladı, o da artık " TDK'ye" diye yazıyor.
Logged
Sayfa: [1] 2
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

Hosting Hizmetleri
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC
Seo4Smf v0.2 © Webmaster's Talks


XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM