gayenazli
Yeni Üye
Offline
Cinsiyet: 
Mesaj Sayısı: 6
|
 |
« : Kasım 08, 2009, 05:11:50 ÖS » |
|
CUMHURİYET DÖNEMİ TÜRK EDEBİYATI • Eserlerde yalın ve anlaşılır bir dil kullanılmıştır. • Yazar ve şairlerin pek çoğu Anadolu’ya yönelmiş, halkın günlük yaşayışını, toplumsal sorunlarını, Anadolu’nun doğal güzelliklerini, halk bilimini eserlerinde işlemişlerdir. • Bu dönem şiirinde halk şiirinin biçim ve içerik özelliklerinden yararlanılmıştır. • Roman ve öykülerde Anadolu halkının sorunları, cumhuriyetle birlikte gelen değişiklikler çeşitli yönleriyle işlenmiştir. Ayrıca batılılaşma köy ve kasaba hayatı, Türk tarihiye insan psikolojisi ile ilgili konular da ele alınmıştır. • Konular gerçekçi bir anlayışla dile getirilmiştir. • Tiyatro alanında özgün eserlerin sayısı artmıştır. Bununla beraber çeviri ve uyarlama eserlerin sahnelenmesine de devam edilmiştir. • Tiyatroda daha çok sosyal, psikolojik, konular ve köy hayatına ağırlık verilmiştir. • Edebiyat tarihi eleştiri, derleme, gezi yazısı, anı, güldürü, taşlama gibi alanlarda önemli eserler verilmiş, gazetecikte önemli gelişmeler olmuştur. • Devam eden milli mücadele ruhu ve yeni bir devlet kurmanın özellikle Atatürk ve çağdaşlıkla ilgili konulara yer verilmiştir. • Memleketçilik, mistik akım, Yedi Meşaleciler gibi bazı yönelişler gruplar da ortaya çıkmıştır.
SEZGİCİLİK • Deneyciliği, akılcılığı ve göreceliği bir yana bırakarak hem zekânın bir eleştirisini hem de insan deneyinin başlangıcını sezgiyle kavramaya yönelik bir yöntemdir. • Psikolojik bir temele dayanan Bergson’cu sezgi gerçekçiliğin eklemlenmeleri ve farklılaşmaları üzerinde önemle durur ve sıçramalarla ilerler. Bu gerçekçilik öğelerin birbirine eklenmesinin bir sonucu olmayan ve geliştikçe bireylere bölünerek ortaya çıkan bir gerçektir.
VAROLUŞÇULUK • Benin varoluşu dünyanın ve başka benlerin varlığını silmez. Çünkü gerçek insan başarıları, yakınlıklarıyla ya da karşıtlıklarıyla birbirini etkileyen insandır.
|