HastalarAntibiyotik alırken doktorunuzun tavsiyelerine uyun.
Mümkün olduğu zamanlarda uygun aşı kampanyalarına katılarak enfeksiyon kapma riskini önleyin.
Örneğin hapşırdıktan veya öksürdükten sonra, diğer nesneler ve insanlarla temas etmeden önce, kendi ellerinizi ve çocuklarınızın ellerini düzenli olarak yıkayın.
“Artmış” veya reçetesiz alınmış antibiyotikler yerine her zaman tıbbi reçeteye tabi antibiyotikleri kullanın.
Artık ilaçları nasıl imha edeceğiniz hakkında eczacınızdan bilgi alın.
Doktor ve diğer sağlık personelleri (ör: eczacılar ve hemşireler)Kanıta dayalı kılavuzlara uygun olarak antibiyotikleri yalnızca gerekli görüldüğü takdirde reçete edin. Eğer mümkünse “geniş spektrumlu” yerine enfeksiyona uygun özgün antibiyotikleri reçete edin.
Hastalara soğuk algınlığı ve grip semptomlarını antibiyotik kullanmadan nasıl hafifletebileceklerini açıklayın.
Doktor tarafından reçete edilen antibiyotikleri kullanırken hastaların tedaviye uygun davranmaları gerektiğinin neden önemli olduğunu açıklayın.
Avrupa’da antibiyotik direnciAntibiyotik direnci Avrupa'da bir problem mi?Sürveyans verileri, antimikrobiyal direncin Avrupa'daki hastanelerde ve toplumda giderek büyüyen bir halk sağlığı sorunu olduğunu ortaya koymaktadır. Majör antibiyotiklere dirençli Escherichia coli hemen hemen Avrupa'daki tüm ülkelerde artış göstermeye başlamıştır. E. coli, idrar yolu enfeksiyonlarına ve daha ciddi enfeksiyonlara yol açan en yaygın bakterilerden biridir.
Halk sağlığına yönelik bu sorunu ele almak üzere 2001 yılında Avrupa Birliği Konseyi, ülkelerin akılcı antibiyotik kullanımının sağlanması amacına yönelik tedbirleri devreye sokmalarını bildiren bir tavsiye belgesi yayınlamıştır (insan ilaçlarındaki antimikrobiyal ajanların akılcı kullanımı hakkında 15 Kasım 2001 tarihli Konsey tavsiye kararı (2002/77/EC)). Birkaç yıl önce bazı ülkeler toplum bilincinin kazandırılması için kampanyalar içeren ulusal programlar başlattılar ve bunun sonucunda hem antibiyotik tüketiminde hem de antibiyotik direncinde azalma görüldüğünü tespit etiler.
Neden bazı ülkeler diğerlerinden daha fazla etkileniyor? Direnç oranlarının farklılık göstermesine birçok sebep yol açar. Antibiyotik kullanımı, birincil hastalıklar, hastane bakımının kalitesi, aşılama oranları ve sosyal faktörler bunlar arasında sayılabilir. Tek faktörden kaynaklı dirençli enfeksiyonların oranını tespit etmek her zaman mümkün olmayabilir. Avrupa Antimikrobiyal Direnç Bildirim Sistemi'nden elde edilen verilere göre (
http://www.rivm.nl/earss/) direnç oranları İskandinav ülkeleri ile Hollanda'da düşük, Güney Avrupa'da ise yüksek olmak üzere Kuzey-Güney doğrultusunda değişim göstermektedir. Antibiyotik direnç oranları yüksek olan ülkelerde daha fazla antibiyotik kullanılmakta iken düşük direnç oranlarına sahip ülkelerde genellikle daha az antibiyotik kullanılmaktadır.
Dünyanın diğer bölgelerinde direnç durumu nedir? Uygunsuz antibiyotik kullanımı dünya çapında bir sorundur. Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ), ülkelerin antibiyotik direncini izlemek ve etkin önlemler alınmasını sağlamaya yönelik sistemler oluşturmasına (örneğin, antibiyotiklerin yalnız reçete ile satın alınmasını sağlamak gibi) yardımcı olmak için global strateji dökümanları ve kılavuzlar yayınladı. Gelişmekte olan ülkelerde akılcı antibiyotik tedavisinden yoksun olan insanların hayatlarını kaybetmeleri nedeniyle antibiyotik direnci her kıtada endişe yaratmaya devam ediyor.
Antibiyotik direnci ve gıda üreten hayvanlarGıda üreten hayvanlarda hangi antibiyotikler kullanılmaktadır? Bunların insanlarda kullanılan antibiyotiklerle ilişkisi var mıdır?
Hayvanlarda görülen bakteriyel enfeksiyonların tedavisinde ve önlenmesinde kullanılan antibiyotikler, insanlarda kullanılan antibiyotikler ile aynı kimyasal grupta yer almaktadır. Bunlar arasında makrolitler, tetrasiklinler, kinolonlar, beta-laktamlar, aminoglikozitler sayılabilir. Bu nedenle hayvanlar, aynı zamanda insan enfeksiyonları için kullanılan antibiyotiklere karşı dirençli olan bakteriler taşıyabilirler.
Gıda üreten hayvanlarda antibiyotik kullanılmasının sorunun çözümüne katkısı var mıdır? Campylobacter veya Salmonella gibi gıda tüketimi ile ilişkili belli dirençli bakteriler, gıda yoluyla hayvanlardan insanlara bulaşabilmektedir. Hayvanlarla doğrudan temas yoluyla da insanlar dirençli bakteri taşıyabilirler. Ancak, insanlardaki antibiyotik direncinin majör sebebi, insan ilaçlarında antibiyotik kullanımı ile sınırlı kalmaktadır.
MRSA nedir?Staphylococcus aureus, sağlıklı insanların %20'si ile % 30'unda ciltte ve mukozada bulunan yaygın bir bakteridir. Vücuda girdiğinde bazen enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Tipik olarak cilt ve yara enfeksiyonlarına neden olmakla birlikte akciğer, cerrahi alan, dolaşım sistemi, kalp, kemik gibi invaziv enfeksiyonlara da neden olabilmektedir. Metisiline (veya bir penisilin türü olan oksasiline) dirençli olduğunda MRSA veya “Metisilin-Dirençli Staphylococcus aureus” olarak adlandırılır. Tipik olarak, hastanelerde görülen MRSA diğer birçok antibiyotiğe de dirençlidir.
MRSA'nın sebepleri nelerdir? MRSA, esas olarak insandan insana doğrudan temas yoluyla veya ekipman ya da tıbbi cihazlar yoluyla bulaşmaktadır. Antibiyotik kullanımı da MRSA taşıma riskinin yüksek olması ile ilişkilidir.
Hastanelerde ortaya çıkabilecek MRSA riskleri nelerdir? MRSA, hastanede bakım esnasında özellikle ameliyat, enjeksiyon, ventilasyon gibi invaziv işlemlerin uygulanması sırasında birçok kez kana veya vücuttaki diğer bir dokuya geçebilmektedir. Bunun sonucunda yerel cilt enfeksiyonları veya akciğer enfeksiyonu, dolaşım sistemi enfeksiyonları ve cerrahi alan enfeksiyonları gibi daha fazla hayati risk oluşturan enfeksiyonlara neden olabilmektedir. Hastaneler bu riski azaltmak için birtakım önleyici faaliyetler uygulamaktadır. Bunlar el yıkama veya alkol bazlı solüsyon ile dezenfeksiyon, ameliyat öncesi antisepsi, dirençli bakteri taşıma riski yüksek olan hastaların izlenmesi ve izole edilmesi ve akılcı antibiyotik kullanımı şeklindedir.
Toplumda ortaya çıkabilecek MRSA riskleri nelerdir?MRSA'nın deride oluşabilen kesiler yoluyla vücuda girmesi halinde toplumda da MRSA enfeksiyonları görülebilir. Çeşitli ülkelerde, örneğin Kuzey Amerika'daki spor takımlarında ve hapishanelerde toplum kaynaklı MRSA (TK-MRSA) enfeksiyonları tanımlanmış ve enfeksiyonun aile üyelerine bulaştığı belgelenmiştir. Yaygın karakteristik özelliği, insandan insana yakın temas şeklinde kendini gösterir. TK-MRSA enfeksiyonları daha çok cilt enfeksiyonları (çıbanlar) ve apse şeklinde görülür, fakat TK-MRSA'nın Panton-Valentine Leukocidin (PVL) gibi bir toksin üretmesi halinde kan dolaşımı enfeksiyonları gibi daha ciddi enfeksiyonlar da oluşabilmektedir.
MRSA riskine karşı kendimi ve ailemi nasıl koruyabilirim?Kendinizi ve ailenizi MRSA'ya karşı korumanın en önemli yolu basit hijyen kurallarına uymaktır. Yaraları, kesileri ve sıyrıkları temizleyin ve sarın, iyileşene kadar ellerinizi temiz tutun, tıraş bıçağı ve havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmaktan kaçının. MRSA enfeksiyonuna yakalanmanız halinde, kendinizi ve ailenizi korumak için hem hastane ortamında hem de evinize döndüğünüzde hangi hijyen kurallarına uymanız gerektiğini doktorunuza veya hemşirenize sorun.
Escherichia coli nedir? Escherichia coli veya E. coli, hepimizin sindirim sisteminde bulunan ve en yaygın rastlanan bakterilerden biridir. Enterobacteriaceae (Klebsiella, Enterobacter ile birlikte) olarak adlandırılan bakteri familyasındandır. E. coli genellikle zararsızdır; fakat bazen enfeksiyonlara, çoğunlukla da idrar yolu enfeksiyonlarına yol açabilmektedir. Son yıllarda, aynı anda çok sayıda antibiyotiğe karşı (rapor edilen florokinolonlar ve üçüncü kuşak sefalosporinler dahil) dirençli E. coli enfeksiyonlarında artış görülmeye başlanmıştır.
Dirençli Escherichia coli'nin sebepleri nelerdir? Örneğin bir önceki antibiyotik tedavisinin florokinolon ile yapılmasının dirençli E. coli ile ilişkili olduğu saptanmıştır. Dirençli E. coli sonradan insanlar arasında yayılabilmektedir.
Hastanelerde ortaya çıkabilecek dirençli Escherichia coli riskleri nelerdir? Hastane ortamındaki tehlikenin kaynağı, kendi bağırsağınızdaki E. coli'nin ameliyat veya enjeksiyon gibi invaziv işlemlerin uygulanması sırasında kana veya diğer bir dokuya geçme olasılığıdır. Bunun yanı sıra, doğrudan temas (eller) yoluyla başka bir insandan da bulaşabilmektedir. Bunun sonucunda ise idrar yolu enfeksiyonları, akciğer enfeksiyonları, dolaşım sistemi enfeksiyonları ve cerrahi alan enfeksiyonları gibi çok çeşitli enfeksiyonlara yol açabilmektedir. Hastaneler bu riski azaltmak için akılcı antibiyotik kullanımı, ameliyat öncesi antisepsi, idrar yolu enfeksiyonlarını önlemek için aseptik işlemler, el hijyeni ve dirençli bakteri taşıma riski yüksek olan hastaların izlenmesi gibi birtakım önleyici uygulamalarda bulunmaktadır.
Toplumda ortaya çıkabilecek dirençli Escherichia coli riskleri nelerdir? Toplumda ortaya çıkabilecek dirençli E. coli için başlıca risk faktörleri önceki antibiyotik tedavileridir. Dirençli E. coli ile gelişen idrar yolu enfeksiyonu halinde etkili bir tedavinin uygulanması gecikebilir ve bu yüzden böbrek veya dolaşım sistemi enfeksiyonları gibi ciddi komplikasyonlarla sonuçlanabilir.
(alıntı)
http://www.antibiyotikfarkindalik.org/Anasayfa/antbiyotikfarkindalik