|
Lâle
|
 |
« : Ekim 29, 2009, 12:31:32 ÖS » |
|
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
{Canan}
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 25
|
 |
« Yanıtla #1 : Ekim 29, 2009, 02:47:52 ÖS » |
|
Atatürk'ün Bursa Nutku'nun gerçekliği hakkında ne düşünüyorsunuz Lale Hocam? Gerçek olmadığı söyleniyor.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Lâle
|
 |
« Yanıtla #2 : Ekim 29, 2009, 06:28:47 ÖS » |
|
Hocam, "Gençliğe Hitabe"nin de Atatürk'e ait olmadığını söylüyor aynı güruh. Ülkemizde son yıllarda Atatürk hakkında, hayal ürünü,aslı astarı olmayan,insanların aklında "acaba" düşüncesi uyandırmaya yönelik isnatlar moda haline geldi.Bundan umdukları kazanç nedir, anlamak güç.Annesi Zübeyde Hanımefendiye varana kadar dil uzatan bir güruh var ortada.Utanç verici.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Edebiyat Öğretmeni
|
 |
« Yanıtla #3 : Ekim 29, 2009, 06:34:38 ÖS » |
|
Canan Hocam ben de sizin dediğinizi bir yerde okumuştum. Ancak bir arkadaşım Afet İnan'ın bu nutku Atatürk'ün söylediğini söyledi. Afet İnan kabul ettiyse doğrudur diye düşünüyorum.
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
{Canan}
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 25
|
 |
« Yanıtla #4 : Ekim 29, 2009, 06:57:33 ÖS » |
|
Hem Gençliğe Hitabe'de hem Bursa Nutku'nda Ata'm bugünleri görmüş gibi konuşmuş:
Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri, şahsî menfaatlerini, müstevlîlerin siyasi emelleriyle tevhid edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.
Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi vazifen, Türk istiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
{Canan}
Yeni Üye
Offline
Mesaj Sayısı: 25
|
 |
« Yanıtla #5 : Ekim 29, 2009, 06:58:23 ÖS » |
|
Bilgilendirmeler için teşekkür ediyorum Lale Hocam, Edebiyat Öğretmenim...
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Lâle
|
 |
« Yanıtla #6 : Kasım 09, 2009, 09:48:27 ÖS » |
|
Bursa’da Bir Konuşma 2 Şubat 1938 Bursa Belediyesi’nde, şehir adına şereflerine verilen ziyafette, Bursalıların duygularını dile getiren bir konuşmaya verdikleri cevap:
Kıymetli konuşmacı arkadaşımızın sözleri, benim üzerimde çok büyük duygusallık uyandırdı. Bunun derecesini anlatmak bence olanaksız.
Fakat, Bursa’yı ve Bursalıları seven ilk Türk ben değilim. Tarihte ve dünyada en büyük imparatorluk kurmuş olan Türkler de, öncelikle dikkat bakışlarını Bursa’ya, bu kıymetli şehre yöneltmişlerdir. Onun kıymetini anlamış ve anlatabilmişsem çok mutluyum.
Bursa, inkılâp hayatımızda birçok zor anlar geçirmiştir. Fakat Bursalılar kıymet, yetenek ve güçleriyle bu zor zamanları kolaylıkla atlatmıştır ve biz de kendilerine kavuşmak mutluluğuna sahip olduk. Bugün o mutluluğun safhalarından birine yetişmekle bahtiyar olduğumu bildirebilirim.
Açık Ses Gazetesi, Bursa, 5.2.1938 (alıntı)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|
Lâle
|
 |
« Yanıtla #7 : Kasım 09, 2009, 09:49:47 ÖS » |
|
Bursa’da Bir Konuşma 11 Mart 1938 Çelik Palas’ta şerefine verilen ziyafette söylenmiştir.
Geçen gün bana zırhlı savunma duvarlarından söz ediliyordu. Diyelim ki Maginot’dan... Benim inancım belki biraz ters düşecek ama, ısrar ederim ki bu duvarların yararına inanamıyorum. Çünkü savaşı insan yapar. Bundan dolayı insanın toprak üstünde bulunması gerekir. Köstebek gibi toprak altında, beton borularda veya zırhlı kulelerde oturtulacak bir kuvvet, önceden savaş dışı edilmiş bir kuvvet sayılmalıdır. Hareket yeteneğini kendi kendine yok etmiş olmakla bir savaşta yenilgiden başka ne kazanılabilir bilmem...
Son Balo, Nizamettin Nazif, s.24 (alıntı)
|
|
|
|
|
Logged
|
|
|
|
|