EdebiyatOgretmeni.Net Forum
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. Mayıs 23, 2012, 03:11:39 ÖS


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: ATATÜRK ve Şıh  (Okunma Sayısı 2567 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Günay
Ziyaretçi
« : Temmuz 30, 2008, 10:31:20 ÖS »

ATATÜRK ve Şıh
--------------------------------------------------------------------------------

Ata, yanındaki valinin kulağına eğilip sorar; Kimdir bu?
>Vali yanıt verir; Efendim kendisi Şıh'tır. Yörede çok hatırlısı vardır.
>Atatürk Şıh'ı yanına çağırır ve;
> "Bak baba, imanın ölçüsü sakalın boyunda değildir.Şunu rica etsem de en azından Peygamber efendimizinki gibi kısaltsan" der ve eliyle de boyun altı hizasını gösterir.
>Şıh; "Emrin olur Paşam" diyerek yerine çekilir.
>Aradan zaman geçer, bir akşam Atatürk Amasya'daki Şıh'ı hatırlar ve Valiyi telefonla arayıp durumu sorar.
>Vali nasıl söyleyeceğini bilememekle birlikte, Şıh'ın sakal boyunda en küçük bir kısalma bile olmadığını aksine kimselere el sürdürmediğini anlatır.
>Atatürk telefonu kapatır, kağıdı kalemi eline alır ve az sonra nazırını çağırıp, yazdığı yazıyı Amasya Valiliği'ne tebliğ etmesini ister.
>Ertesi gün Amasya'dan bir haber gelir ki Şıh Efendi Ata'yı görmek üzere Ankara'ya yola çıkmış...
>Şıh gelir Ata'nın karşısına çıkar. Sakal tamamen kesilmiş, sinekkaydı bir tıraş olunmuş, saçlar kısaltılmış, kılık kıyafet baştan sona değiştirilmiş,
>bambaşka görünüme bürünülmüştür.
>Atatürk'ün mesai arkadaşları bu değişimi anlayamaz ve Ata'ya sorarlar;
>"Aman Paşam, o Şıh ki sakalına el dahi sürdürmezdi, siz ne ettiniz de kökünden kesmesini sağladınız? "
>Ata gülümser, sonra da yanındakilere dönüp; "Dün akşam Amasya Valiliği'ne bir yazı gönderdim ve Şıh'ı Afyon'a vali atadığımı bildirdim" der.
>Ardından da yeni bir yazı hazırlayıp nazırına bu yazıyı da Şıh'a vermesini söyler.
>Yazıda söyle yazmaktadır; "İnancın ölçüsünün sakalda olmadığını anladığına sevindim. Valilik meselene gelince, bugün koltuk uğruna kırk yıllık sakalından vazgeçebilen yarın başka şeyler için milletinden bile vazgeçebilir. Seni böyle bir ikileme mahkum bırakmayalım. Kal sağlıcakla...
>Bugünün Türkiye'sini aslında o zaman anlatmış olan Ata'mızın kemiklerini sızlatmamak dileğiyle...
Logged
fuzuliye
Ziyaretçi
« Yanıtla #1 : Ağustos 02, 2008, 11:50:47 ÖS »

 Göz kırpan
Logged
Edebiyat Öğretmeni
Site Yöneticisi
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bayan
Mesaj Sayısı: 6194


Calİmero


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Ağustos 03, 2008, 12:47:47 ÖS »

Güzel paylaşım için teşekkür ederim.
Logged
Kürşad
VIP Üye
*****
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 1349



Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #3 : Ağustos 03, 2008, 01:31:55 ÖS »

>Bugünün Türkiye'sini aslında o zaman anlatmış olan Ata'mızın kemiklerini sızlatmamak dileğiyle...

bu yazıyı meclis kürsüsünden okutmak lazım bilmem ki kırk yıllık sakalından vazgeçenler anlar mı?

teşekkürler hocam
Logged

<a href="http://www.fileden.com/files/2008/9/9/2089451/tanrim.swf" target="_blank">http://www.fileden.com/files/2008/9/9/2089451/tanrim.swf</a>
meryozcan
Ziyaretçi
« Yanıtla #4 : Ağustos 05, 2008, 07:11:16 ÖS »

Aklıma İskilipli Atıf Hoca geldi....
Ruhu şad olsun...

Dini imanı için hakka yürüyen bir başka inanan....dünyevi nimetler için değerlerinden taviz vermeyen inancı için canını veren bir insan...
« Son Düzenleme: Ağustos 05, 2008, 07:17:51 ÖS Gönderen: meryozcan » Logged
mehmetdemircan
Üye
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 91


Emekli matematik öğretmeni


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Ağustos 13, 2008, 12:21:21 ÖS »

   Emeğine  sağlık.Ne  yazık  ki doğuda  hala  şıhlar  devam  ediyor.
Logged

Sen sen  ol,  başkası  olma.
meryozcan
Ziyaretçi
« Yanıtla #6 : Ağustos 13, 2008, 01:31:23 ÖS »

Doğudaki veya batıdaki şıhları ve niteliklerini bilmiyoruz. Biz inananlar onlara şıh diyoruz. Öyle Allah dostları veliler var ki bu terimi kendilerine yakıştırmaya haya ediyorlar. Genelleme yapmak her şıh denilen insanları kötülemek yanlıştır diye düşünüyorum.

 

O erler ki, gönül fezasındalar,
Toprakta sürünme ezasındalar.
Yıldızları tesbih tesbih çeker de,
Namazda arka saf hizasındalar.

İçine nefs sızan ibadetlerin,
Bir biri ardınca kazasındalar.

Günü her dem dolup her dem başlayan,
Ezel senedinin imzasındalar.

Bir ân yabancıya kaysa gözleri,
Bir ömür gözyaşı cezasındalar.

Her rengi silici aşk ötesi renk;
O rengin kavuran beyzasındalar.

Ne cennet tasası ve ne cehennem;
Sadece Allah'ın rızasındalar.


Necip Fazıl

Bırakın makam mevki şöhreti cennetin kaygısını taşımadıkları gibi sadece Yaratıcılarının kendilerinden hoşnut olması ile yetinmektedirler. Bu erler vardır...
Logged
mehmetdemircan
Üye
**
Offline Offline

Cinsiyet: Bay
Mesaj Sayısı: 91


Emekli matematik öğretmeni


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Ağustos 22, 2008, 05:52:03 ÖS »

 Bizim  Karadenizde  şih  mıh  yok.Ama  doğuda  yıllardır  çalıştım.Öyle  şıhlar  gördüm  ki;Yaşlı  birisi  şıhın  evine  giderken  hediyelerle  gidecek  ve  Şıhın  küçük  çocuğunun  bile  elini  öperek  şıha  ulaşacak.Var mı  bizim  dinimizde  böyle  birşey.Herkesin  müslümanlığı  kendine.Kimse  kimseye ben  senden  daha  fazla  müslümanım  diyemez.onu  Allah  bilir.
Logged

Sen sen  ol,  başkası  olma.
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.16 | SMF © 2006, Simple Machines

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Dilber MC Theme by HarzeM