Edebiyat Öğretmeni.net Forum Arşivi
Mayıs 23, 2012, 04:15:10 ÖÖ *
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
Duyurular: Değerli üyelerimiz aşağıdaki bağlantıya tıklayarak lütfen e-posta grubumuza üye olun, sitemizdeki en son gelişmelerden, haberdar olun.
http://www.edebiyatogretmeni.net/e-mail_grubu.htm
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]
  Yazdır  
Gönderen Konu: Sevgili edebiyat öğretmenlerime....  (Okunma Sayısı 2440 defa)
gökyüzü
Jr. Member
**
Mesaj Sayısı: 84


Üyelik Bilgileri
« : Şubat 11, 2007, 12:40:37 ÖÖ »

Sevgili edebiyat öğretmenlerime...
Çalıştığım okulda zümre içi çeşitli sıkıntıları yaşamakta, kimi zaman bu sıkıntıları atlatmakta zorluklarla karşılaşmaktayım.Bilindiği gibi, okulların en kalabalık zümreleri bizlerden oluşuyor.Kalabalık zümrelerde kimi sıkıntıların olmasının da bilinciyle bulunduğunuz okullarda  karşılaştığınız zümre içi sıkıntıları ve çözüm önerilerini gelin paylaşalım. Akıl akıldan üstündür. Kim bilir; bazılarımızın yarasına merhem olursak bu hepimizi sevindirir.Ne dersiniz dostlarım?.............Sevgiyle...... 
 
« Son Düzenleme: Şubat 20, 2007, 09:42:11 ÖS Gönderen: gökyüzü » Logged

Dileğim; edebiyat okyanusunda rotasını kaybetmemeye  çalışan bir yelkenli olabilmektir.
İrfan Karakuş
Hero Member
*****
Mesaj Sayısı: 905

edebiyat bahçesinde hep yeni kalın aşkla kalın....


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #1 : Şubat 13, 2007, 03:05:48 ÖS »

Bence çok güzel bir fikir...Tabi önce karşılaştığımız sıkıntıları yazarsak birileri öneri de bulunacaktır.. sevgiler...
Logged

Şehid-i aşkın oldum lalezar-ı dağdır sinem
Çerağ-ı türbetim şem-i mezarm varsa sendendir
gökyüzü
Jr. Member
**
Mesaj Sayısı: 84


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #2 : Şubat 13, 2007, 04:57:09 ÖS »

Tamam o zaman ben bazılarını  yazayım.
Örneğin 1. dönem  bize -her zamanki gibi- bir şiir dinletisi yapılması emredildi. Biz de bu emre binayen görevlendirilen arkadaşlar olarak harekete geçtik. Gel gelelim bundan sonrası hiç de istenildiği gibi yürümedi. Özverili bir-iki arkadaş  mahçup olma duygusuyla işe sarıldı ve ortaya aslında bizleri hiç memnun etmeyen ancak; başkalarının  aksaklıkları ve olumsuzlukları pek de farketmediği bir program çıktı. Şahsen ben arkadaşlarımla elele vererek bir şey yapma ve başarma isteğimi kaybettim.Bir diğer sorun da birilerinin hep diğerlerinden daha iyi bir öğretmen olduklarını sergileyen davranışlar içerisinde olmaları.Öğreten adam pozisyonları. Tabi bu sonucu doğuran en önemli neden de kişilerin üslupları. Valla ne diyim arkadaşlar. Bizler okulların hamallarıyız. Hiç istemediğimiz halde yıl içerisinde ,başka hiç bir branş öğretmeninin  bilmediği duymadığı  nice görevi bize reva görüyorlar ve ardından bir tepki verirseniz de klasik cevaplarını veriyorlar: O zaman edebiyat öğretmeni olmasaydınız......
Ben edebiyat öğretmeni olarak diğer branş öğretmenlerine bazen öyle gıptayla bakıyorum ki........
Bu kadar sorun varken bir de zümre içi dayanışmanın olmaması kadar kötü bir şey olabilir mi ki?............
Buyrun dostlar,  siz bu durumları aşabilip okulunuzda mutlu öğretmen profili sergileyebiliyor  musunuz......... Görüşlerinizi bekliyorum...........
« Son Düzenleme: Şubat 15, 2007, 06:58:39 ÖS Gönderen: gökyüzü » Logged

Dileğim; edebiyat okyanusunda rotasını kaybetmemeye  çalışan bir yelkenli olabilmektir.
rezdarxelili
Moderator
Newbie
*****
Mesaj Sayısı: 39



Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : Şubat 13, 2007, 10:35:54 ÖS »

Kimse alınmasın çok değerli meslektaşlarım ama biz edebiyatçılar biraz asosyal bir yapıya sahibiz diye düşünüyorum.
Bu problem daha üniversitede bile dikkatimi çekti. Tüm bölümlerde müthiş bir hayata bağlılık, kaynaşma varken, biz edebiyatçılar arasında ise aksi bir durum, melankoli... Bu sadece bizim üniversitede olduğuna da inanmıyorum çünkü o esnada başka üniversitelerde okuyan arkadaşlarımda da günlük haytlarında da bu durumu malesef sezdim.

Göreve başladığım 2001 senesinden itibaren de, bu durumun çalıştığım altı farklı okulda da malesef aynı olduğunu da gördüm. Nihayetinde bu kanıya vardım.

Mutlaka bu özelliklerin yüzde yüz aksi kişilik yapısına sahip değerli arkadaşlarımız da vardır. Ama malesef çoğunluk değil.

Buna ek olarak sorumluluk ve yükümlülüklerimiz de yoğun olunca zümreler arasında  kopuklularımızın artmasına neden oluyor.

Üzülerek belirtmeliyim ki bu iletişim kopukluklarının düzeltilmesinin de çok zor olduğuna inanıyorum.

Saygılarımla...
Logged
aysberg
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 33


İnsanın özündeki sevgiyle buzdağlarını eritelim...


Üyelik Bilgileri WWW
« Yanıtla #4 : Şubat 13, 2007, 11:29:34 ÖS »

benide arnıza kattığınız için teşşekkür ederim....
Logged
burcuhoca
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 40


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #5 : Şubat 13, 2007, 11:56:23 ÖS »

Sevgili Rezdarxelili ,bence bu asosyallik değil.Ne o zaman?Edebiyatçı milleti birbirini biraz kıskanır.Biraz düşün,hak vereceksin.Saygılar.
Logged
ahmer
Moderator
Full Member
*****
Mesaj Sayısı: 150


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #6 : Şubat 19, 2007, 11:12:26 ÖS »

benim anlamadığım da bu kıskançlık meselesi. üniversitede diğer bölümler tam bir kaynaşma içindeyken biz hiç bir bütünün parçası olamadık. hep kopuktuk. mezun olurken bile bir araya gelemedik, gerisini siz düşünün artık. meslek hayatımda kıskançlıkla hiç karşılaşmadım. ama pek çok arkadaş işin ehli(!) olduğu için her yükün altına beni ve ben gibileri sürdüler. "Hocam siz bu işleri biliyorsunuz, altından kalkarsınız, bilmeseniz de bilin artık canım, yaparken öğrenirsiniz..." en kalabalık zümre bizimdir evet, sosyal etkinliklerde en az 5 öğretmen görevlendirilir. gel gelelim etkinliği hazırlama aşamasında ortada iki kişi kalakalır. bana diyorlar ki her yükün altına girme, hiçbir şey bilmiyorum de. Görevlerimi ben seçmiyorum ki... görev geldiğinde de yalnızca görev bilinciyle yaklaşmıyorum.bilmesem de soruyor, öğreniyorum- bir kısmı soru da sorma, kendini küçük düşürürsün diyorlar, bilmemek değil, öğrenmemek ayıptır düsturuna n'olduysa-  elimden geleni yapıyorum. tabi sonra da bu işlerden en iyi anlayan kişi ilan ediliyorsunuz.
bu durumu hep rahmetli Kemal Sunal filmlerinden bir sahneye benzetirim. askerler sıraya girmiştir, komutan "gönüllü var mı?bir adım öne çıksın." der. herkes bir adım geri çekilir , ortada kemal sunal kalakalır. bizlerinki de aynen bu işte.
dersler dışındaki görevler hepimizi çok yoruyor. kimi zaman kendimizi kullanılıyor hissediyoruz. ama ben hiç gocunmadım. ben bana düşeni en yi ibiçimde yaparım, gerisi diğerlerinin vicdanına kalmış. Allah utandırmasın.
Logged

Bende sabr u sükûn yok sende vefadan zerre
İki yoktan ne çıkar fikr idelim bir kerre
gökyüzü
Jr. Member
**
Mesaj Sayısı: 84


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #7 : Şubat 20, 2007, 09:36:40 ÖS »

          Evet değerli meslektaşım, haklısınız yazdıklarınızda. Gayretiniz takdire şayan. Ancak belli bir yıldan sonra o özveri tek başına verilemiyor. Anlayacağınız  siz kendinizi çok ama çok kötü hissetmeye başlıyorsunuz. Derslerinize giriyor, gereğini alasıyla yapıyorsunuz, ancak iş  bir kaç kişiyle yapılacak ders dışı etkinliklere gelince-ki bunların hiçbirinden egzersiz parası da almıyoruz-  işte o zaman tek başınıza yetmiyorsunuz. Tek değilseniz de  ya arkadaşlarınızın isteksizliğinin tavırlara yansımasını görüyorsunuz veya hazırlama metoduna ilişkin kısır tartışmalar yaşıyorsunuz....vs vs.
Anlayacağınız  genel olarak bizim zümrede yaşanan sıkıntılar buna yönelik. Bence konuşulması gerken -ki bu işler istemeden de olsa bize verileceğine göre- bu işlerle uğraşmak istemeyenlerin durumudur. Zaten özverili öğretmen her görevin altından kalkma bilinciyle hareket eden kişidir. Öyleyse diğerleri bu ortak görevlere nasıl sahip çıkacaktır. Ne yapılmalıdır. Düğüm bu noktadan çözülebilir.............Sevgiyle kalın....
« Son Düzenleme: Şubat 20, 2007, 09:40:59 ÖS Gönderen: gökyüzü » Logged

Dileğim; edebiyat okyanusunda rotasını kaybetmemeye  çalışan bir yelkenli olabilmektir.
gümüş
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 26


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #8 : Şubat 22, 2007, 09:32:57 ÖS »

valla bu serzenişler bitmez.... gökyüzünün dediği gibi bizim sistem istekli,  görevden kaçmayan , kendini işine adamış insanların sayesinde yürüyebiliyor. bence de  kendini hep geri çeken veya diğer tabirle arazi olmayı beceren ve kendini uyanık zanneden diğerleri için neler yapılabilir, bunun üzerine konuşulmalıdır.... ayrıca bu konularda dertleşmemiz olanağını sağladığı için sitemize  ve konuyu gündeme getiren gökyüzüne çok teşekkürler. Smiley
Logged
eda
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #9 : Nisan 15, 2007, 08:22:39 ÖÖ »

demek ki herkes aynı dertten muzdarip zümrede herkes çalışsa bile birileri hep iderecilerle işi ***ürdüğü için onlar çalışan diğerleri figüran kıskançlık en çok edebiyatçılarda.ben bunu gördüm çalıştığım okullarda diğer branşlarda problem yok
biz paylaşmayı bilmiyoruz ki öğrencilere öğretelim
Logged
tetik
Newbie
*
Mesaj Sayısı: 2


Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #10 : Nisan 16, 2007, 02:01:38 ÖS »

Arkadaşlar neden üzülüyorsunuz anlamıyorum.Diğer öğretmenlerin yapamadığı(yapamayacağı)işleri sadece biz yapabiliyoruz.Ben bunun tadını çıkartıyorum.Yaptığım işi eleştirecek olan olursa da isterse bu işi ona bırakabileceğimi söylüyorum.kimsenin sesi çıkmıyor  Grin Grin
Logged
Sayfa: [1]
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi Powered by SMF 1.1.11 | SMF © 2006, Simple Machines LLC XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli!