REŞAT
NURİ GÜNTEKİN
-
DUDAKTAN KALBE

1. KİTABIN KONUSU:
"Kınalı Yapıncak", Lamia'nın bestekâr Kenan'la yıllarca
süren acı ve tatlı aşklarının öyküsü
2. KİTABIN ÖZETİ:
Hüseyin Kenan ;ince, uzun, mavi gözlü, esmer tenli, durgun,
çekingen bir gençti.Küçük yaşta babasini kaybetmisti. Anesi,kiz
kardesi ve kendisi dayilarinin yanin da kalirlar. Zorlukla
Mühendislik mektebini bitirmistir. Fakat küçüklügünden beri
musikiye aşıktır. Dayilarin yanında Reji katipliğini yapan
Mesut Bey`den keman dersleri alır. Onyedi yasindadir.Mühendislik
Mektebine giderken dayilarin komsusu Leyla isminde bir kıza
asık olur. Çok çekingen oldugundan bunu kalbine gömer. Okulu
bitirdikten sonra bir arkadaşının yardımıyla Avrupaya gider.
Orada kemanını çok ilerletir ve güzel eserler verir. O artik
ünlü bir Virtüoz dür.
Bu arada kız kardesi Afife evlenmistir.Aneside bir yil sonra
Afife`nin yanına gider.Hem onları hemde dayisini görmek için
Seydi köye gider.
Istanbul’dan İzmir`e gemi ile gider.Gemide Münir Bey, Prens
Vefik Paşa ve kızı Prens Cavidanla beraberdir. Dayisinin
komşusu Münir Bey Kenan`nın cavidanla evlenmesini ister ve
nişanlanırlar.
Kenan Izmir`de Bozyaka`da Lamia adlı bir kızla tanısır.Lamia’nını
annesi babası ölmüş amcalarının yanında kalan sakin uysal
birdir. Ayrica bir yüz başıyla nişanlıdır.Kenan ona
yüzündeki çillerden dolayi Kınalı Yapıncak ismini
takar.Aralarında maceraya benzeyen bir ilişki olur. Her
akşam buluşmaktadırlar. Kenan çocuk denecek bir kızla
beraber olduğu için kendine kızmakta fakat yanlız
kaldıklarında kendine hakim olamamaktadir.Bu beraberlik
duyulur ve dedikodular baslar. Dedikodular yüzünden Amcası
Şükrü Bey Lamia`yı dayisi Rıza Bey`in yanına Kütahya`ya
göderir.Trende Lamia Makbule isimli birkizla tanisir.Kendinden
habersiz hayata küskün bir şekilde Kütaya`da yaşamaya
başlar.Yengesi ona kendini düşünmüyorsan doğocak çocuğunu
düsün der.
Lamia değişir.Lamia'nin bir kız çocuğu olur.Adıni Mebrure
koyar.
Dayisinin kizi Mahmure üç çocukla ve kocasıyla babasının
evinde kalır.Fakat bir Çavuş'u sevmiştir ve kocasının bundan
haberi olmuştur. Mahmure kurnazlıkla kendisini değilde
Lamia'nın Çavuşla görüştüğünü söyler. Böylece Lamia olayi
üstlenmiş olur. Mahmureyi de kocasından ayrılmaktan
kurtarır.Buarada Mahmure'nin kocası Resih Bey Lamia’ya
saldirir.Lamia'da onu öldürür.Mahkemede beratine karar
verilir.
Dayısı Rıza Bey onu bir tanıdığının evine teslim eder.Orada
ziyerete ilk gelen Makbuledir.Makbule’nin babası onu ister
ve evlenmeye karar verirler Lamia ondokuz yasındadır.
Kemal Beylerin evlerine Istanbul'daki kızkardeşinin oğlu
Doktor Vedat gelir.Istanbul'dan Kütahya'ya sürgün olarak
gelmiştir.Lamia'nın genç ve güzel olması,dayısınında yaslı
olması Vedat'ı düşündürür.
Lamia'nın söylediği bir şarkı Kenan'ı tanıdığını haber
verir.Kenan'ı İstanbul'dan tanıyan Vedat Lamia'ya Kenan'dan
ve Cavidan'dan behseder.
Birgün Vedat Bey bir avda vuruldu diye duyulur.Bunu
öğrenmeye giden Lamia Hanımın ev saybınin hazırladiği kömür
közünden Vedat Beyle birlikte zehirlenirler.Dedikodular yine
başlamiştir.Kemal Bey'de onun evden ayrılmasını ister.Vedat
Bey olaylardan dolayı çok üzgündür.Lamia'ya evlenme teklifi
eder.Lamia kabul etmez.
Vedat'ın sürgün görevi Kütahya’da bitmiş İstanbul'a
gitmiştir.
Bu arada Kenan Cavidan'la evlenmiştir.Üç yıldan beri ilk
defa Lamia'yı düşünür. Aşk değil bir gönül oyuncaği
dudaklarımızın eğlencesi ibaret diyen Kenan şimdi bu aşkın
zehir gibi dudaklarından kalbe indiğini anlar ve Kınalı
Yapıncagı yanında olmasını çok ister.Cavidan'la
mutludeğildir. Cavidan'la İzmir'e Bozyaka'ya giderler.
Cavidanla birlikte orada Lamia'yı göreceğini ümit eder.
Fakat göremez ve çok üzülür.
Kenan Bey'ler İstanbul'a giderler.Bu arada Lamia'da
İstanbul'a kalkmIstIr.Kenan Bey'le Prenses Cavidan
ayrılırlar.Eski arkadaş olan Vedat Bey'le Kenan
karşılaşırlar.Vedat onu muaynanesine çağırır.Orada tesadüfen
Kenan Lamia ile karşılasır.Tekrar görüşmek için mektup
yazar. Lamia'da o bir yaz rüyasıydı der konuyu kapatır.
Kenan'ın kemanının sesinden çıkan büyülü aşk sevdası böylece
bitmiştir.Kenan'da bütün ümitlerini yitirmiştir.
Lamia Vedat'la evlenmeğe razı olur ve evlenirler. Kenan Bey
hayata küsmüştür. Seydiköy'e annesinin mezarına gider ve
kardeşini dolaşir. Alti ay sonra ölür.
3. KİTABIN ANA FİKRİ:
Gerçek mutluluğun şandave şöhrette olmadığıdır.
4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Hüseyin Kenan:
Babasınıküçük yaşta kaybetmiş müzmim bir genç. Müzikte
başarılı olduktan sonra çocukluğunu ve gençnliğini yaşamak
istemiştir.
Nail Bey:
Hüseyin Kenan’ın babası
Melek Hanım:
Kenan’ın annesi. Babasından habersiz evlenmiştir. Genç yaşta
dul kalmıştır.
Münir Bey:
Kenan beyin dayısı, kendini üzüm bağlarına vermiştir.
Vefik Paşa:
Mısırlıdır, tahsilini Paris’te yapmıştır.
Prenses cavidan:
Vefik Paşanın kızıdır. Esaslı bir tahsili yoktur, babası
gibi sanata düşkündür. Çok güzeldir.
Rıza Bey:
Lamia’nın Kütahya’daki dayısı
Kemal Bey:
Lamia’nın ilk nikahlı eşidir.
Makbule Hanım:
Kemal beyin kızıdır. Lamia ile baştan beri dosthane bir
tavır içindedir.
Vedat Bey:
Kumral, şen, neşeli, canı istedikçe iş yapan, çok akıllı
birisi.
5. KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER:
Akıcı bir kitap insan sanki kendi yaşıyormuş gibi anlatılmış
6. KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ:
Reşat Nuri Güntekin
İstanbul'da doğmuş (1889), ilk öğrenimini Selimiye ve
Çanakkale mahalle
mektebinde tamamladıktan sonra (1909), Galatasaray
Lisesi'nde ve İzmir Frere'ler okulunda okumuştur. Daha sonra
İstanbul Darülfünunu
Edebiyat Şubesi'ne (Fakültesine)
girmiş ve buradan mezun olmuştur (1912). Bursa Lisesi'nde,
İstanbul'da Vefa, İstanbul Erkek, Çamlıca, Kabataş,
Galatasaray, Erenköy liselerinde
edebiyat öğretmenliği ve
müdürlük yapmıştır. Daha sonra Milli
Eğitim Müfettişliğine
getirilmiştir (1927). Güntekin daha sonra
Çanakkale milletvekili
seçilmiş (1939), sonra yeniden Millî Eğitim'e dönmüş (1943),
başmüfettiş olmuştur (1947). Bu görevdeyken UNESCO'nun
Türkiye temsilcisi ve öğrenci müfettişi sıfatıyla aynı yıl
Paris'e gitmiştir. Daha sonra emekliye ayrılan (1954)
Güntekin yurda dönüşünde İstanbul Şehir
Tiyatroları Edebî Kurul üyeliğine seçilmiştir.
Reşat Nuri Güntekin,
hastalanması üzerine
tedavi
için gönderildiği Londra'da ölmüştür (1956).
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail
Grubumuza Üye Olun
Picasa Fotoğraf ve Slayt Programı