DÎVÂN EDEBİYÂTININ ANA MAZMUNLARI
Divan edebiyatımız
kimilerine göre klasik edebiyat, kimilerine göre eski
edebiyat diye nitelendirilir.biz nitelendirmelerin üzerinde
durmayacağız. Asıl amacımız Divan Edebiyatının muhtevasını
öğrenmektir. Divan Edebiyatımızın konusu geleneğin tespit
ettiği değişmez yönleriyle ortaya çıkan aşktır. Aşk
işlenmesi zorunlu olan bir konudur. Yani
şair
ister aşık olsun ister olmasın tanınmak istiyorsa mutlaka
bunu işlemesi gerekir. Nasıl ki hayatta içkinin damlasını
ağzına koymamış bir kimse,
şiirlerinde bahsediyorsa
meyhanenin güzelliğini anlatıyorsa. İşte bu, divan
geleneğinin getirdiği zorunlu bir durumdur. Şair aşktan
yabancı
kalmaması ve aşkı kendine mihver yapması, kendini muhakkak
aşık pozisyonunda göstermesi divan edebiyatında uyulması
gereken bir şarttır. Divan Edebiyatında eline kalem alan
genç, yaşlı, aşkı hiç tatmayanı, kadın-erkek, hükümdar,
sadrazam kim olursa olsun aşk konusunu işlemek zorundadır.
Aşkta işlenen sevgili ise tek tiptir. Bu sevgili tipi
değişmez. Aşk konusunda söylemek istediğimiz; Divan
Edebiyatı aşk merkezli kurulmuştur. Öyle ki aşk temi
kaldırılacak olsa divanlar boşalır. geriye küçük bölümler
kalır diyebiliriz.
Divan
Edebiyatında Sevgilinin Şekli Özellikleri, Tipi;
Divan Edebiyatı
aşk, sevgili( Maşuk), seven ( Aşık) ve rakip arasında
gelişen bir hadisedir. sevgili genelde güzelliğiyle
kaprisiyle aşığa hüküm eder durumdadır. Hüküm ve iradeyi
elinde tutan sevgili ( maşuk) aşık için daima bir sultan,
hükümdar veya sahip
sıfatındadır. Aşk ise onun
karşısında bir kul, köle veya Geda durumundadır. Konum farkı
aynı kalmak şartıyla aşık, aşk derdiyle yatan bir hasta,
sevgili ise dermanı kendinde bulunduran bir tabiptir. Veya
aşık kendini maşukun zülüm ve kahrına bir kurban, onun
öldürücü elinde bir şehit olarak tasavvur eder. Aşığına
eziyet, cefa, naz, kahredici ilgisizlik ve vefasızlık divan
şiirindeki sevgilinin değişmez özellikleridir. Aşık ise
bunlara isyan etmeden kabullenen her cefayı bir lütuf gibi
karşılan, aşkın yüksek bir ruh ve tevekkül terbiyesine ermiş
bir aşık imajını verir. Bütün eziyet ve cefalara rağmen
sevgiliden vazgeçmez.
Gehi visalini anıp
gehi firakını nabi.
Ne yardan geçe
bildik ne ihtiyar edebildik.
Aşkta en
korkulan ise sevgilinin eziyet ve cefadan vazgeçmesidir. Bu
onun aşıktan yüz çevirmesi ve artık her şeyin her ümidin
bitmesi demektir. Sevgilinin etrafındaki diğer aşıklar ise
rakiptir. Rakipler yüzünden aşık, sevgilini karşısında
gözden düşeceğinden korkar. Aşkın diğer halleri gibi
kıskançlıkta tek taraflıdır. Kıskanan sadece aşıktır.
Sevgilinin aşık’ı kıskanması asla söz konusu değildir.
Aşığını mesut etmemek isteyen ondan ayrı kaldığında göz yaşı
döken veyahut onunla birlikte sevincini paylaşan bir sevgili
tipi Divan Edebiyatında yoktur.
Aşık bütün
ıstırap ve şikayetlerine rağmen aşkın terbiye edici
tesirinden zevk duyar.
Bela budur ki alıştı belalarınla gönül.
Gamında gelsin
dikbais-i meserret olur.
Sevgilinin
Fiziki Özellikleri:
Sevgilinin güzelliği Büt ve
Cennet Hurisi gibi
sıfatlar yanında Afet,
Belay-ı Hüsn gibi isimlerle anılır. Sevgilinin özellikleri
de gelenek tarafından belirlenmiştir. Şairler bu geleneği
elverdiği çerçevede onların güzelliğini anlatırlar. Sevgili
de bütün hususiyetleri kendinde toplayarak tek bir güzel
afet özelliğine girer. Gelenek sevgilinin güzel tipini
boyundan, saçlarından, gözünden, kaşından dudaklarına kadar
bütün özelliklerini tespit etmiştir. İşlenişini ise şairler
yapmıştır. Gelenekte sevgilinin boyu selvi ağacı gibi uzun,
bir oyana bir bu yana sallanarak yürüyen ince belli ( Muy)
uzun ve siyah saçlı ( asla sarışın ve kumral yok) yanakları
gül gibi kırmızı, ayva tüylü ( Hal) bakışları, kılıç gibi
keskin ( gamze) ok gibi yaralayıcı, bazen bakışları
sevgiliyi öldürür. Kaşları oku atan birer yay, kirpikleri
oktur. Daima sıhhatli yaşı civanlıktan öteye gitmez, ızdırap
ve hüzün bilmez bir yapıdadır. Divan Edebiyatında maşuk,
birkaç örnek dışında sevgilinin ölmesi söz konusu değildir.
Bunun yanında aşık henüz olmamış bir tasavvur şeklinde kendi
ölümünü söyler. Hatta kendi mezarından bahseder. Bu arada
koku duygusu ile ilgili olarak da onun saçlarının misk
kokusundan bahsedilir. Uzun boylu ve ince belli oluşunun
yanında büst kısmı ön plana çıkar. Yanakları, alnı,
saçı,kaşı, göz, kirpik, ağız, dudak, çene, dış hat, ben ve
gerdan gibi unsurlar olarak sevgilini oluşturur. Divan
Edebiyatı gül sevilen ile bülbül seven
ve diken ( Rakip) mazmunları etrafında gelişmiş bir
edebiyattır.
www.edebiyatogretmeni.net