a)Arap ve İran edebiyatlarının
etkisiyle,med-rese tahsillerinden geçmiş seçkinlerin oluş-turduğu
edebiyattır. Bu nedenle Yüksek Zümre Edebiyatı adıyla da
anılır. Şairlerin şiirlerini divan adı verilen eserler-de bir araya
getirmeleri dolayısıyla “Divan Edebiyatı” adını almıştır.
b)Dil, konu, biçim özellikleri
yönünden Arap ve özellikle İran Edebiyatı’nın etkisindedir.
Edebiyatımızın yabancı etkilere en açık ol-duğu bölümüdür.
c)Eserlerin tamamı yazılıdır.,
d)Divan Edebiyatı’nda anonim ürün
yoktur.
e)Düzyazı da kullanılmış olmakla
birlikte nazım (şiir) daha yaygındır.
f)Müzikle ilgisi Halk Edebiyatı’na
göre çok daha azdır.
g)Dindışı ve bireysel konular-temalar
ön plandadır. Dini ve toplumsal konulara daha az yer verir.
h)İlk örnekleri 11. Ve 12.
Yüzyıllarda kendini göstermiş ise de asıl başlangıcı 13.
Yüz-yıldadır.19.Yüzyılın ikinci yarısına kadar devam etmiştir.
Divan Şiiri Genel Özellikleri
a)Aruz ölçüsü kullanılmıştır.
b)Ana nazım birimi beyittir.
Dörtlükler de kullanılmıştır.
c)Arap ve İran edebiyatlarından aynen
alın-mış nazım biçimleri kullanılmıştır. Sadece şarkı ve
tuyuğ Türk Divan şairlerince Divan şairlerince Divan şiirlerine
dahil edil-miştir.
d)Genellikle tam ve zengin kafiye
tercih edilir. Ahenge önem verildiğinden rediflere de özellikle yer
verilir.
e)Bütün güzelliğine değil, parça
(beyit) güzel-liğine önem verilir.
f)Dil ve anlatım süslü ve sanatlıdır.
Mazmun adı verilen kalıplaşmış dolaylı (telmihli, eğre-tilemeli)
söz kalıplarıyla, anlatım yapılır. [“Meh” (ay) dendiğinde
“sevgilinin yüzü”nün, “servi” dendiğinde “boyu”nun “inci” dendiğinde
“dişi”nin anlaşılması gibi.]
Ayrıca :
BOY : servi, tuba, elif, Nihal…
GÖZ : kâfir, mahmur, katil, mest …
KİRPİK : ok, mızrak …
ZÜLF/SAÇ : misk, sümbül, amber,
yılan, kement…
g)“Sanat için sanat” ve “söz
güzelliği” amaç-landığından konu geri plandadır. Genellikle insan
aşkı, içki, eğlence gibi tema ve konular işlenir. Din ve tasavvuf
konularına da yer verilir. Toplumdan ve toplum sorunlarından
uzaktır.
h)Konular soyut olarak ele alınır.
Gerçek hayat sahnelerine pek yer vermez.
i ) Şiir
ağırlıklı bir yer tutar; düzyazı ikinci plandır.
j ) Yabancı
dil kurallarıyla ve yabancı sözcüklerle yüklü bir dil kullanılır.
Arapça, Farsça sözcük ve tamlamalar çok sık kullanılır.
k ) Özgünlük
yoktur, nazirecilik geleneği vardır.
NAZİRE : Bir şairin çok beğendiği başka birine ait bir şiiri
konusu, ölçüsü ve uyağıyla model alarak yazdığı şiirdir. Hemen her
şair
l )
Padişah,Allah’ın yeryüzündeki gölgesi sayıldığı için padişahın
övülmesi çok yaygındır.