1.
Bir cümleden bir sözcüğü çıkarttığımızda o cümlenin anlam ve
anlatımında herhangi bir eksilme olmuyorsa o cümlede sözü
edilen sözcük gereksiz kullanılmış demektir. B seçeneğinde
“başlattığımız” , C seçeneğinde “sonu” sözcüğü gereksiz
kullanılmıştır. Bu iki seçenekte gereksiz sözcük
kullanmaktan kaynaklanan anlatım bozukluğu vardır. D
seçeneğinde pantolonun bayan olmaması için “pantolon”
sözcüğüne iyelik eki getirmek gerekir. Yani “bayan
pantolonu” biçiminde söylenmelidir. E seçeneğinde “nüfus
sayısı” tamlamasına dikkat edelim, “nüfus” sözcüğünde zaten
bir sayı anlamı vardır, “sayısı” sözcüğü gereksiz
kullanılmıştır. A seçeneğinde “bundan sonra” ve “bir daha”
sözcük grupları dikkatimizi çekiyor bunlar aynı anlama
gelmediğinden gereksiz kullanılmamıştır.
Cevap: A
2.
“Bu şehrin üç yerinde üç ayrı
gözyaşım var: Biri seni ilk gördüğüm yerde, (var) biri beni
ilk öptüğün yerde, (var) biri de ya beni terk edip
gideceğin ya da daima seveceğin yerde.”
(var)
(olacak)
cümlesinde
“var” yüklemi ortak kullanılmıştır; ancak son cümlede
gelecek zaman anlamı taşıyan fiilimsiler kullanıldığından
bu cümlenin yüklemi “olacak” olmalıdır. Yani “yüklem
yanlışlığı” ndan kaynaklanan bir anlatım bozukluğu.
Aşağıdaki seçeneklerde de yüklem yanlışlığından kaynaklanan
bir anlatım bozukluğu aramalıyız.
B
seçeneğinde özne eksikliğinden (kadın), C seçeneğinde
yanlış fiilimsi kullanmaktan (“geldiğimi” değil “gelmemi”
olmalı), D seçeneğinde
yanlış
sözcük kullanmaktan ( “öngörülüyor” değil “tahmin ediliyor”
olmalı), E seçeneğinde gereksiz sözcük kullanmaktan
(“yazdığı” gereksiz
kullanılmıştır) kaynaklanan anlatım bozuklukları vardır.
A’da
“Kardeşini bulmak için bir aşağı (iniyor)
bir yukarı çıkıyor.” cümlesinde ortak olmayan “çıkıyor”
yüklemi ortakmış gibi kullanılmıştır.
Cevap: A
3.
A
seçeneğinde ağlayan kadına sorulan sorular mı yaşlı gözlerle
soruluyor yoksa ağlayan kadın mı yaşlı gözlerle cevaplıyor
belli değildir. Bu cümlenin doğru şekli “Ağlayan kadın,
kendisine sorulanları yaşlı gözlerle cevaplıyordu. B
seneğinde verilen iki anlam çıkmaktadır. Bekleme işini yapan
onun çocuğu mu; yoksa o mu belli değildir. C seçeneğinde ise
Tekin sigarayı mı yoksa izmaritlerini mi yakıyor belli değil
bu cümle “Küllük, Tekin’in birbiri ardınca yaktığı sigaranın
izmaritleriyle dolmuştu.” şeklinde olarak daha belirgin hale
getirilmelidir. Çünkü ilgi hali sözcük öbeğini daha belirgin
hale getirmeye yarar. D seçeneğinde 20.45 diyerek bu saat
diliminin zaten akşam olduğu açıkça bellidir. Burada akşam
sözcüğüne gerek yoktur. E seçeneğinde ise herhangi bir
yanlışlık yoktur.
Cevap E
4
Soruda
verilen cümlede babasından mı yoksa arkadaşından mı özür
dilediği belli değildir. Bu nedenle cümlede anlam
belirsizliği vardır. Bu türden anlatım bozukluğu da B
seçeneğinde vardır.
Ali’yi top oynarken gördüm, cümlesinde top oynama eylemini
Ali mi yoksa cümleyi söyleyen kişi mi yapmaktadır belli
değildir. Bu nedenle de bu cümlede anlam belirsizliği
vardır.
Cevap B
5
A
seçeneğinde tamlayan eksikliğinden kaynaklanan anlatım
bozukluğu vardır. Cümle, “Türkler, İslamiyet’i kabul
ettikten sonra, (Türklerin) hayata bakış açılarında
önemli değişiklikler olmuştur.” şeklinde olmalıdır. B
seçeneğinde ise işi anlatma mı bütün gün sürmüş yoksa
düşünme mi bütün gün sürmüş belli değildir. C seçeneğinde
ise kar yağışının durması üzerine mi yollar kapanmış yoksa
kar yağışının durması üzerine mi yollar açılmış belli
değildir. Cümle, “Ulaşıma kapanan köy yolları, kar yağışının
durması üzerine açıldı.” şeklinde olmalıdır. D seçeneğinde
ise “kendi” sözcüğünün cümlede dönüşlülük zamiri olabilmesi
için bu sözcük iyelik eki almak zorundadır. Cümle, “Bunu
Mehmet kendisi istemişti.” şeklinde olmalıdır.
Cevap E
6
Verilen
şiirin ilk dizesinde “güneşin ışığı ve ısısı” diyerek bir
tamlayan iki tamlanana bağlanmıştır.” Karanlığı ufku
sarınca yağmur sesinin” dizesinde de isim tamlamasının
tamlayanı il tamlananı yer değiştirmiştir. “Bütün büyüsü”
diyerek de sıfat tamlaması kullanılmıştır. Yağmur sesinin
karanlığı ve aşk nağmelerinin büyüsü de birer zincirleme
isim tamlamasıdır. Verilen dizelerde sözcük halinde zamir
yoktur.
Cevap D
7
Verilen
cümlenin yüklemine kokan ne sorusunu sorduğumuz zaman
“mutfak” cevabını almaktayız. Bu cümlenin yüklemine ikinci
bir “ne” sorusunu soramayız; çünkü soracağımız ikinci “ne”
sorusu bize nesneyi buldurur ki bu eylem geçişsiz bir
eylemdir ve “nesne” alamaz. Bu cümlenin anlamına bakacak
olursak asıl anlatılmak istenen mutfağın balık gibi
koktuğudur. Bu cümlede “balık” sözcüğünün görevi zarf
tümlecidir. Verilen seçeneklerde zarf tümlecini barındıran
cümle ise “Maksadını açıkça yaz, gerisini onlar
düşünsün.” cümlesidir. Açıkça sözcüğü yaz fiilini durum
bakımından nitelendirmektedir.
Cevap C
8
Soruda
bir sözcüğün yapım eki alırken ünlü kaybına uğraması
kastedilmektedir. A seçeneğinde “zikri” sözcüğü ünlü kaybına
uğramış ancak aldığı ek çekim ekidir. Aynı durum D
seçeneğinde de vardır: “Ağzı” sözcüğü ünlü kaybına uğramış
ancak çekim eki alması nedeniyle ünlü kaybı olmuştur. B
seçeneğinde “besle” sözcüğü “besi” isminden +le- isimden
fiil türetme eki almış “i” sesi düşmüştür.
Cevap B
9.
Verilen dizelerdeki cümlenin yüklemi “alev gibi hasreti”dir.
Yükleme …olan ne sorusu sorulduğu zaman alınan cevap “her
lahza duyduğum”dur. “Balkan şehirlerinde geçerken
çocukluğum” dizesi ise bu cümlenin zarf tümlecidir.
Cevap E
10.Bu
cümle yapısal olarak iç içe birleşik bir cümledir. Bundan
dolayı tırnak içine alınan bir cümleden önce iki nokta (:)
getirilmelidir. Dikkat edilmesi gereken bir başka husus ise
bir cümle yarıda kesilip araya soru işareti ya da ünlem
işareti gibi bitmişlik bildiren işaretlerin
getirilemeyeceğidir. Soru işareti asıl olarak soru bildiren
cümlelerin sonuna konur. Tırnak içindeki cümle soru
bildirdiği için yani gerçek soru cümlesi olduğu için sonuna
soru işareti getirilmelidir. Cümlenin tamamı da soru
bildirdiği için “Şimdi ne yararı var…. diye sormamın?” 6
numaralı yere de soru işareti getirilmelidir.
Cevap D
11. “Kendi”
sözcüğü A seçeneğinde sıfat diğerlerinde zamir olarak
kullanılmıştır.
Cevap: A
12.
”Elindeki
kaşık ve çatalı peçeteye sardı , masaya bıraktı.” kullanımı
çok yaygın yanlışlardan (galat-ı meşhurlardan) biridir.
“kaşık ve çatalı peçeteye sarmak” kullanımına dikkat edelim
ve bu eylemi gözümüzün önünde bir canlandıralım.Kaşık ve
çatal mı peçeteye sarılır yoksa peçete mi kaşık ve çatala
sarılır? Bu sorunun yanıtını verdiğimizde cümledeki anlatım
bozukluğunu anlarız. Cümlenin doğrusu şu şekilde olmalıdır:
“Elindeki kaşık ve çatalı peçeteyle sardı , masaya bıraktı.”
Cümlede bir mantık hatası olduğu açıktır.
Cevap: D
13. B, C, D seçeneklerinde sıfat tamlaması
vardır; ancak bunlar birleşik sıfat değildir. E seçeneğinde
ise sıfat tamlaması değil ad tamlaması vardır. A seçeneğinde
“Saçları sarı bir kadın” birleşik bir sıfattır.
Cevap: A
14. Burada (işaret zamiri), senin( kişi
zamiri), kendimiz (dönüşlülük zamiri), kendime( dönüşlülük
zamiri), şey( belgisiz zamir), senin (kişi zamiri), sana,
(kişi zamiri) benimki (kişi zamiri)
Görüldüğü gibi cümlede dört farklı zamir
kullanılmıştır.
Cevap: A
15. “Yerini sorsalardı ülkemizin kalbimizi
gösterirdik.” cümlesinde “ülkemizin yeri” belirtili isim
tamlamasında tamlayanla tamlanan yer değiştirmiştir.
Cevap: B
16. “bu akşam” zaman zarfıdır.
Cevap: A
17.
“Evimizin her tarafı yosun
kokuyordu.”
Özne
z.t y
kokuyordu”
fiili geçişsiz bir fiil olduğundan bu cümlede nesne
aramamak gerekir.
Cevap: C
18. “Zirvede
yılana da kartala da rastlarsınız; ancak biri uçarak, diğeri
ise sürünerek çıkmıştır oraya.”
Cümlede
zirveyle kastedilen yüksek mevkidir.Yılan da kartal da
zirvede bulunabilir; ancak biri çaba göstererek (yılan),
diğeri ise (kartal) fazla çaba göstermeden, çalışmadan oraya
çıkar. Bu özdeyişi insan için düşündüğümüzde
“Yüksek mevkilerde
çalışanlarla çalışmayanlar bir arada bulunabilir.” yargısına
kolaylıkla ulaşırız.
Cevap: E
19. Doğruları yalanlarla anlattığım,
Göğüs kafesimin içinde bir yerde,
Bir şiir dünyam var benim.
Dünyadan çıkar orada yaşarım
A )Dörtlükte 3. kişiyle çekimleniş bir fiil yoktur. Son
dizedeki “çıkar” fiili 3. kişiyle değil birinci kişiyle
çekimlenmiştir (çıkarım)
B) “Göğüs
kafesimin içinde” , “Bir şiir dünyam var benim” ( benim şiir
dünyam) iki zincirleme ad tamlaması vardır.
C)
“anlattığım” sözcüğünde hem ünsüz yumuşaması hem de ünsüz
benzeşmesi vardır.
D) Dörtlükte
edat yoktur.
E) “orada” ve
“ benim” zamirdir.
Cevap: D
20.
A) “Öfke” (
ET’de öbke) yansıma bir sözcük değildir.
B) Son dizede
geçen “seninle” sözcüğünün tamlananı düşmüştür.
C) Seçenekte
geçen “cümle” ibaresine dikkat edilmelidir. Birinci ile
ikinci dize birbirini tamamlayan sıralı bir cümle
niteliğindedir. İkinci dizenin başında (öfken) öznesi
olmadığından bir anlatım bozukluğu vardır.
Üçüncü ve
dördüncü dizeler de sıralı bir cümle niteliğindedir ve
üçüncü dizenin başında “rüzgar” sözcüğü kullanılmadığından
burada da bir anlatım bozukluğu vardır. Yine son iki dize de
sıralı bir cümle oluşturmaktadır “sevgim” öznesi
kullanılmadığından burada da bir anlatım bozukluğu vardır.
D) Son dizede
iyelik eki yoktur.
E) İkinci
cümlede “estikçe”, üçüncü cümlede “öldüğünde” fiilimsileri
kullanıldığından 2. ve 3. cümleler, içinde girişik birleşik
cümle barındıran sıralı bağımsız bir cümledir.
Cevap: A
21. A) Kara
– msa - r
İ.k ifye fiye (sıfat fiilin kalıplaşması)
B)
Kaldırım – sız (kaldırım Latince bir kelimedir
kalk-, kaldır- fiilleriyle
i.k i.i.y.e bir alakası yoktur)
C)
Son + uç - suz (Birleşik bir
sözcüktür9
İsim isim iiye
D)
Sutyen - siz
i.k iiye
E)
Taş – lık – ta
i.k iiye bde
Cevap: A
22. Kaplı +
ılıca >> kaplıca
Cevap: B
23.
ayakkabımız (ayak + kabı ), sonuçlarını (son + uç ) , böyle
(bu + ile ) , niçin ( ne + için ) sözcükleri birleşik birer
isimdir. Fiil dışındaki bütün sözcük gruplarının aslen isim
soylu sözcükler olduğu unutulmamalıdır. C seçeneğinde geçen
“bendeniz” birleşik bir sözcük değildir: “bende: kul, köle,
“-niz: iyelik eki”. Yine aynı seçenekte geçen “Yusuf Kenan”
birleşik bir isim değil iki isimdir.
Cevap: C
24. – lar,
-ler çokluk eki isimlerin üzerine gelir. Üçüncü çoğul şahıs
eki olan –lar, -ler ile karıştırılmamalıdır.
Ccevap: A
25. “–malı,
meli” C seçeneğinde gereklilik kipi diğerlerinde “ma –lı”
yapım eki göreviyle kullanılmıştır.
Cevap: C
HAZIRLAYAN
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Yusuf Kenan DURMUŞĞLU
Ekrem DURMUŞOĞLU
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail
Grubumuza Üye Olun