|
Picasa Slayt ve Fotoğraf Programı
En Güzel
Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun
KİTABIN
ADI : BİR ÖLÜNÜN DEFTERİ
KİTABIN YAZARI :
HALİD ZİYA UŞAKLIGİL
YAYIN EVİ VE ADRESİ : İNKILAP VE AKA YAYIN
EVLERİ
BASIM YILI : 1984
KİTABIN
KONUSU
Aşkın bir gence
çektirdiği ızdıraplar
KİTABIN ÖZETİ
Yağmurlu bir gecede
Hüsam,karısı ve çocukları İsmet ile Fuad evde otururlarken
yaşlı bir adam eve gelir ve Hüsam’ın onunla birlikte
gelmesini ister.Hüsam’ı en yakın arkadaşı Vecdi’nin yanına
götürür.O gece Vecdi hayata gözlerini yumar ama Hüsam’a kara
bir defter bırakır.Bu,Vecdi’nin çocukluktan ölümüne kadar
olan hayatını yazdığı günlük niteliğinde bir defterdir.Hüsam
gefteri okumaya başlar…
Vecdi ile Hüsam
çocukken bir yatılı okulda kader arkadaşı olurlar.Vecdi’nin
bir de halası ve halasının kendi yaşlarında Nigar adında bir
kızı vardır.İleriki yıllarda hem Vecdi hem de Hüsam Nigar’a
aşık olurlar.Fakat Nigar Vecdi’yi bir kardeş gibi gördüğü
için kalbi Hüsam’a vurulur.Vecdi Hüsam’a olan ve çocukluk
yıllarından gelen samimi arkadaşlıktan soğur,çünkü Hüsam
artık Vecdi’yi anlamaz,ona fazla ilgi göstermez olur
Kendisini onlardan uzaklaştırmak ister.O sırada cereyan
etmekte olan Balkan savaşlarına gönüllü doktor olarak gider
ve orada sol kolunu kaybeder.En sonunda İstanbul’a tekrar
döner ama kalbinde hala o aşk acısı vardır.Birgün kolu
yüzünden kaptığı bir rahatsızlıktan dolayı kendisini
yataklarda bulur.Yağmurlu bir gecedir ve Hüsam’ı yanına
çağırttırır.
O gece Vecdi,Nigar’ın
aşkını kalbine gömerek hayata gözlerini kapar.Hüsam ise
Vecdi’nin kendisi için ne kadar fedakarlıklarda bulunduğunun
farkına o gece bir ölünün; Vecdi’nin defterini okuyarak
varır…
KİTABIN ANA
FİKRİ
Gerektirtiğinden çok
mutlu olan insanların mutsuzları anlayamamaları.
KİTAPTAKİ
OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ
Yazar kitaptaki bütün
olaylarda duygusallığı ön plana çıkarmıştır.
Kitaptaki olaylar üç
kişi etrafında geçmektedir. Bir doktor olarak geçen
Vecdi,öğrencilik yıllarında delidolu,olgunluk yıllarında ise
kalbindeki aşk acısıyla birlikte herkesten kaçmak,
uzaklaşmak isteyen bir rol içerisindedir.
Bir
şair olan Hüsam
mesleği gibi şair ruhlu hayattan sadece zevk alan ve zevkli
yönlerine yönelen bir kişi.
Nigar olayda iki
erkeğin arasını açan birisi olarak gözükse de; kendisi bunun
farkında olmayan kitapta odak nokta olan kişi.
KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ
GÖRÜŞLER
Kitapta olaylar
Servet-I Finun zamanında olmasına karşın kitabın dili
anlaşılacak kadar sade yazılmış.
Yazar,olaylarda
duygusallığı ön planda tutup;olaylar arasında her nekadar
zaman ve mekan bakımından kopukluklar olsada kitaba bir
sürükleyicilik kazandırmıştır.
Halit Ziya
Uşaklıgil (1866 - 1945)
Halit Ziya’nın
ailesi, Uşak’ta helvacılıkla uğraşırken, İzmir’e göçerek
“Uşşakizadeler” diye anılmaya başlayan zengin bir ailedir.
Bu aile, işleri çok gelişince İstanbul’a da bir şube açtı ve
bu şubeyi sermayesiyle birlikte oğul Hacı Halil Efendi’ye
verdi. Halit Ziya, Hacı Halil Efendi’nin üçüncü çocuğu
olarak 1866’da İstanbul’da doğdu. İstanbul’da Askeri
Rüştiye’ye giden Halit Ziya, babasının işleri kötü gitmeye
başlayınca, annesiyle birlikte İzmir’e dedesinin yanına
gönderildi. Öğrenimini İzmir Rüşdiyesi’nde sürdürdü (1878).
Bu arada babasının işlerini düzene koyup İzmir’e gelişi ve
yeni bir işyeri açışıyla sığıntı olma düşüncesini de
zihninden atan Halit Ziya, ikinci bir okula hazırlık için
Frenk Mahallesi’nin Alioti bölümündeki Auguste de Jaba adlı
avukatın emrine verildi. Halit Ziya, babasının kâtibi olarak
işe başladı, bu iş edebiyat merakıyla pek bağdaşmadığından
yeni iş tavsiyelerini dikkate aldı, ancak İstanbul’da
hariciyeci olmak için yaptığı başvuru sonuçsuz kaldı.
İzmir’e dönüşünde rüştiye öğretmenliğine başladı ve akabinde
Osmanlı Bankası’na girdi. İstanbul’da Reji Genel
Müdürlüğü’nün başkâtiplik teklifini kabul ederek İzmir’den
ayrıldı (1893). Reji’deki çalışma günlerinde Servet-i
Fünun’a da katılarak edebi faaliyetlerini yoğunlaştıran
Halit Ziya, Meşrutiyet’ten sonra bir süre Darülfünun
Edebiyat Fakültesi’nde
Batı Edebiyatı okuttu. Sonra Mabeyn
Başkâtibi oldu (1909). Buradan ayrıldıktan sonra memuriyete
dönmeyen ve tüm zamanlarını edebiyata veren Halit Ziya, 23
Mayıs 1945 tarihinde İstanbul’da öldü.
|