|
•JOHN
STEINBECK (1902-1968) ROMAN
FARELER VE
İNSANLAR, GAZAP ÜZÜMLERİ, BİTMEYEN KAVGA, SARDALYA SOKAĞI, KENAR
MAHALLE
•ERNEST
HEMINGWAY (1898-1961) ROMAN
Yazar ve
gazetecidir. Eserlerini Paris’e yerleştikten sonra yazmıştır.
197’te Nobel ödülünü almıştır.
SİLAHLARA VEDA, ÇANLAR KİMİN İÇİN ÇALIYOR, İHTİYAR BALIKÇI
•HERMAN
MERVILLE (1819-1891) ROMAN
MOBY
DICK (BEYAZ BALİNA)
İRLANDA’DA
*OSCAR
WİLDE (1854-1900)
Şair
eleştirmen, oyun yazarı ve eleştirmendir. Nüketli, alaycı,
iğneleyici bir dili vardır. Realist akıma yakındır.
DORİAN
GREY’İN PORTRESİ, MUTLU PRENS, SALOME
*BERNARD
SHAW ( 1856-1950)
Toplumcu
gerçekçi bir yazardır. 1925’te Nobel aldı. Roman ve oyunlarında
mizah ve hiciv önemli bir yer tutar.
Türk
Edebiyatı’nda
realizmin ilk etkileri Tanzimat Edebiyatı’nın kuruluş
döneminden sonra ortaya çıkmaya başlar. Sami Paşazade
Sezai’nin öykülerinde, Recaizade Mahmut Ekrem’in
romanlarında ve Nabizade Nazım’ da realizmin ilk
etkilerine rastlanır. Öte yanlan Batılı anlamda realizmin,
Türk Edebiyatı’nda Servet-i Fünun döneminde uygulanır:
Halit Ziya Uşaklıgil. Milli Edebiyat ve Cumhuriyet
Dönemi Edebiyatı’ndan geçerek realizmin, çeşitli
uygulamalarıyla günümüz edebiyatına dek ulaşmıştır.
PARNASİZM
(19.
yüzyılın ikinci yarısı)
Şiir ile
düzyazının oluşum süreçleri farklıdır.Bu nedenle, öykü, roman,
ve tiyatroda realizmin uygulanışıyla şiirde uygulanışı farklı
olmuştur. Parnasizm, şiirde realizmdir. 19. yüzyılına
ikinci yarışmada Fransa’da romantik şiire bir tepki olarak
ortaya çıkmıştır.
Kuşkusuz,
realizmin sosyal, düşünsel ve sanatsal dayanakları, parnasizmin
de dayanaklarıdır.
Realistler gibi “sanat sanat içindir” düşüncesinde olan
parnesyenler de sanatla güzelliğe güzel biçimlerde ulaşacağını
düşünmüşler, realistlerden farklı olarak toprak sorunlarına
uzak durmuşlardır.
Özellikleri:
·
Romantizmde terk edilen Eski Yunan ve Latin Edebiyatı
‘na, mitolojisine tekrar dönülmüştür. Bu özelliğiyle
klasizme yaklaşır.
·
Tarihi olaylar, efsanevi kişiler, eski uygarlıklar konu
edinilmiş; Hint, Mısır, Filistin gibi uzak ve
|
yabancı
ülkelerin efsanelerinden yararlanılmış; şiire egzotik
(yabancı) bir hava getirilmiştir.
·
Duygu hayalden, düşünce ve nesnelliğe açılmıştır
şiir. Betimleme önem kazanmış, kişilikler gizlenmiş, dış doğa
yansıtılmıştır.
·
Biçim ve söyleyiş güzelliği önem kazanmış; bu nedenle
ölçü ve uyak öne çıkmış; şiirde konuya uygun bir
ritm yaratılmak istenmiştir.
·
Felsefeyle ilgili düşünceler, bilimsel ve
teknik konular şiire girmiştir.
NOT 1
Parnasçılar,
plâstik (görme duyusuna seslenen; mimar-lık, heykelcilik, resim
gibi) güzelliğe tutkun olup egzotik temalar (yabancı
memleketlerle ilgili konular) üzerinde çalışmaktan zevk
duymuşlardır.
NOT 2
Parnasçılar,
uyak ve ölçüye sıkı sıkıya bağlanmışlar, hatta “Biz, nazım
sanatı denince ölçü ve uyaktan başka bir şey anlamıyoruz.”
diyecek kadar ileri gitmişlerdir.
NOT 3
Parnasyen
şair, âlimane şiir yazar. İçinde kendi duygula-rı bulunmaz.
Üslubu, betimlemeleri mümkün olduğu kadar canlı, renkli ve
parlaktır. Gelenek haline gelmiş nazım şekillerini altüst
etmeyi düşünmez. Aksine bütün nazım kurallarını harfi harfine
uygulamak ister. Roman-tiklerin lirizminden mümkün olduğu kadar
kaçar. Kısaca ressam ve heykeltıraşın yaptığını, o şiirde yapmak
ister.
·JOSE
MARIA DE HEREDİA ( 1842-1905)
En önemli
eseri “ GANİMETLER “dir. Bizde Yahya Kemâl bir süre onun
etkisinde kalmıştır.
·FRANÇOİS
COPPEE (1842-1908)
Tevfik
Fikret Coppee’den etkilenmiştir.
·THEODERE
BANVİLLE
·LECONTE
DE LİSSE
·THEOPHİLE
GAUTIER (1811-1972)
·SULLY
PRUDHOMME
Türk
Edebiyatı’nda bütün özellikleriyle olmasa da Tevfik Fikret’in
şiirlerinde ve Osmanlı tarihinin görkemli dönemlerine özlem
duyması ve sese, ahenge önem vermesi nedeniyle Yahya Kemal’in
şiirlerinde parnasizmin kimi özellikleri gözlenebilir.
NATÜRALİZM(DOĞALCILIK)
(19.yy’ın
sonraları)
“Bilimsel
gerçekçililik”
demek olan natüralizm realizme bir tepki olarak değil, onun
bir ileri |