|
Ancak
Lâtin yazarlar Yunan yazarlar kadar özgür olamamışlar, bu
nedenle mesela komedyalarında yergiden, alaydan çok; karmaşık
olaylara entrik öğelere ağırlık vermiştir. Latin Edebiyatında
önemli sanatçılar şunlardır :
PLAUTUS (
MÖ 2.yy ) :
KOMEDİ
ÇÖMLEKLER
TERENTİUS (
MÖ 2.yy ) :
KOMEDİ
KAYNANALAR
CATO ( MÖ
3.yy-2yy ) :
SÖYLEV
HORATİUS (
MÖ 1. yy ) :
LİRİK ve DİDAKTİK ŞİİR
ODLAR, EPODLAR, YERGİLER
LUCRETİUS (
MÖ 1. yy ) :
LİRİK VE DİDAKTİK ŞİİR
OVİDİUS (
MÖ 1. yy-MS 1.yy )
: LİRİK ŞİİR
DEĞİŞMELER
ENNİUS ( MÖ
2. yy ) :
TRAGEDYA
VERGİLİUS (
MÖ 1.yy ) :
PASTORAL, LİRİK, DİDAKTİK ŞİİR
AENEİS, ÇOBAN ŞİİRLERİ, ÇİFTÇİLİK ŞİİRLERİ
CİCERO ( MÖ
1. yy ) :
SÖYLEV
SENECA ( MÖ
1. yy-MS 1. yy ) :
FELSEFE, TRAGEDYA, MEKTUP, DİYALOG…
TACİTİUS (
MS 1. yy ) :
TARİH
ORTAÇAĞ
DÖNEMİ
Siyasal tarihçiler Batı Roma İmparatorluğunun yıkılışın-dan (
476 ) Osmanlıların İstanbul’u fethine kadar yakla-şık bin yıllık
süreyi insan düşüncesinin gelişimi açısından
“k a r a n
l ı k y ı l l a r “
olarak belirlerler. Çok tanrılı dinlerden tek tanrılı dinlere
geçilen bu dönemde din, dü-şüncenin önünde büyük bir engel
olmuştur.
Bu dönemde Hıristiyanlık (kilise) akla ve güzelliğe önem
veren, tanrılarla insanları ç içe yaşatan ve mitolojiyle
süslü Eski Yunan ve Lâtin Edebiyatı’nın devamına engel
olmuştur. Ortaçağ’da Kilise’nin, din adamlarının ve din
kitaplarının bilgi ve düşünceleri egemen olmuştur.
Ortaçağ boyunca Avrupa’nın toplumsa l yapısı da önemli
ölçüde değişmiş, güçlü imparatorluklar yıkılmış, toplumsal
sınıflar arasında ayrılıkların arttığı feodaliteler (
derebeylikler ) kurulmuştur. Topraklar soyluların ve kilisesin
malı olmuştur. Böyle bir ortamda sanatçılar da feodal
beylerin koruması ya da kilisesin baskısı altında
“öteki
dünya”
düşüncesini işlemişlerdir.
Ortaçağ boyunca işlenen konulardan biri de
kahramanlık
ve
şövalyelik destanları
olmuştur. Dilden dile dolaşan bu destanlar, 12. yüzyılda yazıya
|
geçirilmiştir.
Olayları birbirine benzemesine karşın İskandinavların,
Keltlerin, Slavların, Saksonların bu destanlardan farklı
şarkıları doğmuştur. Finlilerin
Kalavela,
Gallilerin
Olwen,
Mobinogion,
Angola Saksonların
BeoWulf
gibi kahramanlık destanları hep bu yüzyılda yazıya
geçirilmiştir. Almanların
Nibelungen
destanı da kahramanlık destanlarıyla şövalyelik destan-ları
arasında bir geçiştir. Fransızların
Chanson de
Roland
ve İspanyolların
Cid’i
bu dönemin iki önemli şövalyelik destanıdır.
Yaşamıyla Ortaçağ’ın; ama eserleriyle Rönesans’a giden
yolun açıcısı olan
Dante
( 1265-1320 ) , en önemli İtalyan şairdir. Eserlerinde evrensel
bir konuyu,
“aşk ve
sevgi “
yi işlemiştir. Üç bölümden oluşan (Cehennem – Araf – Cennet)
dinsel destanı
İlahi
Komedya – Tanrısal Komedya
dünya edebiyatının temel yapıtlarındandır.
HÜMANİZM
14. yüzyıl’a doğru Ortaçağ’ın kabuğu kırılmaya başlan-dı.
İtalya’da aydın, sanatçı ve bilginler tekrar Eski Yunan ve Latin
Edebiyatı’na dönmeye başladılar. Aklı dinin tutsaklığından
kurtardılar. Bunu gerçekleştirenlere ve insanlık sevgisini
temel alıp insanı yüceltenlere
hümanist, bu
düşünceye de hümanizm
dendi. Kuşkusuz bu gelişmeyi, yeni ticaret yollarının bulunuşu,
keşifler, icatlar,
Galileo
ve
Copernicus’in
düşünceleri, matbaanın bulunuşu ve kitapların basılışı
beslemiştir.
Dante’nin
tohumlarını ektiği
Rönesans
düşüncesi kendisini izleyen diğer sanatçılarda yeşermeye
başladı.
Petrarca
bunlardan biridir. Lirik ve insancıl soneleri, halk diliyle
yazılmış ve bugünlere kadar taşınmıştır.
Boccacio
da Rönesans’ın öncü yazarlarındandır.
Küçük öykü
türünün yaratıcısıdır. On kişinin anlattığı yüz öyküden oluşan
Decameron
adlı
yapıtıyla tanınmıştır.
RÖNESANS
EDEBİYATI
14.
yüzyılın sonların da başlayan Rönesans (Yeniden
Doğuş), 17. Yüzyıla kadar sürer. Aklın ve bilincin kilisenin
baskısından kurtulduğu ve özgürleştiği Rönesans Batı’daki
aydınlanmanın temelidir. Sanatta gelişme ve yaratıcılık dönemin
en önemli özelliğidir. Eski Yunan ve Latin Edebiyatı’nın ünlü
yapıtları Avrupa dillerine çevrilmiştir.
Ariosto’nun
Çılgın Orlando, Tasso ’nun Kurtarılmış Kudüs
adlı destanları Rönesans döneminin İtalya’daki en önemli
yapıtlarıdır.
Çağdaş
romanın öncüsü ve temel taşlarından biri olan İspanyol yazarı
Cervantes (1547-1616)’in Don Kişot’u çağın en önemli
yapıtıdır. Galetea, Örnek Alınacak Hikayeler adlı
yapıtlar da Cervantes’indir. Öte yandan Fransa’da 15. yüzyılda
yaşayan François Villon de Rönesans şiirinin ilk
örneklerini verir: Küçük Vasiyetname, Büyük Vasiyetname.
|