|
SÜRREALİZM ( GERÇEKÜSTÜCÜLÜK )
Dilimize
“gerçeküstücülük” terimiyle çevrilen sürrealizm sanata,
gerçeğin üstünü, ötesini, dışını değil; üst gerçeği
(sanatçının daha önemli bulduğu bir gerçeği, gerçekliği)
anlatmaya çalışır.
20.
yüzyılın sanat akımı olan sürrealizm, bu “üst gerçeği”,
“bilinçaltı” olarak belirler. Çünkü Sigmund Freud’un
insanın bilinçaltına yönelik açıklamaları, sürrealizme
kaynaklık etmiştir.
Freud’a
göre insan “akıl”la “alışılmış”la davranışlarını
sınırlamış ve gerçekliğini ortaya koyamamıştır. İnsanın rüyada
ve sanrılık halindeki akıl ve mantığın denetiminden kurtulmuş
halini ele alan Freud, insanın gerçek olarak anlaşılması
için, aklın, mantığın, geleneklerin etkisinden kurtulması
gerektiğini belirtir.
Sürrealistler de bilinçaltının karanlık ve karmaşık dünyasını
sanata yansıtmak istemiştir.
Bir ruh
doktoru olan şair, A. Breton, sürrealizmin ilkelerini
“Birinci Sürrealizm Monfestosu” adlı eserinde açıklamıştır.
Özellikleri
·
Bilinç ve akıl değil, bilinçaltı temel alınmıştır.
·
Bilinç durumundan çıkarak (ipnoz durumu) hiçbir şey
düşünülmeden ve tasarlanmadan yazmak yöntemi
benimsenmiştir.
·
Gülmenin insanı ikiyüzlülükten kurtaracağını söyleyen
sürrealistler, mizaha ve espriye önem verirler.
·
Sanat yapıtlarının iradi değil, çağrışımsal ve ruhsal otomatizm
ürünü olduğunu göstermek için “rüya öyküleri”, ”ipnotizmada
sorulara verilen yanıtlar”, “ruhsal otomatizm yazıları” gibi
yöntemler kullanılmıştır.
·
Akıl ve mantıkla şiirin bulunmadığına inanılmış, dış gerçeklik
nesnel bağlantılarını kaybetmiş, imajlarda “olmazlar
olur” yapılmıştır.
·
İç akışı engellediğine inanıldığından noktalama işaretleri
kullanılmamıştır.
·
Gelenek, görenek ve törelerden, bunların sınırlayıcılığından
kaçınılmıştır.
·ANDRE
BRETON (1896-1966)
·LUİS
ARAGON
·PAUL
ELUARD, (1895-1952)
Edebiyat
hayatına dadacılarla girmiş, sonra sürrealizmi benimsemiştir.
·PERET
Türk
Edebiyatı’nda
Garip şiir akımının kimi şiirlerinde bu akımın izleri
görülmektedir. Ayrıca günümüz çağdaş şairlerinden Cemal
Süreya, İlhan Berk, Ece Ayhan, Edip Cansever, Turgut Uyar
yer yer üstgerçekçilik izleri taşır (II. Yeni şairleri) |
EGZİSTANSİYALİZM
(
VAROLUŞÇULUK )
Var
olmanın özden önce geldiğini ileri süren
egzistansiyalizmin tarihsel kökleri oldukça eskilere gider.
İnsanın kendi varlığını, kendisinin yarattığını ileri süren bir
öğretidir bu. Varoluşçuluğun bir sanat akımı olarak
biçimlenişi, bu öğretinin etkisiyledir.
Egzistansiyalistlere göre tüm varlıklar var oluşlarından önce
gerçekleştirilmişlerdir. Bu nedenle örneğin ağaç ağaçlığını
yapamaz artık; ama insan kendini yapabilir. İnsan kendi özünü
oluştururken yalnızdır ve özgürdür. Bu özünü
oluşturma süreci seçeneklerle doludur. İnsanın karşı karşıya
kaldığı bu seçme durumu ona yoğun sorumluluklar yükler ve
bu da kişiyi bunalıma düşürür.
İkinci
Dünya Savaşı’ndan sonra J.Paul Sartre ile gittikçe
güçlenen bu akım, Descartes’in “Düşünüyorum öyleyse
varım” görüşünü tersine çevirerek “Var olduğum
için düşünüyorum” tezine ulaşır ve özgürlüğü kısıtlayan
hiçbir engeli tanımaz.
İnsana
büyük değer veren varoluşçular insana yapılan haksızlıklardan
herkesi sorumlu tutarak egzistansiyalizme toplumcu bir
özellik kazandırırlar.
·J.P.SARTRE
(1905-1980)
ROMAN, ÖYKÜ, OYUN
BULANTI, AKIL ÇAĞI(ROMAN), SİNEKLER,
MEZARSIZ ÖLÜLER(OYUN)…
·ALBERT
CAMUS (1913-1960)
ROMAN, ÖYKÜ, OYUN
YABANCI, VEBA, DÜŞÜŞ, MUTLU ÖLÜM
·FRANZ
KAFKA (1883-1924)
ROMAN, ÖYKÜ
Çekoslovak yazardır. Ölüm, intihar gibi temaları çok işler.
DAVA,
ŞATO, YİTİK, DEĞİŞİM, ÇİN SEDDİ…
·ANDRE
GİDE (1869-1951)
Fransız
edebiyatının ünlü deneme ve roman yazarıdır. 1947 Nobel
kazanmıştır. Sanat eserlerinde biçime önem vermez.
ECİNNİLER,
KALPAZANLAR, DAR KAPI, DÜNYA NİMETLERİ…
·KARL
JASPERS
FÜTÜRİZM ( GELECEKÇİLİK )
Yaşamda
her şeyin sürekli hareket durumunda olduğundan yola çıkarak,
sanatında bu harekete uyması gerektiğini ileri süren bir
akımdır.
Fütürizmde geçmişin tüm sanat kuralları bir yana
bırakılarak, hayatın dinamizmine, yaşamın sürekliliğine
uygun yeni biçimler aranmıştır. Dinamizmi, hızı, makineyi, şiire
sokmak amacı güdülmüştür. Atılganlık, gözü peklik ve
çalışmanın kutsallığı savunulmuştur. Şiirde geleneğe bağlı
tüm öğeler, şiir birimi, ölçü, uyak atılmış; özgür şiir
biçimi kullanılmıştır.
|