|
OKUMA
ÜSTÜNE
Okumak, haz duymaya, zihnimizi süslemeye ve
yetkimizi arttırmaya yarar. Haz duyurmak hususundaki
faydası, insan bir köşeye çekilip tek başına kaldığı zaman
kendini gösterir. Zihnimizi süslemesinin, konuşurken,
yetkimizi arttırmasının da bir iş hakkında hüküm verirken, o
işi başarırken faydası dokunur. Tecrübeyle yetişmiş
kimseler, tek tek bazı işler yapar, onlar hakkında birer
hüküm verebilirse de, meseleyi her bakımdan göz önünde tutan
öğütler vermek, planlar yapmak, nizamlar kurmak, bilhassa
bilgi sahibi kimselerin elinden gelir. Okumaya fazla vakit
harcamak, uyuşukluktur. Okunan kitaplardan süs olsun diye
fazla faydalanmak gösteriş, bir hüküm verirken sade
kitaptaki kaidelere uymak da ukalalıktır.
Okumak tabiatı tamamlar, tecrübe ile de tamamlanır. İnsanın
tabiat vergisi olan kabiliyetleri kendiliğinden çıkan
bitkilere benzer; okumakla budanmaları lazımdır. Okumak,
tecrübeyle sınırlanmaz da başına buyruk bırakılırsa dağınık
yönlere yayılmış bir bilgi verir. Tecrübe ile yetişen
kimseler, okumayı hor görürler. Basit kimseler ona
hayrandırlar. Bilginler ondan faydalanırlar, çünkü okuma,
sağladığı faydanın ne olduğunu öğretmez. Bu, insanın, göre
göre, tahsile ihtiyaç duymadan onun ötesine varan bir
kuvvetle elde ettiği, bir bilgeliktir. Kitapları, ne
cerhetmek, ne yanlış bulmak için ne de zaten ispat edilmiş
diye, olduğu gibi kabullenip, konuşmalarında sana konu olsun
diye oku. Bazı kitaplardan insan yalnız zevk alır;
bazılarını olduğu gibi yutar. Bazılarını geveler ve
hazmeder. Yani bazı kitaplardan yalnız birtakım parçalar
okunur; bazıları baştanbaşa, ama inceden inceye tetkik
edilmeden, bazıları ise dikkat ve itina ile okunur. Bazı
kitaplar da vardır, insan onları vekil vasıtasiyle yani
başkalarının onlardan çıkardıkları parçaları okur. Bu ancak
kitabın değeri ve konunun önemi az olduğu zaman yapılır.
Çünkü böyle başkasının süzgecinden geçmiş, kitaplar,
imbikten süzülmüş adi su gibi yavan olur.
Okumak, insana olgunluk, konuşmak canlılık, yazmak da
açıklık verir. Bu sebeple, az yazanın, hafızasının kuvvetli,
az konuşanın hazırcevap, az okuyanın da bilmediğini bilir
gibi göstermesi için, kurnaz olması lazımdır.
Tarih kitapları insanı akıllandırır; şiir nükteci,
matematik dikkatli kılar; felsefe eserleri de derinleştirir.
Mantık ve hitabet, münakaşalarda ustalaştırır; ahlak da
ağırbaşlı yapar.
"İnsanın okuduğu şey benliğine işler." Hatta insan zekasına
ket vuran her türlü engeli, iyi seçilmiş eserler okumakla
ortadan kaldırabilir. Tıpkı vücudun tutulduğu hastalıkların
münasip idmanlarla iyi edilebildiği gibi. Mesela top oyunu, vücutta
hasıl olan taşlarla böbrek hastalarına; ok atmak, akciğerle
göğüse, ağır yürüyüşler mideye, ata binmek baş ağrılarına
iyi gelir, v.s. Bu sebeple bir kimsenin zihni dağınıksa
matematikle meşgul olsun; çünkü bir davayı ispat ederken
biraz dalıverse davaya ta baştan başlaması lazım gelir. Eğer
zekası farkları görüp ayırmaktan acizse iskolastikleri
tetkik etsin. Çünkü onlar; "kılı kırk yararlar."
Bir konuyla bir diğeri arasında münasebet kurmakta ve bir
meseleyi ispat edip aydınlatmaya yarayacak delilleri
hatırlatmakta güçlük çekiyorsa hukuk davalarını tetkik
etsin. Böylece her zeka hastalığına ilaç olacak birer reçete
bulunabilir.
Bacon |
|