|
Picasa Slayt ve Fotoğraf Programı
En Güzel
Paylaşımlar İçin Mail Grubumuza Üye Olun
KİTAP ADI
:Ayaşlı
ve Kiracıları
KİTABIN YAZARI :Memduh Şevket Esendal
1.KİTABIN KONUSU:Roman,1930 yıllarının Ankarası’ndan
toplumsal bir kesit sunmaktadır. İnsanların özelliklerini
yaşamlarını anlatan, düzene değilsede, bürokrasiye yönelik
eleştirilerini anlatıyor.
2.KİTABIN ÖZETİ:Yazarın dosyaları arasında bulunan ve hiçbir
yerde yayımlanmadığı anlaşılan yaşam öyküsüdür.Yeni yapılan
bir apartmanın dokuz odalı bir bölüğü, Ayaşlı İbrahim Efendi
adında bir şahıs tarafından tutulmuştur. İsteyenlere oda
kiralamaktadır. Yazarımızdan bu odalardan birini
kiralamıştır. Kiracılardan ön plana çıkanlar arasında
yazarımız, Ayaşlı, Halide, Şoför Fuat ve karısı Faika, Şefik
Bey, Hasan Bey, Abdülkerim ve İffet Hanım,İskender Bey,Turan
Hanım ve kocası Haki Bey’dir. Ayrıca yazarımızın arkadaşı
Doktor Fahri Bey de romanımızın kahramanıdır. Yazarımızın
Turan Hanım’la münasebeti geçmiştir.Hasan Bey yazarımızın hemşehrisidir. Ve apartmanda en içli dışlı olduğu
kişidir.Turan Hanım odasında kumar oynattırmaktadır.Ve
gelenin haddi hesabı yoktur.Bir çok kişi arasında da parasal
yönden sorunlar çıkmıştır.Kumarda en çok karlı çıkanlar
Turan Hanım ve İskender Bey’dir. Bu işi bilenler onlardır.
Diğerleri ise sadece onlara kaptırmaktadırlar. Yazarımız bir
bankada memurdur.İşini iyi yaptığından,hem arkadaşları
tarafından sevilir,hem de müdürüyle arası iyidir. Yazarımız
evde geçen olayları, işten gelince ondan
öğrenmektedir.Hizmetçi,çok pis bir adam olduğu için Şefik
Bey’den çok şikayetçidir. İskender Bey fabrikatördür ve
zengindir. Haki Bey,karısı Turan Hanım’ın
yazarımızla
münasebetini görmezlikten gelmektedir.Yazar,Turan Hanım’dan
etkilenmiştir ve ‘hayır’ diyememektedir. Ama bu,sevgi
ve aşk
yönünden değildir.Abdülkerim ve karısı İffet Hanım’ın başı
çocukları ile derttedir. Çok huysuz ve sürekli ağlayan,
diğer ev fertlerini de rahatsız eden çocukları vardır.Doktor
Fahri yazarımızı sürekli evlendirmek ve Turan Hanım’ı
bırakmasını istemektedir.Turan Hanım kumar işlerini
büyütünce evden ayrılıp,küçük bir ev alarak, kendi
kumarhanesini kurmuştur. Bunlar Ayaşlı’nın hiç hoşuna
gitmemiştir. İşleri devam ettirmesi için kumar işini İffet
Hanım üstlensede rahatsızlığı ve çocuğu yüzünden bu işte pek
başarılı olamamıştır. Hasan Bey ve Ayaşlı’nın tek işleri
akşamları çilingir sofrasını kurarak siyasi olayları
tartışmasıdır. Halide bir adamdan hamile kalınca evden
ayrılmış, yerine Raife Hanım hizmetçi olarak gelmiştir.
Yazarımızın başına bela olmuştur. Sürekli kızlarını
göndererek onlara iş bulmalarını istemektedir. Ondan sonra
hizmetçi olarak Zıynet gelmiştir. Yazarımızın yani
muhbiridir.
Birgün Hasan Bey hastalanarak hastahaneye kaldırılmıştır. Bu
durum Ayvalık’da yaşayan kızı Selime’ye haber verilmiştir.
Selime yazarın aklını başından almış ve kendine aşıkl
ettirmiştir. Bu ara yine Fahri yazarı evlendirme planları
ile uğraşırken yazar bir yolunu bulup müdürünün kızı Melek
hanımla nişanlandırılmıştır. Zaten Fahri’nin amacıda budur.
Bir akşamla yazarımızla müdürünün evine gittiğinde Melek
Hanım’dan gözlerini alamamıştır ve sonunda muradına
ermiştir.
Bu olaylar olurken Hasan Bey’in durumu gittikçe
kötüleşmektedir ve en sonunda ölmüştür. Yazar Selime’ye ne
kadar kal desede Selime bunu reddederek Ayvalık’a geri
dönmüştür. Yazar Ayvalık’daki arkadaşları ile sürekli
mektuplaşarak Selime’nin durumunu öğrenmektedir. Birgün
Selime tarafından geleceğini haber veren bir telgraf gelir.
Yazar buna çok sevinir. Bu ara Şefik Bey ölür. Kafası
kesilmiş bir şekilde ölü bulunur. Zaten arkadaşları o kadar
düzgün insanlar değildir. İskender ortaklarının pis
işlerinden dolayı hapse atılır. Doktor Fahri yazarımızı
evden ayrılıp yanına gelmesi konusunda sürekli
sıkıştırmaktadır ve ev halkı yavaş yavaş dağılmaktadır.
Selim Ayvalıktan döner ve yazarımızın ikisi için bir ev
tutar. Fahri ile Melek, yazar ile Selime müdürün evinde
nikahlanarak aynı gün dünya evine girerler.
Ayaşlı ile
kiracıları da ölüme ve ayrılıklara dayanamayarak
dağılmıştır. Ayaşlı kocası tarafından terk edilen Faika’yı
da yanına alarak başka bir yere taşınır. Ayaşlı her zaman
yazarı ziyarete gelir, bir zaman sonra ziyaretler kesilir.
Bir gün Selime, babası Hasan Bey’i ziyarete gittiğinde
yanında başka bir mezarında olduğunu farketmiştir. Bu mezar
ise Ayaşlı’nındır. Ayaşlı da bu hayatta yorgun düşerek hakkı
rahmetine kavuşmuştur.
3. KİTABIN ANA FİKRİ: Karşındaki insandan hiçbir zaman
yardımını esirgemeyeceksin ve ne olduğu belirsiz kadınlarla
yaşamaktansa tek aşkla bir ömür boyu yaşamak güzeldir.
4. KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLARIN DEĞERLENDİRMESİ
ŞAHISLAR
Şefik Bey pis bir adamdır. Temizlikten hiç nasibini
almamıştır. Önceleri konsolosluk dahasonra ise tercümanlık
yapar.
Hasan Bey, köy beyi’nin çocuğudur ama şehirde kahve
dedikoducusu, kabadayı iş adamı olmuştur. Mavi gözlü,
kumral, uzun boylu ve kalın seslidir. Yazarın hemşehrisidir.
Ayaşlı İbrahim Efendi, köy beyi’nin çocuğudur. Ama şehirde
hilekar, alışverişçi olmuştur. İnsanlardan yardımını
esirgemez. 50-60 yaşlarında uzun boylu, uzun bıyıklı, esmer
bir kişidir.
Halide, evin hizmetçisidir. Bir adamdan hamile kalmıştır.
Soluk benizli, hasta gibidir.
Fuat, şöför olup 17-18 yaşındadır. Açık göz ve karısı gibi
ufak tefektir.
Faika, sokulgan ve oynaktır. Erkeklere çokça yüz verir.
Turan Hanım, 25 yaşlarında orta boylu güzel bir genç
hanımdır. Yazarla münasebeti olur. Havalı kumara düşkün
biridir.
Haki Bey,35-40 yaşlarında bir adam olup şişman bir
başkatiptir. Karısına pek bakmaz.
Abdulkerim Bey, kısa boylu, esmer. İffet hanım ise soluk
bernizli, çirkin olmayan bir kadındır. Çocukları başlarına
beladır.
Selime, sarışın, mavi gözlü, orta boylu ince bir kızdır.
İskender, fabrikatör ve güngörmüş bir insandır.
OLAYLAR
Hasan Bey’in hastalanarak yatağa düşmesi ve hastahaneye
kaldırılması sonunda vefat etmesi kötü bir olayken bu
vefatın bir evliliğe yol açması tam tersine iyi olmuştur.
Hastahane koridorlarında evliliğe ilk adımlar atılmıştır.
İskender Beyh’in ortakları yüzünden hapishaneye girmesi
bizce iyi bir derstir. Her zaman yaslanacağımız insanı iyi
tanımalıyız.
Şefik Bey’in gezdiği insanlar tarafıından öldürülmesi,
arkadaş seçimine çok dikkat etmemiz gerektiğini gösterir.
5.KİTAP HAKKINDAKİ ŞAHSİ GÖRÜŞLER
Kitap çok akıcıdır. Herkese öneririm. Diğer yazarların
görüşleiş ise Memduh Şevket Esesendal’ın 1934 yılında
öylesine temiz bir Türkçe ile roman yazması bir başarı
sayılmalı. Sözü hiç uzatmıyor. Kısa cümleleri sık sık
kullanıyor ve bunda da çok başarılı. Anlattığı kişilere her
yönüyle bakmaya çalışıyor.
6.KİTABIN YAZARI HAKKINDA KISA BİLGİ
29 Mart 1883 doğumlu yazar Çorlu’da doğmuştur. Düzenli bir
öğrenim yapamamıştır. Kendi kendine çalışarak hem öğrenimini
ilerletmiş hemde Fransızca, Rusça ve Farsça öğrenmiştir.
İlk hikayelerini ne zaman yazdığı kesin olarak
bilinmemektedir. Yayınlanan ilk hikayesinin 17 Aralık 1908
tarihli Tanin Gazetesinde çıkan Veysel Çavuş olduğu
saptanmıştır.
1900 yılında gümrük memurluğuna atanır 1908 yılından sonra
İttihat ve Terrakki’nin müfettişi olarak bir çok yer
dolaşır. 1924-1925 yıllarında Galatasaray ve Kabataş
Liselerinde
tarih öğretmenliği yapmıştır. 1925 yılında
Tahran eliçiliği 1930 yılında yurda dönmüş ve Elazığ millet
vekilliğine seçilmiştir. 1933 yılında Kabil Büyük
Elçiliği’ne gönderilmiş, 1941 yılında Bilecik Millet Vekili
olarak meclise girmiş ve CHP Genel Sekreterliği’ne
getirilmiştir.
16 Mayıs 1952
tarihinde
Ankara’da ölmüştür. |
|