ANLATIM BİÇİMLERİ ve DÜŞÜNCEYİ
GELİŞTİRME YOLLARI

Çeşitli amaçlara yönelik olarak gerçekleştirilen
anlatımın etkileyici olması için çeşitli yöntemlere
başvurulur.İşte,anlatımı gerçekleştirirken başvurulan bu
yöntemlere
“anlatım biçimleri” diyoruz.
Anlatım biçimlerini şöyle sıralayabiliriz:
1)Açıklayıcı
Anlatım,
2)Öyküleyici
Anlatım (Hikaye Etme)
3)Betimleyici
Anlatım (Tasvir Etme)
4)Tartışmacı
Anlatım
A)AÇIKLAYICI ANLATIM:
Herhangi bir konu hakkında bilgiler vermek,bir şeyler
öğretmek amacına yönelik anlatım biçimidir.
ÖRNEK:Memduh
Şevket Esendal öykülerini sade ve temiz bir
Türkçe’yle
yazmış,öykücülükte Çehov tarzını benimsemiştir.Onun
öykülerini okuyanlar eserin içinde kendilerini,çevrelerini
ve hayatta karşılaştıkları kişileri bulur gibi olurlar.Esendal,günlük
hayatı iyimser bir hava içinde verir.Öykülerindeki olaylar
son derece basittir.
B)TARTIŞMACI ANLATIM:
Okuyucuyu veya dinleyiciyi istenilen davranış ve düşünce
biçimine yöneltmek amacıyla başvurulan bir anlatım
biçimidir.Bu anlatım biçimiyle okuyucunun sahip olduğu
düşüncenin
değiştirilmesi amaçlanır.Yani amaç düşünce ve konularda
değişiklik yapmaktır.
ÖRNEK:Edebiyat
metninin dili günlük iletişim dilinden bütün bütüne
ayrıymış gibi görülegelmiştir bizde.İstiareli, aktarmalı,
doğallıktan uzak bir dil olarak düşünülmüştür hep.Edebiyat
sözcüğü;süslü püslü, özentili, abartmalı ve boş sözler
yığını gibi bir anlam kazanmıştır bu yüzden.Bunu
da,edebiyat dilini günlük dilden apayrı gören bir anlayışa
bağlayabiliriz.Oysa edebiyat dili günlük dilden tümüyle
kopuk bir dil değildir.Gündelik dilin güzel, duygusal bir
doku içinde yeniden düzenlenimidir bir bakıma.
C)ÖYKÜLEYİCİ ANLATIM:
Bu anlatımda amaç;olayı okuyucunun gözü önünde
canlandırmak,anlatmak istenileni bir olay içerisinde
vermektir.Öyküleyici anlatımda olaylar oluş haline uygun
olarak bir dizi halinde verilirse birbirine
bağlanır.Öyküleme, tasarlanan ya da yaşanan bir olayın
anlatımıdır.Roman, hikaye ve masalların anlatımı
öyküleyici anlatım biçimindedir.
ÖRNEK:Ağır
adamlarla kahveye girdi Hasan.Olanları düşündü bir
süre.Otursam mı oturmasam mı diye bir tereddüt
geçirdi.Sonra oturdu bir köşeye isteksiz.Babadan kalma
tütün tabakasını çıkardı,kalınca bir sigara sardı.Öyle
dalmıştı ki masasına konan çay bardağının sesi bile
dikkatini çekmemişti.
D)BETİMLEYİCİ ANLATIM (TASVİR ETME):
Betimleme en yalın biçimiyle sözcüklerle resim çizme
işidir.Varlıkların niteliklerini,bu varlıkların
duyularımız üzerinde uyandırdıkları izlenimleri
belirtmektir.Betimleme nesnelerin, varlıkların, belirgin
özelliklerini tanıtıp göz önünde canlandırmaktır.Bu
anlatımda okuyucunun çeşitli duyularına seslenilerek
anlatılan varlıkla ilgili izlenim kazanılması amaçlanır.Bu
amacın gerçekleşmesi için titiz bir gözlem gerekir.Gözlem
sırasında ayırt edici özelliklerin anlatılmasına özen
gösterilir.
ÖRNEK:Eski
bir taş köprü geçildikten sonra fakir mahallelere
giriliyor ve sefalet,bütün dehşeti ve çirkinliğiyle
başlıyordu.Ortalarından akan çirkin sularında yarı çıplak
çocuklarla çamurdan köpekler, eğri büğrü sokaklar…
Tezekten, çamurdan yapılmış yarı yarıya toprağa gömülmüş
penceresiz kulübeler…
DÜŞÜNCEYİ GELİŞTİRME YOLLARI
Bir yazıda ileriye sürülen görüş ve düşüncenin
inandırıcılığını sağlamak amacıyla yazar çeşitli yollara
başvurur.Düşünceyi geliştirmek için başvurulan yöntemler
şunlardır:
1)TANIMLAMA:
Bir kavrama ya da olayın belirgin özellikleriyle
tanıtılmasına
tanımlama
denir.Tanım kısaca
“nedir”
sorusuna verilen cevaptır.
ÖRNEK:İnsan
vücudunun en küçük yapı taşına
hücre
denir.(Nesnel)
*Yiğitlik, kahramanlık, savaş temalarını işleyen şiirlere
epik
şiir denir.(Nesnel)
*Yaşam, güçlükleri yenebilme sanatıdır.(Öznel)
*Toros dağlarının etekleri Akdeniz’den başlar.(Değil)
2)ÖRNEKLENDİRME:
İleriye sürülen soyut düşüncenin somutlaştırılması
yöntemidir.Söylenmek istenilenin okuyucunun kafasında
canlandırılmasını sağlayan bir yöntemdir.
ÖRNEK:
Genç Kalemler hareketi,edebiyatımıza özellikle dil
konusunda yepyeni bir anlayışı getirmiştir.Türkçe kendi
benliğine yavaş yavaş dönmeye başlamış;halk,aydınların
yazdıklarını anlar duruma gelmiştir.1911’li yıllarda yazan
Ömer Seyfettin’i, Ziya Gökalp’i açıp okuyun, severek,
anlayarak okursunuz yazdıklarını.Sözcükler, tamlamalar…hep
anlayacağınız biçimdedir.
3)KARŞILAŞTIRMA:
Karşılaştırmada iki varlık, iki kavram ya da iki şey
arasındaki benzerlik ve karşıtlıklardan yararlanma söz
konusudur.Benzerliklerin ya da karşıtlıkların ortaya
konması karşılaştırma ile olur.
ÖRNEK:Özge
Ali’ye göre daha çalışkandır.
*En çok sevdiğim arkadaşım sensin.
*Eski şiir hayali öğeleri yeni şiir ise somut öğeleri
içerir.
4)TANIK GÖSTERME(ALINTI YAPMA):
Anlatılmak istenilen düşüncenin başkalarının
görüşlerinden,sözlerinden yararlanarak açıklanması
yoludur.Başkalarının aynı konuda söylediği sözler yazı
içerisinde alıntı olarak gösterilir.Tanık olarak
düşüncesine başvurulan kişinin, konusunda uzman güvenilir
olması gerekir.
ÖRNEK:Mutluluk,
aslında herkesin çok yakınında.İsteyen herkes, her an
mutlu olabilir.Fizolof Sokrates: “Bir kitap, bir çiçek,
bir kuş…ne büyük saadet!” derken bunu anlatmıyor mu?
5)SAYISAL VERİLERDEN YARARLANMA:Düşünceyi
inandırıcı kılmanın yollarından biri de sayısal verilerden
yararlanmadır.İnsanlar okuduklarının sayılarla
desteklendiğini görürlerse yazıyı daha da inandırıcı
bulurlar.
ÖRNEK:Ada
pazarı Şeker Fabrikası 1953’te işletmeye açıldı.
Kuruluşta günde 1800 ton olan pancar işleme kapasitesi
1980’de 6000 tona çıkarıldı. Bu büyük bir gelişme.
Elimizde bu konuyla ilgili testler var, bakmak ister
misiniz? :)