11. SINIF TÜRK
EDEBİYATI DERSİ 2. DÖNEM 3. YAZILI SORULARI
1.
Bir gülmece
havası taşıyan bu
öyküde olay, bize
kahramanın ağzından anlatılıyor. Anlatımın en belirleyici
özelliği konuşma diliyle yazı dilinin ustaca birleştirilmiş
olmasıdır. Konuşma dilinde geçen
deyimler, halka özgü
söyleyiş biçimleri, şaşma bildiren
sözde soru biçimleri ustaca
kullanılmış. Öte yandan anlatım dümdüz bir çizgide sürüp
gitmiyor, bu da sürükleyiciliği sağlıyor.
Bu parçada aşağıdaki yazı
türlerinden hangisine ait özellikler ağır basmaktadır?
A) Makale
B) Deneme
C) Eleştiri
D) Fıkra
E) Günlük
2.
Önceleri, yazdıklarımı yayımlamak gibi bir planım yoktu. Gün
içinde yaşadıklarımı, hislerimi, hayallerimi döküyordum
kâğıtlara; ama edebi üsluptan da uzaklaşmayarak. On beş yıl
boyunca her gün bıkmadan usanmadan yazdım. Sonra bazı
edebiyatçı dostlarım yazdıklarımı yayımlamam konusunda ısrar
ettiler. Ben de okuyucularım beni benden dinlesin,
yaşadıklarımı günü gününe öğrensinler diye bazı
değişikliklerle yayımladım.
Bu parçada sözü edilen yazarın
yayımladığı kitap, aşağıdaki türlerin hangisine bir
örnektir?
A) Günlük
B)
Otobiyografi C)
Mektup
D) Deneme E)
Biyografi
3.
Montaigne, düşüncesine her adım attırışında bir Latin
ozanını koltuk değneği olarak kullanır.
Aşağıdakilerden hangisi bu cümleyle anlamca özdeştir?
A) Montaigne,
yeni düşünceler ileri sürerken Latin ozanlarından
yararlanır.
B) Montaigne,
Latin ozanlarının içinde en ön sırada sayılması gereken
kişidir.
C)
Montaigne’in Latin ozanlarından farkı, güldürü ustası
olmasıdır.
D) Montaigne
yeni düşünceler ileri sürerken çok tedbirlidir; başkalarına
benzememeye çalışır.
E)Montaigne'i
farklı kılan, kendinden önceki ozanlardan farklı düşünmeye
çalışmasıdır.
4.
Türk edebiyatı ( )
aşkı anlatan
şiirler
için her dönemde tadına doyulmaz eşsiz bir kaynak oluşturur.
16. yüzyılda
Fuzuli ( ) "Aşk imiş her ne var âlemde ( )"
derken şiirimizde aşk ırmağının suyunun hiç kurulmayacağını
haber
verir gibidir ( )
Bu parçada
ayraçlarla ( ) gösterilen yerlere, aşağıdakilerin hangisinde
verilen
noktalama işaretleri
sırasıyla getirilmelidir?
A) (,) (;) (?)
(...)
B) (,) (:) (.)
(.)
C) (;) (,) (.) (.) D)
(:) (,) (;) (!) E) (;) (:) (,) (...)
5.
Tanzimat dönemi şairlerinin çoğu şiir ustası
olmaktan ziyade şiir heveslisidir. Bir yandan şairliğin
halkı aydınlatma amacıyla birleşmesi, öte yandan şiirin
biçim ve özce yeni bir yapıya bürünmesi şairlerimize bugün
bizi şaşırtacak kadar acemice işler yaptırdı. En iyilerini,
ancak birer öncü, yenilik getirici olarak övebiliyoruz.
Dönemlerinin en iyi sanatçılarının eserlerinde bile birçok
acemiliğe rastlayabiliyoruz.
Bu parçadan
çıkarılabilecek sonuç aşağıdakilerden hangisidir?
A) Tanzimat
sanatçıları, bütün edebi türde eser vermiş, tümünde de
başarılı olmuşlardır.
B)Tanzimat
dönemi edebiyatta pek çok yeniliğe imza atılan, önemli bir
dönemdir.
C) Edebiyat
araştırmalarında, Tanzimat döneminde eser veren şairlerin
farklı ölçütlerle değerlendirilmesi gerekmektedir.
D)Tanzimat
döneminde yenilik arayışları ve faydalı olma çabası,
başarısız şiirler yazılmasına yol açmıştır.
E) Tanzimat
dönemi şairleri, o güne kadar kullanılmamış türlerde eser
vermeyi denedikleri için birçok alanda öncüdürler
6.
Küçük, sezgili bir okur kitlesine seslenen, kentli ve aydın
bir seçkinler tabakasının buyruğunda yolunu arayan ilk Türk
romanları; anlatı sanatının yetkin örnekleri sayılmasa da,
hem belge olarak çok önemli tarihsel işlev yüklenmiş, hem de
iktidara oynayan Türk aydınının kendi fikirlerini topluma
benimsetmesinde ciddi bir kaldıraç rolü oynamışlardır.
Mai ve
Siyah gibi.
Bu parça aşağıdaki edebiyat
türlerinden hangisinden alınmış olabilir?
A)
Öykü B) Anı
C) Söyleşi
D) Makale
E) Fıkra
7.
• Bir sanatçının ya da yapıtın olumlu-olumsuz yönlerini
ortaya koyan yazı türüne eleştiri denir.
• Başka bir yerde bulunan
birine ya da birilerine duygu ve düşüncelerini bildirmek
amacıyla yazılan yazılara mektup denir.
• Anı, bir kimsenin
yaşadıklarını kaleme aldığı yazı türüdür.
• Gezginlerin gezip
gördükleri yerleri anlattıkları yazılara
gezi yazısı denir.
Aşağıdakilerden hangisi,
yukarıda tanımları verilen yazın türlerinden birine örnek
gösterilemez?
A) Şikâyetname
B) Seyahatname
C) Tahrib-i Harabat D)
Kırk Yıl
E) İntibah
8.
I. Görüşmeye gelenlere, beklemeleri için yer göstermiştik.
II.
Konuyla ilgili açıklama yapmaya asla yanaşmadı.
III.
Sabah oluncaya kadar gözüme uyku girmedi.
IV.
Kendi işinin sahibi olmayı her şeyden çok istiyor.
V.
Yapraklar sararmaya başladığında, buralar boşalır.
Numaralanmış cümlelerin hangilerinde yan cümlecik, temel
cümlenin dolaylı tümlecidir?
A) I. ve
II.
B) I.
ve
III.
C)
II. ve
IV.
D
III. ve
V.
E)
IV. ve
V.
9.
Son yıllarda
edebiyat dünyamızda bir durağanlaşma gözlenmektedir.
Bunda sanatçıların kendilerini yenileyememelerinin yanı sıra
edebiyata gösterilen ilginin yetersizliği de etkilidir. Bir
diğer sebep de edebiyatçıların bazı sanat dışı çevrelerin
etkisi altında kalmaları ve bunun sonucunda edebiyat
dergilerini de birer kulüp dergiciliğine çevirmeleridir. Bu
durum edebiyat dünyasında ciddi bir boşluğun doğmasına yol
açmıştır. Elinizdeki dergi bu boşluğu doldurmak amacıyla
yayıma başladı.
Bu parçada
aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?
A) Edebiyat
çevrelerinde yaşanan olumsuzluklara
B) Edebiyat
dergilerinin diğer dergi türlerinden farklarına
C) Sanat
dışı çevrelerin, sanat üzerinde etkileri olduğuna
D) Edebiyat
çevrelerindeki durağanlaşmanın nedenlerine
E) Bir
derginin hangi amaçla yayımlandığına
10.
Öykülerinin
bu denli zevkle okunmasının sırrı, yazarın en sıradan
gerçekleri bile büyülü bir hale dönüştürebilen düş gücü.
Öykülerdeki her şey,
alabildiğine, renkli kalemlerle boyanmış.
Bu parçada
altı çizili sözlerle, söz konusu öykülerin hangi özelliği
anlatılmaktadır?
A)
Anlatılanların etkileyici, farklı hale getirilmesi
B)
Anlatılanların çelişkiler taşıması
C)
Yaşamdan önemli ve farklı kesitleri yansıtabilmesi
D) Canlı,
çarpıcı olayları anlatması
E) Üslup
ve konu zenginliği taşımaları
11.
Bir gerçeğin araştırma, inceleme, gezip görme ve soruşturma
yoluyla yansıtıldığı yazılardır. Öğretici bir niteliği
bulunan bu tür yazılarda açık ve anlaşılır bir dil
kullanılır. Bu türde kalem oynatmak isteyen kişi, gerektiği
durumlarda konuyla ilgili resim, fotoğraf ve grafiklerin
ispatlayıcı özelliklerinden yararlanmalıdır.
Bu parçada sözü edilen düz
yazı türü, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Deneme
B) Röportaj
C) Anı
D) Biyografi E)
Roman
12.
Çocukluğumda, bir Arabistan şehrinde bir kadın tanımıştım.
Sık sık hastalanır, uyumaya başlar başlamaz İstanbul'un
sularını sayıklardı. Kaç defa komşuluk ziyaretlerimizde,
döşeğinin yanı başında, onun sırf bu büyülü odaları soymak
için, bir mahzenin taş kapağını kaldırır gibi güçlükle en
dalgın uykulardan sıyrıldığını görmüştüm. Dört yanımı su
sesleriyle, gümüş taş ve billur kadeh şakırtılarıyla,
güvercin uçuşlarıyla dolu sanırdım.
Bu parça, aşağıdaki düz yazı
türlerinin hangisine örnek olabilir?
A) Biyografi B)
Deneme C) Anı
D) Fıkra E)
Makale
13.
I.
Tanınmış kişileri konu
edinir.
II.
Yazar, sadece kendini anlatır.
III.
Kronolojik bir sıralama
söz konusudur.
IV. Nesnel
ve anlaşılır bir anlatımı vardır.
V.
Bir
gazetede günlük
olarak yayımlanır.
Numaralanmış cümlelerden hangi
ikisi, biyografinin özelliklerinden değildir?
A) I. ve
II. B)
I. ve
IV. C)
II.
ve
III.
D)
II.
ve
V.
E)
IV.
ve
V.
14. Aşağıdaki dizelerden
hangisinde yazım yanlışı yoktur?
A) Hiç yolcusu yokmuş gibi
sessizce alır yol;
Sallanmaz o kalkışda ne bir
mendil ne de kol.
B) Giden sevgililer herbiri
memnun ki yerinden;
Çok seneler geçti, dönen
yok seferinden.
C) Madem ki gidiyorsun bırakıp
burda beni;
Son bir kez göreyim, dön de
seni.
D) Ayrılanlar belki döner belki
dönmezki geri,
Son bir kez göreyim, dön de
seni!
E) Sisli denizlere açıldım bir
zaman, keşfettiğim kıyılar...
Zamanın hayatla içlendiği
çöllerde, bir çadırım olsun yeter.
15.
Her gece gökte küçük bir yıldız
Seninleyim diye el eder
Ne onun uzaklığı azalır
Ne benim içimdeki
kederler
Bu dizelerde aşağıdaki
ses olaylarından
hangisi yoktur?
A) Ünlü daralması
B) Ünsüz yumuşaması
C) Ünsüz benzeşmesi
D) Ulama
E) Ünsüz düşmesi
16.
"Sevginin büyüleyen gücü, küçük yüreklerini bir anda sarıp
sarmalamıştı." cümlesinde
virgülün (,) kullanım amacı, aşağıdakilerin hangisiyle
özdeştir?
A) Sarı, yeşil, mavi bilyelere
sevinerek baktı.
B) Kalktı, odanın kalın ve iç
karartıcı perdelerini açtı.
C) Savaş öyküleri anlatan
ihtiyar, gözlüğü çıkarıp masaya bıraktı.
D) Evet, bu konuya daha önce de
değinmiştik.
E) At şahlandı, çitleri aşıp
gözden kayboldu.
17. Aşağıdaki cümlelerden
hangisinde tırnak işareti (" ") yanlış kullanılmıştır?
A) "Abdülhak Hamit Tarhan" Tanzimat
döneminde tiyatro türünde en çok eseri olan sanatçıdır.
B) "Zaman ve rüya" onun
şiirlerinin özünü oluşturan iki önemli kavramdır.
C)
Aruz ölçüsüyle yazdığı
şiirlerini, "Aruza Veda" adlı bir kitapta toplamıştı.
D) Tezgâhtar, içeri giren
ihtiyara: "Buyurun, ne istemiştiniz?" dedi.
E) Bazıları, "ayrıyeten"
sözcüğünü özellikle kullanıyorlar.
18.
Yazarla okur, birbirini destekleyen iki dost gibidir. Aynı
duyguda birleşir; birbirlerini görmedikleri, tanımadıkları
halde bir düşüncenin tamamlayıcısı olurlar. Çünkü her yazı,
yazarından tamamlanmış olarak çıkar ve giden okuyucusunda
anlamını bulur, tamamlanır. Yazı artık okurundur. Onun
benimsediği biçimde vardır. Yazar, bu hakkı peşinen
vermiştir okuyucusuna. Bu yüzden her kitabın iki yazarı
vardır; onu yazmış olan ve okuyan.
Bu parçada çıkarılabilecek en
kapsamlı yargı aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarla okur birbirini
tanımasa da dosttur.
B) Bir yapıtla ilgili olarak okur
da yazar kadar sorumludur.
C) Yazı tamamlandığında artık
yapıt yazarın olmaktan çıkar, okurun olur.
D) Okurun, eseri üzerindeki
hakkını teslim etmeyen yazar, gerçek yazar değildir.
E) Okur ve yazar aynı duyguda ve
düşüncede birleşince eser kalıcı olmaya adaydır.
19.
Bir antoloji, tıpkı bir şiir kitabı gibi kendi içinde
bütünselliği olan organik bir yapıdır. Bütün şiirler
arasında sanki bir kan bağı vardır. Çünkü tek tek her birine
onları kitaplardan, dergilerden çıkarıp oraya yerleştiren
seçicinin alın teri, emeği, sevgisi de sinmiştir. Ya da öyle
olmalıdır. Bu anlamda bir şiir antolojisi, onu oluşturan
kişinin kişiliğinin de aynası gibidir.
Bu parçada antolojiyle ilgili
asıl söylenmek istenen, aşağıdakilerden hangisidir?
A) Yazarlarının beğenileri
doğrultusunda hazırlanır.
B) Alınan şiirler arasında
çeşitli benzerlikler vardır.
C) Kişisel bir beğeninin ürünü
olduğu için aynı özelliklere sahip şiirlerden oluşur.
D) Sanat eserlerinin kalıcılığı
konusunda bir güvencedir.
E) Hazırlanması yoğun bir bilgi
ve çaba gerektirir.
20.
Yüce dağ başında bir top kar idim
Rüzgâr değdi yağmur yağdı
eridim
Evvel ben de muhabbetli
yâr idim
Şimdi uzaklardan bakan
ben oldum
Bu dizelerde işlenen duygu
aşağıdakilerden hangisidir?
A) Doğa
sevgisi B) Ölüm
C) Yaşamdan
nefret
D) Özlem
E) Aşk
21.
Şiirin nesirle de olabileceğini sananlar aymazlık
içindedirler. Şiir ancak ölçüyle ve uyakla oluşur. Şiir
musikinin kızkardeşidir; şiirin de musiki gibi kendine özgü
bir sesi vardır. Olağanüstü güzel bir nesri olan
Victor Hugo,
nesre "fukara şiiri" derdi. Şüphesiz Hugo'nun bu sözü de
böylesine birçok sözleri gibi aşırıdır; biraz kendi zararına
olarak da söylenmiştir; yalnız nesri şiirden tam olarak
ayırma bakımından doğrudur.
Bu parçanın anlatımında
aşağıdakilerden hangisine başvurulmamıştır?
A) Karşılaştırmaya
B) Kişisel düşüncelere
C) Tartışma tekniğine
D) Benzetmeden yararlanmaya
E) Örneklerden yararlanmaya
22.
Folklor, oldukça genç bir bilimdir. Batı ülkelerinde
1846'dan bu yana İngilizce folk(halk) ve lore(bilim)
sözcüklerinden meydana gelmiş olan folklor, o tarihten önce
bir bilim konusu sayılmayan ya da başka
bilimlerin
alanı içinde kalan birtakım olguları, kendine özgü
yöntemlerle incelemeyi üzerine alan bağımsız bir bilim
olarak tanınmaya başladı. Folklor, birçok bilimin kavşak
yerinde bulunan ya da onlarla birçok konuyu paylaşan bir
bilimdir.
Bu parçanın anlatımında
aşağıdakilerin hangisinden yararlanılmıştır?
A) Örnekleme
B) Tanık gösterme
C)
Öyküleme D) Karşılaştırma
E) Açıklama
23.
Güncel olaylar, en çabuk ve dolaysız biçimde şiiri
etkiliyor. Bu olaylar insan onuru, sorumluluk gibi
kavramları yeniden düşünmeye zorluyorsa etki daha çarpıcı
oluyor. Şair, adeta tanıklığına başvurulan kişi durumuna
geçiyor. Karşı durulmaz bir itme şairi tanıklığa zorluyor.
Aynı durumu romancılarda görmek zor. Romancılar güncel
olaylar üzerine günübirlik yazamaz, yazmak isteseler de
yazamazlar; yazdıkları romandan çok röportaj-roman olur.
Günceli yorumlamak bir romancı için zordur.
Bu parçadan aşağıdaki
yargıların hangisi
çıkarılamaz?
A) Şiir, güncel olaylardan
doğrudan etkilenir.
B) Erdemlilikle ilgili
kavramların şiire etkisi daha belirgindir.
C) Yaşanan döneme damgasını vuran
olaylar, sanatın her alanına bir biçimde yansır.
D) Şair, bazı dönemlerde,
yaşananları anlatma sorumluluğu taşır.
E) Roman türü, güncel olayları
anlatmak için uygun bir tür değildir.
24.
Birçok insan kendini yükseltemez; çünkü hiçbir işte uzmanlık
kazanmaz ve buna rağmen her şeyi yapmak isterler.
Bu cümledeki anlatım bozukluğu
aşağıdaki değişikliklerin hangisiyle giderilebilir?
A) "insan" sözcüğüne çokluk eki
getirilmelidir.
B) "ve" sözcüğü cümleden
çıkarılmalıdır.
C) "çünkü" sözcüğünün yerine
"zira" getirilmelidir.
D) "isterler" sözcüğündeki "-ler"
eki atılmalıdır.
E) "rağmen" sözcüğünün yerine
"karşın" getirilmelidir.
25.
"Anlamsız bakışlarını üzerimden çekmeye başladı, o bana ben
de ona çok kızmıştım." cümlesindeki
anlatım bozukluğunun nedeni aşağıdakilerin
hangisidir?
A) Özne-yüklem uyuşmazlığı
B) Çatı uyuşmazlığı
C) Nesne eksikliği
D) Dolaylı Tümleç eksikliği
E)
Ad-eylemin yanlış kullanılması
26. Aşağıdaki cümlelerden
hangisinde anlatım bozukluğu vardır?
A) Bu şehirde, nisan ayında
bile hava sıcaklığı sıfırın altına düşebilir.
B) Balkanlardan gelen soğuk
hava kütlesi sıcaklığın düşmesinde etkili oldu.
C) Akşam saatlerinde başlayan kar
yağışı, gece boyunca yağmaya devam etti.
D) Yollar, yoğun sis nedeniyle
ulaşıma kapanacakmış.
E) Birçok şehirde, kar yağışı
yüzünden öğretime iki gün ara verildi.
27. Aşağıdaki cümlelerin
hangisinde tamlama yanlışından kaynaklanan bir anlatım
bozukluğu vardır?
A) Uygurlar, Türk toplumları
içinde yerleşik düzene geçmiş ilk devlet konumundadır.
B) Uygurlar, mimari ve sanat
alanında diğer Türk devletlerine göre daha gelişmişlerdir.
C) Türklerin en eski tarih
izlerine Hunlarda rastlanır.
D) Hunlar, İpek Yolu'nu
denetim altına almışlar ve Çinlilerle önemli mücadelelerde
bulunmuşlardır.
E)
Orhun
Kitabeleri'nde Türklerin savaşları,
kahramanlıkları ve yaşayışları anlatılır.
28. Aşağıdaki cümlelerden
hangisi yalnızca özne ve yüklemden oluşmuştur?
A) Çocuklarının en akıllısı
ortanca oğluydu.
B) Tane tane konuşması çok
etkileyiciydi.
C) Ağladı, sızladı, sonunda
istediğini yaptırdı.
D) Cinayet romanlarını gece
okumamalısınız.
E) Vektörler konusunu işlememiş
miydik?
29. Aşağıdaki cümlelerin
hangisinde soru dolaylı tümleci buldurmaya yöneliktir?
A) Sınava kaç öğrencinin
katılacağını biliyor musunuz?
B) Gördüklerimi şimdi nasıl
yazıya dökeceğim?
C) Koltuğuna uzanmış
televizyondaki haberleri mi izliyordu?
D) Adam, o sözleri sana mı
söyledi?
E) Kapıcıya ekmeği nereden
alacağını söyledin mi?
30. Aşağıdaki dizelerden
hangisi yapı bakımından ötekilerden farklı bir cümledir?
A) Hüznün, ferahlığın bizim
olsun kışın, yazın
Hiçbir zaman kader bizi
senden ayırmasın
B) Yeni bir ülkede yem vermek
için atlarına
Nice bin atlı kapılmıştı
fetih rüzgârına
C) Denizden ve dağdan gelen
hüzne kandık,
Bulutlar dağılsın, bahar
olsun artık
D) Zihnim bu şehirden, bu
devirden çok uzakta;
Tamburi Cemil Bey çalıyor
eski plakta
E) Geçer insan, bir adım atsa
birinden birine
Kavuşur karşıda kaybettiği
bir sevdiğine
31. Aşağıdakilerin hangisinde
altı çizili sözcük ötekilerden farklı
bir yapım eki almıştır?
A) Her okuyucu okumak
istediği kitabı kendi seçmelidir.
B) Bilinçli bir okurun okuma
tutkusu asla geçici
bir hevese dönüşmez.
C) Yazar, yolun sonunda onu
karşılayacak okurları hayal eden bir yolcudur.
D) Seçici
bir okur ne okuması gerektiğini bilen kişidir.
E) Her
öğrencinin
evinde küçük de olsa bir kitaplığı olmalıdır.
32. Aşağıdaki cümlelerin
hangisindeki altı çizili sözcük hem
yapım eki, hem de
çekim eki almıştır?
A) Hepimize karşı çok saygılı
davrandı, kimseyi incitmedi.
B) Sınıflarımıza
yarın yeni tahtalar getirilecekmiş.
C) Böyle bir şey aklımızdan
bile geçmedi.
D) Her zaman sorumsuz
davranıyor, bizi üzüyor.
E) Ödevi ben de daha geçen hafta
bitirdim.
33. Aşağıdaki sanatçılardan
hangileri edebiyatımızda
"denemeci" kimliğiyle
tanınmışlardır?
A)
Cenap Sahabettin -
Fuat Köprülü
B) Şinasi
- Yahya Kemal Beyatlı
C)
Ahmet Rasim – Ahmet Haşim
D)
Halit Ziya Uşaklıgil -
Nurullah Ataç
E) Nurullah Ataç - Suut Kemal
Yetkin
Yazılı sorularını dosya halinde indirmek için
BURAYA tıklayın.
Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni
Orhan EREN
11. Sınıf Dil ve Anlatım Yazılı
Soruları Sayfasına Dön
www.edebiyatogretmeni.net
En Güzel Paylaşımlar İçin Mail
Grubumuza Üye Olun